19 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 75 ve 76 sayılı “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile çevre, milli parklar ve avcılık mevzuatında köklü değişiklikler yürürlüğe girdi. Düzenleme ile birlikte denetim, planlama, yaptırım ve gelir yönetimi gibi kritik yetkilerin büyük bir bölümü Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde toplandı. Kanun, korunan alanların yönetiminde turizm yatırımlarından altyapı projelerine, cezai yaptırımlardan gelir düzenlemelerine kadar geniş bir alanı yeniden düzenledi.

Milli Parklar Icin Yeni Donem (2)-1

YENİ DÜZENLEMENİN DETAYLARI BELLİ OLDU

Yeni düzenlemeye göre milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarında uygulanacak uzun devreli gelişme planı, gelişme planı ve yönetim planları doğrudan Genel Müdürlük tarafından hazırlanacak veya hazırlatılacak. Bu planlara bağlı olarak hazırlanacak imar planları ise plan hükümlerine uygun olmak zorunda olacak. Nihai onay ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilmesi öngörüldü.

FAALİYETLERİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ

Kanunun en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, milli parklarda korunan alanlarda yapılabilecek faaliyetlerin kapsamının genişletilmesi oldu. Buna göre milli park ve tabiat parklarında kamu yararı ve zorunluluk bulunması halinde ulaşım, elektrik iletimi ve dağıtım hatları, petrol ve doğal gaz boru hatları, haberleşme sistemleri, su ve atık su altyapıları ile benzeri tesisler için izin verilebilecek. Öte yandan içme suyu teminine yönelik acil yatırımlarda ise uzun devreli gelişme planı şartı aranmayacak ve proje sonradan planlara işlenebilecek. Bu izinler, özelleştirme endişesiyle birlikte tartışmalara neden oldu.

Milli Parklar Icin Yeni Donem (1)-1

GENEL MÜDÜRLÜK DÖNER SERMAYELİ İŞLETME KURABİLECEK

Kanun kapsamında turizm yatırımlarına ilişkin düzenlemeler de genişletildi. Kanunun kapsamında kalan ve hazineye ait taşınmazlar üzerine turizm amaçlı yatırım yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilere üst hakkı tesis edilebilecek. Bu kapsamda elde edilecek kullanım bedelleri, hasılat payları ve çeşitli gelirler doğrudan Genel Müdürlük döner sermaye işletmelerine aktarılacak. Ayrıca Genel Müdürlük ihtiyaç duyduğu durumlarda döner sermayeli işletmeler kurabilecek ve bu işletmelerin sermayesi Cumhurbaşkanı kararıyla beş katına kadar çıkartılabilecek. Yeni düzenleme ile birlikte korunan alanlarda kaçak yapılaşmaya karşı yaptırımlar da sertleştirilirken, kanun kapsamında tespit edilen kaçak yapı ve tesisler —inşa aşamasında olanlar dahi— herhangi bir ek idari karara gerek olmaksızın derhal yıkılabilecek.

Milli Parklar Icin Yeni Donem (2)

İDARİ YAPTIRIMLARIN UYGULANMASI TAŞRA TEŞKİLATINA VERİLDİ

Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikle biyolojik çeşitliliğin tahribi, tuzak alanlara zarar verilmesi ve koruma kurallarına aykırı davranışlara yönelik idari yaptırımların uygulanması yetkisi de Genel Müdürlük taşra teşkilatına verildi. Bu kapsamda uygulanacak cezalar için gerekli ödenekler doğrudan kurum bütçesine aktarılacak ve bu yaptırımlara karşı açılacak davalar Genel Müdürlüğe karşı yöneltilecek.

CEZALARIN ORANLARI AÇIKLANDI

Kara Avcılığı Kanunu’nda yapılan değişikliklerle ise cezalar önemli ölçüde artırıldı. Avcılık belgesi olmadan avlananlara 10.000 TL, avlanma izni olmadan avlananlara ise 5.000 TL idari para cezası uygulanacak. Aynı fiilin beş yıl içinde tekrar edilmesi halinde ceza üç katına kadar çıkartılacak. Ayrıca avcılık belgelerinin iptali ve yeniden verilmesine ilişkin şartlar ağırlaştırıldı; tekrar eden ihlallerde kalıcı yasakların önü açıldı.

Milli Parklar Icin Yeni Donem (1)

CEZALARIN YÜZDE 25’İ GENEL MÜDÜRLÜK BÜTÇESİNE GİDECEK

Öte yandan Genel Müdürlük, bu kanun kapsamındaki işlemlerden doğan harç ve bazı döner sermaye hizmet bedellerinden muaf tutulurken, para cezalarının belirli bir oranının kurum bütçesine aktarılması da düzenlendi. Tahsil edilen idari para cezalarının %25’i Genel Müdürlük bütçesine, kalan kısmı ise genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek.

KAMUOYUNDA TARTIŞMA YARATTI

Yürürlüğe giren kanun değişikliği ile birlikte korunan alanların yönetiminde merkezi yapı güçlendirilirken, bu alanlarda ekonomik faaliyetlerin kapsamının genişletilmesi çevre politikaları açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirildi. Özellikle altyapı ve turizm yatırımlarına tanınan imkânlar, koruma-kullanma dengesi açısından kamuoyunda tartışma yaratan başlıklar arasında yer aldı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ