Antalya Nekropol Müzesi’nde bulunan koruma filelerine kuşların takılarak yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların ardından hayvan hakları savunucuları müze önünde 24 gündür nöbet tutuyor. Ağların kaldırılarak kuşların özgürlüklerine kavuşmaları için defalarca yetkililere seslenen Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, kuşların hala ağlara takılarak yaşamlarını yitirmeye devam ettiğini belirtti.

HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI 24 GÜNDÜR NÖBETTE
Ölümlerin yetkililer nezdinde devam ettiğini vurgulayan hayvan hakları savunucuları, çözümün çok basit olduğunu aktardı. Ölümlerin sona ermesi için ne yeni bir teknolojinin gerektiğini ne yıllar sürecek bir çalışma yapılacağını, ne de büyük bütçeler harcanacağını söyleyen hayvan hakları savunucuları yalnızca ağların kaldırılmasının yeterli olacağını aktardı.
"EKSİK OLAN ŞEY VİCDAN"
Nöbetlerinin 24. gününden yetkililere bir kez daha seslenen Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, “Bu kadar basit bir çözümün aylarca, hatta yıllarca hayata geçirilememesi kabul edilemez. Çünkü burada artık bir teknik sorun değil, bir irade sorunu vardır. Burada eksik olan şey vicdanın, sorumluluğun ve kamu yararının gereğini yerine getirmektir” dedi.

“KUŞLAR HALA YAŞAMINI YİTİRİYOR”
Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri müze önünde yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün Antalya Nekropol Müzesi önündeki nöbetimizin 24. günündeyiz. 24 gündür aynı soruyu soruyoruz: Daha kaç kuş ölecek? 24 gündür aynı çağrıyı yapıyoruz: Bu ağlar kaldırılmalı, bu zulüm sona ermeli. Ancak ne yazık ki geçen her gün yeni ölümlerle karşılaşıyoruz. Kuşlar hâlâ ağların arasında sıkışıyor, korkudan yönlerini kaybediyor, susuzluktan, açlıktan ve stresten can veriyor.
“ÇÖZÜM ÇOK BASİT”
Bizler her gün burada beklerken, yetkililer nezdinde bu ölümler devam ediyor. Oysa çözüm son derece basit. Ne yeni bir teknoloji gerekiyor, ne yıllar sürecek bir çalışma, ne de büyük bütçeler... Yapılması gereken şey yalnızca kuşların ölümüne neden olan ağların kaldırılmasıdır. Bu kadar basit bir çözümün aylarca, hatta yıllarca hayata geçirilememesi kabul edilemez. Çünkü burada artık bir teknik sorun değil, bir irade sorunu vardır. Burada eksik olan şey vicdanın, sorumluluğun ve kamu yararının gereğini yerine getirmektir.

“BU NÖBETİ ZORUNLU HALE GETİREN ANLAYIŞTIR”
Bizler bir müzenin karşısında nöbet tutmak zorunda kalmamalıydık. Bizler kuşların yaşam hakkını savunmak için günlerdir güneşin altında beklemek zorunda kalmamalıydık. Bizler bir kamu kurumuna, "Lütfen canlılar ölmesin" demek zorunda kalmamalıydık. Ama ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada yaşam hakkını savunmak zorunda bırakılıyoruz. Bir ülkenin kuşlarını korumak için nöbet tutuluyorsa, burada sorgulanması gereken şey nöbet tutanlar değil, bu nöbeti zorunlu hale getiren anlayıştır.
“BU SESSİZLİĞİ SONA ERDİRİN”
Nekropol Müzesi yalnızca taşlardan, duvarlardan ve kalıntılardan ibaret değildir. Bu alan aynı zamanda canlıların da yaşam alanıdır. Tarihi korumak adına doğayı yok saymak, koruma değil çelişkidir. Geçmişe saygı gösterirken bugünün canlılarını ölüme terk etmek kabul edilemez. Buradan bir kez daha yetkililere sesleniyoruz: Bu sessizliği sona erdirin. Bu sorumluluğu daha fazla ertelemeyin. Kuşların ölümüne neden olan ağları kaldırın. Yaşam hakkını koruyun. Ve buradan Antalya halkına da çağrıda bulunuyoruz: Bu mücadele birkaç kişinin mücadelesi değildir. Bu mücadele doğanın, yaşamın, vicdanın ve ortak değerlerimizin mücadelesidir. Bugün sessiz kalan herkes, yarın kaybedilen her canın, yok edilen her yaşam alanının tanığı olacaktır.
“HERKESİ NÖBETİMİZE DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUZ”
Antalya'nın vicdan sahibi tüm insanlarını Nekropol Müzesi önündeki nöbetimize destek vermeye davet ediyoruz. Çünkü yaşamı savunmak yalnızca kuşları değil, insanlığımızı da korumaktır. Ölümler durana kadar, ağlar kaldırılana kadar ve bu zulüm sona erene kadar mücadelemiz devam edecektir.”





