Arlıer, özellikle seracılıkla geçimini sağlayan yüzlerce üreticinin bir gecede yıllık emeğini kaybettiğini belirterek, yaşanan felaketin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda tarımsal üretimi ve gıda tedarik zincirini etkileyen ciddi bir kriz olduğuna dikkat çekti.
“BİR GECEDE YILLARIN EMEĞİ SULAR ALTINDA KALDI”
Kumluca ve Finike’de etkili olan yoğun yağışın ardından çok sayıda seranın yıkıldığını, ürünlerin tamamen zarar gördüğünü ifade eden Arlıer, “Bu bölgede üretici sadece toprağıyla değil, alın teriyle, borçla ve umutla üretim yapıyor. Bir gecede yılların emeği sular altında kaldı. Bu tablo karşısında çiftçimizi yalnız bırakmak kabul edilemez” dedi.

“HASAR TESPİTLERİ GECİKMEDEN TAMAMLANMALI”
Felaketin ardından başlatılan hasar tespit çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini belirten Arlıer, sürecin uzamasının üreticinin mağduriyetini daha da derinleştirdiğini ifade etti.
“Çiftçimiz şu anda ne ekeceğini, nasıl yeniden üretime başlayacağını bilmiyor. Belirsizlik en az sel kadar yıkıcıdır. Bu nedenle tüm ilgili kurumlar koordinasyon içinde hareket etmeli, zarar tespitleri hızlı ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmalıdır” diye konuştu.
“TARIM SİGORTASI BİR FORMALİTE DEĞİL, GÜVENCE OLMALIDIR”
Tarım sigortasının kâğıt üzerinde kalan bir sistem olmaması gerektiğini vurgulayan Arlıer, sigorta yaptırmış üreticilerin zararlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden karşılanmasının zorunlu olduğunu söyledi.
“Çiftçiye ‘sigorta yaptır’ deniliyor ama afet yaşandığında bu sistem işlemiyorsa, burada ciddi bir sorun vardır. Tarım sigortası çiftçi için bir formalite değil, gerçek bir güvence olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

“BU ZARAR TELAFİ EDİLMEZSE, BEDELİNİ TOPLUM ÖDER”
Üreticinin yaşadığı kaybın yalnızca çiftçiyi değil, tüm toplumu etkileyeceğini dile getiren Arlıer, “Bugün serası yıkılan çiftçi desteklenmezse, yarın bu eksiklik pazara ürün azalması ve fiyat artışı olarak yansıyacaktır. Bu nedenle çiftçinin zararı, aynı zamanda toplumun ortak meselesidir” dedi.
“DEVLETİN GÖREVİ KRİZ ANINDA ÜRETİCİNİN YANINDA OLMAKTIR”
Devletin afet zamanlarında hızlı refleks göstermesi gerektiğini ifade eden Arlıer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Doğal afetler kader olabilir ama sonuçları kader değildir. Devletin görevi, böyle zamanlarda üreticinin yanında durmak, yaraları hızlıca sarmaktır. Çiftçimiz destek bekliyor, oyalama değil çözüm istiyor.”

“DEVA PARTİSİ OLARAK SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
DEVA Partisi Antalya İl Başkanlığı olarak konunun takipçisi olacaklarını belirten Özlem Arlıer, çiftçilerin zararlarının karşılanması ve üretimin yeniden ayağa kaldırılması için tüm yetkililere çağrıda bulundu.
“Antalya tarımı Türkiye için stratejik bir öneme sahiptir. Üretimin devamlılığı için çiftçimizin emeği korunmalıdır. DEVA Partisi olarak bu sürecin takipçisi olacak, üreticimizin sesi olmaya devam edeceğiz” diyerek açıklamasını tamamladı.





