Antalya’da planlanan Antalya–Alanya otoyol projesi kapsamında sonradan oluşturulduğu belirtilen alternatif güzergâh, bölge halkının sert tepkisiyle karşılaşmaya devam ediyor. Yurttaşlar, söz konusu hattın sosyal, çevresel ve kamusal açıdan ciddi sonuçlar doğuracağını savunarak ilgili bakanlıklar ve kurumlara itiraz dilekçeleri sundu. Yapılan açıklamada, projenin yalnızca bir ulaşım yatırımı olmadığı, doğrudan yaşam alanlarına müdahale anlamı taşıdığı vurgulandı.

35 YERLEŞİM ALANINI ETKİLİYOR
Bölge sakinleri, mevcut güzergâhın bir cami, bir mezarlık ve yaklaşık 35 yerleşim alanını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyeceğini ifade ederek kararın yeniden gözden geçirilmesini talep etti. Açıklamada, projenin insanların evlerine, mülkiyet bütünlüğüne, kırsal yaşam düzenine ve toplumsal hafızaya tehdit oluşturduğu belirtildi.

“YAŞAM ALANINA MÜDAHALE”
Yurttaşlar, “Bu sadece bir yol projesi değil, yaşam alanlarına müdahaledir” diyerek daha az zarar verecek alternatif varken mevcut hattın tercih edilmesine tepki gösterdi. Taleplerin net olduğunu belirten açıklamada, mevcut alternatif güzergâhın tamamen iptal edilmesi ve projenin ihale esaslı ilk güzergâha geri çekilmesi istendi.

GÜZERGAHIN BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA REVİZE EDİLMELİ
Öte yandan, ilk güzergâhın da özellikle Çakallar Köyü ile Hacı Ahmetler Mahallesi arasındaki yaklaşık 4 kilometrelik bölümünün yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bölge halkı, yeni bir güzergâh oluşturulmasını değil, daha az zarar veren hattın bilimsel veriler ışığında revize edilmesini talep etti. Açıklamada ayrıca güzergâh değişikliğinin hangi gerekçelerle yapıldığının kamuoyuna şeffaf şekilde anlatılmadığına dikkat çekilerek ÇED raporları, sosyal etki analizleri ve yeniden yerleşim planlarının yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı. Vatandaşlar, kamu otoritelerinden daha kapsamlı inceleme yapılmasını ve bölge halkının görüşlerinin doğrudan dinlenmesini talep etti.
BAKANLIKLARA İTİRAZ DİLEKÇESİ VERİLDİ
Cami ve mezarlık gibi alanların yalnızca fiziksel yapılar olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu alanların toplumsal hafıza ve manevi değerler açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Konuya ilişkin başvuruların Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel idarelere iletildiği, kamuoyu ve sivil toplum kuruluşlarına da süreci yakından takip etme çağrısı yapıldığı belirtildi.





