Türkiye tarımı 2026’da önemli bir dönüşüm sürecinden geçerken, bu yıl bütçede tarıma 167 milyar 634 milyon TL destek ayrıldı. 17 üründe fark ödemesi prim desteği kaldırılırken, bu durum çiftçilerin gelir güvencesini zayıflattı ve damla sulama ihtiyacını artırdı. Ayrıca yeni torba yasası kapsamında hobi bahçeleri yasaklandı ve toprak ile su yönetimi konusunda radikal düzenlemeler gündeme geldi. Türkiye tarımında politika uygulamaları tartışma konusu olurken, Türkiye Ziraatçılar Derneği Antalya Şube Başkanı Abdurrahman Özcan, Cumhuriyet sonrası tarım politikalarının ülke kalkınmasına sağladığı katkıları hatırlatarak TARİŞ, Trakya Birlik ve Marmara Birlik gibi üretici birliklerinin rolüne işaret etti. Özcan, mevcut eksiklikleri gidermek ve sürdürülebilir tarımı sağlamak için tarım topraklarının korunması, suyun bilinçli kullanımı ve planlama politikalarının acilen uygulanması gerektiğini vurguladı.
YENİ YASA VE BÜTÇE DÜZENLEMELERİ
Ayrıca iklim değişikliğinin tarımsal üretimi doğrudan etkilediği günümüzde, küçük üreticilerin pazarlama gücünün zayıf olması ve kooperatiflerin güçlendirilmesi gibi ihtiyaçların ön plana çıktığını belirtti. Yeni yasa ve bütçe düzenlemelerinin önceden planlı ve bilinçli tarım çağrısını desteklediğini bu gelişmelerin tarımın ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.
CUMHURİYET DÖNEMİ TARIM POLİTİKALARI ÖNEMİNE DEĞİNDİ
Türkiye Ziraatçılar Derneği Antalya Şube Başkanı Abdurrahman Özcan, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Cumhuriyetle birlikte uygulanan tarım politikaları, ülkemizde hızlı bir kalkınma hamlesi başlatmış ve birçok alanda ilerleme sağlamıştır. Bunun başında şeker şirketi ve şeker fabrikaları, tütün üretimi ve tütün fabrikaları, pamuk üretimi ve dokuma fabrikaları gelmektedir. Yurdumuzun her yerinde kurulmuş Devlet Üretme Çiftliklerini sayabiliriz. Buralarda yapılan tarımsal üretim, bölge çiftçilerine örnek oluşturmakta ve tohumluk ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ayrıca; TARİŞ, Trakya Birlik, Marmara Birlik, Çukobirlik, Fiskobirlik, Ant Birlik gibi birçok üretici birliği kurulmuş, birçoğu hâlâ varlığını sürdürmektedir. Devam edecek olursak; Et Balık Kurumu, Süt Endüstri Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım Kredi Kooperatifleri aklıma gelen kurumlardır.”
“ÜLKEMİZİN ACİLEN YENİ TARIMSAL POLİTİKALARA İHTİYACI VAR”
Kamu İktisadi Kuruluşları olarak adlandırılan kurumların yanlış istihdam politikası nedeniyle zarar eden işletmelere dönüştüğünü ifade eden Özcan, “70’li ve 80’li yıllarda “Kamu İktisadi Kuruluşları” olarak adlandırılan bu kurumlar, siyasilerin yanlış istihdam politikaları yüzünden zarar eden işletmelere dönüşmüş ve halkın gözünde kıymetsizleşmiştir. Bir kısmı da özelleştirme kapsamına alınarak satılmıştır. Ülkemizin acilen yeni tarımsal politikalara ihtiyacı vardır. Bu politikaların temelini; Tarım topraklarının korunması, suyun bilinçli kullanımı ve planlı tarımsal politikaların oluşturulması sağlamalıdır” ifadelerini kulandı.








