2021 yılında Manavgat’ta yaşanan büyük orman yangını felaketinin izleri hala hafızalarda yerini koruyorken artan sıcaklık dalgaları, kuraklık ve insan faaliyetleriyle birleştiğinde yangın riski çok daha yaygın ve yıkıcı hale geliyor. Son günlerde Antalya dahil olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde orman yangınları yaşandı. Söz konusu yangınlar her yıl olduğu gibi şiddetini artırarak devam ediyor. Yerleşim yerlerine kadar sıçrayan orman yangınlarına karşı her yıl Tarım Orman Bakanlığı, bir düzüne önlemler ve yasaklar alınmasına rağmen yeniden meydana geliyor.

Başta Antalya’nın Alanya ve Aksu ilçelerinde çıkan orman yangınları sıcaklığını korurken İzmir, Hatay ve Bilecik’teki olmak üzere pek çok yerde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına göre son 3 günde toplam 263 orman yangını çıktı. Her yıl yangınların sayısı ve büyüklüğü artıyor, sıcaklıklar ciddi seviyelere ulaşıyor ve iklim koşulları hızla değişiyor. Bu çerçevede, özellikle kamuoyunda pek dillendirilmeyen temel noktaya değinen Orman Mühendisi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Izmırde Kahektar Alan Yandı

STABİLİZE YOLDA FERRARİ İLE GİDİLMEZ

Prof. Dr. Neyişçi, “Stabilize yolda Ferrari ile gidilmez” diyerek, Orman Bölge Müdürlükleri’nin orman yangınlarına yaklaşımını sert bir dilde eleştirdi. Orman yangınlarıyla mücadelede kullanılan araç-gereç, strateji ve yöntemler, arazinin ve ekolojik koşulların gerçekliğine uymadığını Söyleyen Prof. Dr. Neyişçi, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Ferrari'yi stabilize yolda kullanmak nasıl anlamsızsa, orman yapımıza uygun olmayan araçlar ve yöntemlerle yangınla mücadele etmeye çalışmak da öyledir. Her yıl Orman Genel Müdürlüğü’nün klasik söylemi şu şekildedir: “Bu yıl her şeye hazırız. Stratejimiz, çıkan her yangına 11 dakikada ulaşmak ve en kısa sürede, en küçük alanda söndürmek.” Retorik olarak kulağa hoş geliyor; ancak teknik olarak birçok eksiği ve hatalı varsayımı var. Eğer bunu söylüyorsanız, altyapınızı da ona göre hazırlamanız gerekir.

11 dakikada ulaşıp söndürmek başarı sayılıp büyük bir yanılgıya düşüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Neyişçi, “Yangını sadece küçük bir alanda bastırmakla kalıyorsunuz, fakat geride bıraktığınız orman yapısını düzenlemiyorsanız, sonraki yıllarda çok daha büyük yangınlara zemin hazırlamış oluyorsunuz” dedi.

Izmır De Yangın Sonduruldu Mu

ORMAN YANGIN ÖNLEMLERİ YETERSİZ Mİ?

İzmir Seferihisar’da, Antalya Aksu ve Alanya’da yaşanan yangınların temel nedenini açıklayan Prof. Neyişçi, “Geçmişte çıkan her yangını erken söndürüp, arkasından hiçbir teknik uygulama yapılmaması. Soğutma yönetimi yapılmadığı sürece, her erken söndürülen yangın, orman içerisinde kuru ve yaş yanıcıların birikmesine sebep olur. Çünkü ağaçlar büyür, yapraklarını ve dallarını döker. Zamanla yanıcı madde yükü artar. Yangın anında hava koşulları uygunsuzsa ya da müdahalede gecikme yaşanırsa, bu durum büyük ve şiddetli yangınlara dönüşür” diye konuştu.

SAYI HER YIL ARTARAK DEVAM EDİYOR

Prof. Dr. Neyişçi, orman yangınlarında helikopterlerin kullanılmasıyla birlikte orman yayınlarının sayısının arttığını ifade ederek, “Veriler incelensin, özellikle helikopterlerin kullanılmaya başladığı son 20–25 yıldan bu yana, büyük yangınların ve yanan alanların sayısı giderek artmaktadır. Bunun sebebi işte bu yanlış stratejidir. Ne yazık ki ormanlarımızda mevcut yanıcı madde yükünü azaltmak gibi bir planımız ya da stratejimiz yok” sözlerine son verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ