Yaptıkları başarılı ameliyatları ve üstün eğitimiyle dikkatleri üzerine çeken Akdeniz Üniversitesi’nin hikayesi sizi şaşırtacak. Türkiye’deki en iyi üniversiteleri arasında yer alan Akdeniz Üniversitesi’nin kuruluş sürecini gazeteci Ali Aktaş’a aktaran Eski Antalya belediye başkanlarından ve kuruluş aşamasında yer alan Selahattin Tonguç’un önemli noktalara değindi. Tonguç anılarında yaşanan zorlukları şöyle anlattı:

“1972 yılında başlayan bu hikaye Hüseyin Öğütçen o dönemde vali ama olayı esas sürükleyen Prof. Dr. İbrahim Ceylan Antalya lisesi mezunu Antalya ya hayran bir kişi o tutkuyla İbrahim Ceylan doçentliğinden itibaren Antalya da bir Üniversite özelikle hastanesi ile birlikte kurulması gerektiğini söylüyor o dönemde Rafet Eker Cumhuriyet Halk partisi Millet vekili onlar da destek oluyor Vali Hüseyin Öğütçen destek oluyor 1973 ün sonunda ben Antalya belediye başkanlığı görevine geldiğimde Rıdvan Ege İbrahim Ceylan ile birlikte destekleme başladık hatta 1974 için birinci sınıfa öğrenci kaydı bile almışlar artık bende Antalya Belediyesini temsilen bu kurucular kuruluna katıldım. Ama bu süreci kusursuz ilerleten İbrahim Ceylan, Rıdvan Ege, Ben Selahattin Tonguç, Niyazi Sözen, Hüseyin Öğütçen Dekan Niyazi Sezen’dir Fakülte kurulun dada Semih Kandilci, Kemal Özsan Ayten Arcasoy, Kadri Babacı, İbrahim Tunalı, Şeref Yazgan, Orhan Göğüş, Ertekin Arasıl, Rıdvan Ege, Orhan Sardaş, İbrahim Ceylen, Kaplan Arıncı, Mahmut Kafkas, Erol Işın, Mithat Torunoğlu yer aldı. En son bu beş kişiden birisi olan İbrahim Ceylan vefat etti Üniversitenin kuruluşu için canla başla çalışan Ceylan’ın vefatından sonra baktım Akdeniz üniversitesinin hiçbir yayın kuruluşunda  bir başsağlığını göremedim bu benim çok ağrıma gitti. kaldı ki birkaç yıl önce bir önceki Rektör Mustafa Ünal dan randevu istedik on beş yirmi gün randevu vermedi sonrasında yaklaşık bir ay sonra bize randevu verdi ben Giray Ercenk, İbrahim ile birlikte gittik İbrahim öyle bir belge arşivi tutmuş ki  Üniversitenin kuruluşuna katkı koyan herkesin belgelerini bir valize koymuş Rektöre götürdük bize ayak üstü beş dakika ayırdı bu olay beni ve İbrahim hocayı çok incitmişti. bunca emeğin karşılığı bu olmamalıydı bir çayı bile çok gördü bize.

KULİS YAPIYOR

1974 yılında ben görevde iken Antalya Belediyesi’nin salonunda açılış töreni yaptık bu arada kulislerde özellikle Süleyman Demirelciler Üniversiteyi Isparta’ya aldırmak istiyor bir kışında Sivas’a aldırmak için kulis yapıyor biz de İbrahim Ceylan ile karar verdik biran önce binası yapılmış yeni açılacak Ayanoğlu okulunu dersaneler olarak hayata geçirdik Kepezin başında Aşuraksu verem hastanesinde ilk Üniversiteyi aktararak açılışını geçici olarak sağladık üniversiteyi açık ama kadro yok ben hemen Almanya’dan 15 genç doktorasını yapmış kişileri getirdim ancak bir süre sonra 12 Eylül askeri darbesi oldu bu Almanya’dan gelen doktorların işine darbe yönetimi son verdi bir kısmı Almanya’ya döndü bir kısmı burada kaldı e tabi işsiz kaldıkları için bu kişilere destek olmak gerekiyordu bende bu kişilere büro ve iş yeri açmaları için maddi manevi destek oldum (hatta Atilla’ya kefil oluşumun nedeni de odur bedelini de ödedim) Antalya için çok önemli bazen Üniversiteye gidince bakıyorum etrafıma binlerce insan Akdeniz Üniversitesinde şifa arıyor eğer bu fakülte kurulmasaydı bu insanlar nereye gidecekti artı yaptıklarıyla neredeyse Türkiye’nin İlk sıralarında yer alan Üniversite haline geldi bazı branşlarda Dünya çapında önem kazandı maalesef son yıllarda hükümet tarafından tüm üniversitelerde olduğu gibi Akdeniz Üniversitesine de destek azaldı maalesef bizde insanlar öldükten sonra kıymetlenir adını öldükten sonra bir yerlere koyarlar halbuki insanlar hayattayken kıymetli olmalı ilk başlangıcı 1972 yılı olan Akdeniz Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinden bu yana tam 51 yıl geçmiş kuruluşuna emek vermiş insanlara  en azından ellinci yılında hatırlanmalıydı şu elimizde tuttuğumuz kitabı 30’uncu yılında hazırlayan Dekan Prof. Dr. Mehmet Baykara’ya şahsım adına ayrı bir teşekkür ederim.

İLGİNÇ DURUM

Üniversitenin kuruluş aşamasında yaşadığımız anılardan bir diğeri de iş yer seçimine geldi biz önce Aşuraksuyu önerdik verem hastanesinin orda orman bakanlığından tahsisi alarak hem ormanları muhafaza edelim mümkün olduğu kadar az ağaç keserek hem de ulaşım bakımından en uygun yerlerden biriydi bir de hastane var yanında oda bir atı diye düşündük ikinci yerde Mazıdağı’nda bir yer hem de o dönem Deniz Baykal maliye bakanı 30 bin dönüm orman arazisi dahil mazı dağını önerdik hocalar biz oraya gitmeyiz dediler ya etmeyin gitmeyin dedik burası hem çok geniş bir alan hem de ferah bir yer dedik ama kabul ettiremedik. Meltem mahallesinin bir bölümünü verelim dedik onu da kabul etmediler bizde ne istiyorsunuz diye sorduk şereton, falez otelin ve Atatürk kültür parkının olduğu yeri istediler hocam etmeyin dedik birde orada enteresan bir durum var.

İŞTE BÖYLE KURULDU

Tam şimdi falez otelin olduğu yerde 40 dönümdür amcamda o dönem sağlık müdürü senelerce uğraşmış oradan bir kırk dönüm yer almış tüm projeler hazırlanmış ihale edilmesini bekliyor hastane yapılması için biz artık direttik çünkü bir türlü yer seçimi olmuyor bir taraftan da hem Sivaslılar uğraşıyor Üniversiteyi Sivas’a aldırmak için ayrıca Ispartalılar uğraşıyor hatta biz bu arada mazı dağının tahsisini bile çıkarttık durum artık öyle bir noktaya geldi ki Üniversite elimizden gidiyor ben hemen Ankara’ya giderek İbrahim Ceylanla buluştum biz hemen bir yer seçimi yapalım şimdiki Üniversite alanını boğa çayına kadar beş bin dönüm olarak daha meclis kararı falan yok o dönemki imar iskan bakanı Ali Topuz bizi daire müdürlerine gönderdi bu bölgeyi Üniversite alanı olarak işaretledik planlarını imar iskan bakanlığında hazırlattık ben hemen o gece planları alıp Antalya’ya döndüm olağan üstü meclis toplantısı yaptık çünkü kıyamet kopacak beş bin dönüm Antalya’nın geleceği olarak görülen yeri biz Üniversite alanı yaptık bende o bölgenin yıllarca avukatlığını yaptığım için orada nelerin döndüğünüzde biliyorum belediye meclisinin olağan üstü toplantısında bu bölgeyi Üniversite alanı olarak meclisten geçirdik daha sonra hemen elden imar iskan bakanlığında meclis kararını götürerek onaylatıp getirdik böylece Üniversite arazisi ve yeri kesinleştiği için artık Üniversitenin başka ile gitme ihtimali kalmadı. İşte şimdiki Akdeniz Üniversitesi böyle kuruldu.” 

Muhabir: AYŞEGÜL ŞAHİN