İçişleri Bakanlığı tarafından Korkuteli Belediyesi’nde yürütülen soruşturma kapsamında bilgisine başvurulmak üzere İçişleri Bakanlığı kontrolörü tarafından belediye binasına davet edilen önceki dönem Belediye Başkanı Ömer Niyazi İşlek’in arkadaşı ile Başkan Saniye Caran’ın eşi Hasan Can Caran arasında gerginlik yaşanmıştı. Ömer Niyazi İşlek aracına yönelirken yanında bulunan ve adının H.F. olduğu öğrenilen kişi Hasan Can Caran’a fiziki ve sözlü müdahalede bulunduğu öne sürülmüştü. Belediye binası önünde yaşanan bu gerginlik çevredeki vatandaşların gözleri önünde yaşanmıştı.

ÖMER İŞLEK’TEN KORKUTELİ HALKINA “İZLEYİN” TALEBİ
Konuya ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden olayı anlatan önceki dönem Belediye Başkanı Ömer Niyazi İşlek Korkuteli Belediyesi’ne adeta ateş püskürdü. Belediyeye gelen eski başkana yapılan muameleye tepki gösteren İşlek, 2029’da aday olacağı mesajı vererek “Ben 2029’da size böyle davranmayacağım” dedi. Canlı yayında konuşan İşlek, belediyenin basın bölümü tarafından olayın güvenlik kameralarının hukuksuzca yayımlandığını belirterek, Korkuteli halkına “O videoları izleyin” dedi.
ÖMER İŞLEK OLAYI ANLATTI
Olay anını anlatan Ömer Niyazi İşlek şu sözlere yer verdi:
“Cuma günü itibarıyla, 2 buçuk yıl içerisinde üçüncü kez İçişleri Bakanlığı’ndan gelen baş kontrolör, bu konular hakkında bilgi almak üzere bizi davet etti. Ben de üçüncü kez belediyeye geldim. Orası bir kurum, devletin kurumu. Davet edilen üslupla, takım elbisemizi giyerek gittik. Üçünde de tüm Korkuteli’nin bildiği kader arkadaşım, kardeşim, aile dostum Halil Fenerci ile birlikte gittik. Benim zamanımda da öyleydi, benden önceki belediye başkanlarımızda da. Belediyeye gelenlere her zaman bir belediye başkanına yakışır şekilde davranıldı, biz de öyle davranmaya devam edeceğiz. Korkuteli Belediyesi hep böyledir, asil davranmıştır.

“HASAN CAN CARAN, HALİL FENERCİ’NİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ”
Tam çıkış yapacağımız sırada olayın birinci bölümü yaşandı. Kapıdaki bir vatandaşla iki dakikalık ayaküstü sohbet ederken, arabayı bir arkadaşımız kullanıyordu. Arabaya binip ayrılmak üzereyken Halil Fenerci kardeşimiz, arabanın arka sağ koltuğuna binmek üzere yürürken, karşısından belediye başkanımızın yanında bir hanımefendi ile birlikte geldiğini görünce onlara yol verdi. Yol verdikten sonra tekrar eline telefonu alıp yürümeye devam ederken, yaklaşık 6-7 metre arkadan gelen çakma belediye başkanımız maalesef Halil Fenerci kardeşimizin üzerine yürüdü. Omuz hizasından gelerek bir sıkıştırma ve omuz atma pozisyonu oluştu, omuzlar birbirine değdi ve aralarında bir sürtüşme yaşandı.
“SAÇMA, ÇOCUKÇA BİR DURUMDU”
O sırada ben arabaya binmiştim. Halil Fenerci’nin arabaya binmediğini görünce aşağı indim. Aşağıda herhangi bir hakaret, sözlü sataşma yokken, olay büyümesin diye Halil Fenerci kardeşimizi aldım, arabaya bindirdim ve ayrıldık. İncir kabuğunu doldurmayacak, saçma, çocukça bir durumdu. Bugün bunun üzerinden bir haber geçildi, bu birinci kısımdır.
“BELEDİYENİN GÜVENLİK KAMERALARINDAN KANUNSUZ BİR ŞEKİLDE BASINA SERVİS YAPILDI”
Öncelikle şunu söyleyeyim: Belediyenin güvenlik kameralarından kanunsuz bir şekilde basına servis yapıldı. Antalya basınına resmi olarak videosuz, kayıtsız gönderildi ama el altından güvenlik kamerası görüntüleri aktarıldı. O görüntülerde Halil Fenerci kardeşimizin yüzü de görünüyor, benim ne yaptığım, arabadan inip inmediğim, olaya müdahale edip etmediğim, sakin olup olmadığım da net bir şekilde görülüyor.
KORKUTELİ BELEDİYESİ’NE DAVA AÇACAK
Bu kamera görüntüleri hukuksuz bir şekilde servis edildiği için, yarın sabah itibarıyla avukatlarımız bunu servis edenler ve yayınlayanlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaktır. Her ne kadar hukuksuz olsa da arkadaşlara teşekkür ediyorum, iyi ki paylaştınız. Şimdi Korkuteli’de herkes bu yayından sonra gidip o videoyu izlesin. Halil Fenerci arabanın arkasında, elinde telefonla binmek üzereyken üzerine yürüyen kim, kışkırtan kim, provokasyon yapan kim, herkes görsün. Bu, ahlak sınırlarını zorlayan, ahlaksızca yapılmış bir servistir.

“ÇÜNKÜ SİZ BECERİKSİZSİNİZ”
İkinci kısma geliyorum. Korkuteli’de bir ilki yaşadık. Korkuteli Belediyesi basını, yani resmi bir kurumun basın birimi, açıkça iftira ve yalan içeren bir servis yaptı. Bu Türkiye’de bir ilk. Hiçbir kamu kurumunun resmi basın bürosu, iki kişi arasında –velev ki sürtüşme ya da kavga olsun– böyle bir olayı basın bülteni haline getirip servis etmez. Bu da bir ilk oldu. Bu neden oluyor biliyor musunuz? Acizlikten, beceriksizlikten oluyor. Belediyeciliği beceremiyorsanız, kaostan beslenen bir sistem kurduysanız, ki bu 2,5 yıldır Korkuteli’de herkes tarafından biliniyor, iftiralarla, yalanlarla, dolanlarla, kaosla beceriksizliğinizi kapatamazsınız. Çünkü siz beceriksizsiniz.
ÖMER İŞLEK’TEN ADAY MESAJI
Orada bir eski belediye başkanı gelmiş. Görüşmüyorsunuz, konuşmuyorsunuz. Ben olsam 2029’da size aynı şeyi yaşatmam. Talimat veririm, kahveler ısmarlanır, börekler çörekler ikram edilir ama içeride sizi görüyorsam kışkırtmak için makamdan kalkıp üstünüze yürüme gibi bir şey yapmam. Bunlar çok çocukça işler. Kaostan beslenmeye çalışmayın, iş yapın, proje yapın.
“PROVOKASYONA GEREK YOK, YALAN HABERLERE HİÇ GEREK YOK”
Bütün Korkuteli’nin asaletini, duruşunu, kim olduğunu bildiği, yalan söylemeyeceğini bildiği Halil Fenerci’den bahsederek basın bülteninde “H.F.” diye yazıyorsunuz. Bir de “Ömer İşlek müdahale etmedi” diyorsunuz, üstüne kamera kayıtlarını paylaşıyorsunuz. Allah razı olsun. O görüntülerde benim tekrar arabadan inip olaya müdahale ettiğim açıkça görülüyor. Hem kameralardan bakın hem de orada bulunan belediye personelinin tamamına sorun. Provokasyona gerek yok, yalan haberlere hiç gerek yok.
“BEN BUGÜN SAVAŞMAYACAĞIM”
Artık iş hukuktadır, avukatlarımız gerekeni yapacaktır. Bizim için incir kabuğunu doldurmayacak kadar basit bir iştir bu. Ama şunu çok net söylüyorum: Yaklaşık 24-25 yıl önce bir açıklama yapmıştım. Recep ayının, Allah’ın savaşmayı yasakladığı dört aydan biri olduğunu söylemiştim. Bugün Recep ayının 23’ü. Ben bugün savaşmayacağım, 7 gün daha savaşmayacağım. Allah’ın karşısına çıkıp “Allah’ım ben savaştım” demeyeceğim.
“AHLAK SINIRLARINI ZORLAMIŞ BİR ANLAYIŞIN YÖNETİMİNE MARUZ KALIYORUZ”
Ama yedi gün sonra Recep ayı bittiğinde, kimin ne yaptığını, nasıl davrandığını, bugüne kadar efendiliğimizden sustuğumuz her şeyi Korkuteli halkıyla paylaşmanın bizim hakkımız olduğunu herkes görecek. Burada iftira göremeyeceksiniz, yalan göremeyeceksiniz. Burada belge göreceksiniz, şahit göreceksiniz. Bu saatten sonra söylediklerimizi blöf sandılar ama blöf olmadığını görecekler. Kaosçu, yalancı, iftiracı, iftiradan beslenen, ahlak sınırlarını zorlamış bir anlayışın yönetimine maruz kalıyoruz. Sıkıntı yok, çok az kaldı. Herkes sabırlı olsun.”





