Maden ocakları sorunu her geçen gün büyüyor. Geçtiğimiz yılın son aylarında son 20 yılda 51 ilde 195 bin 222 futbol sahası büyüklüğünde maden alanı ihaleye açıldı. Resmi Gazete’de 13 Aralık 2023’te yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Antalya, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Mersin, Sivas, Trabzon ve Yozgat olmak üzere 11 ilde toplam 1 milyon 41 bin 980 metrekarelik alanın orman sınırı dışına çıkarıldığı belirtilmişti. Akıl alır gibi değil. Neden ya neden bu güzelliğe bu kadar
Konuya ilişkin Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 6. Yönetim Kurulu’nun açıklaması bence dikkate alınmalı. Yönetim kurulu şunları söylüyor:
“3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında uygulanan Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Kodu (UMREK) sisteminin günün ve piyasanın değişen şartlarına göre yeniden belirlenerek, söz konusu sistemin sadece IV. Grup maden işletme ruhsatları için zorunlu olarak uygulanması ve diğer grup madenler için gönüllülük esasına göre raporlama yapılması; UMREK koduna göre rapor hazırlama şartı aranmaksızın MTA Genel Müdürlüğünün buluculuk hakkı kazanması amaçlanmaktadır. UMREK yatırımcıların ve hissedarların yeterli derecede bilgilendirilmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti’ndeki arama hedefleri, arama sonuçları, maden kaynakları ve maden rezervlerinin açık, güvenilir ve şeffaf bir şekilde raporlanması için asgari standartları, önerileri, yasal gereklilikleri ve uygulama esaslarını belirler. Bu Kod, SPK, BDDK ve BİST’in şart koştuğu arama sonuçları, maden kaynakları ve maden rezervleri ile ilgili Halka Açık Raporların hazırlanması ile ilgilidir. UMREK bir güvenlik ve şeffaflık sağlamaktadır. Ancak kanun teklifinde bazı maden gruplarında kapsamlı raporlama gerçekleştirilemediği belirtilmektedir. Bu durum çevresel açıdan sorunlu bölgelerin oluşmasına, kamu kaynaklarının verimli kullanılamamasına ve tarımsal ve orman alanlarının verim kaybı ile sonuçlanmasına sebebiyet verebilir. Yapılan değişiklikler ve maden sınırlarının gelişmesi bio çeşitliği olumsuz etkilediğine vurgu yapan Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 6. Yönetim Kurulu, “Türkiye genelinde son dönemde yapılan maden sahası açılışları ve orman sınırlarının dışına çıkarılan alanlar doğal yaşam ve çevre üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Bu tür büyük ölçekli müdahaleler doğal ekosistemleri bozabilir, habitat kayıplarına neden olabilir ve biyoçeşitliliği olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, maden sahalarının açılmasıyla birlikte su kaynaklarına, toprak verimliliğine ve hava kalitesine yönelik riskler artabilir. Bu durumlar çevresel sürdürülebilirlik ve insan sağlığı açısından endişe vericidir. Bu nedenle, maden sahalarının açılmasıyla ilgili kararların alınması ve uygulanması sürecinde doğal yaşamın korunması ve çevre etkilerinin en aza indirilmesi için daha dikkatli ve bilimsel bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Ayrıca, toplumun ve ilgili paydaşların bu konuda daha fazla bilinçlenmesi ve katılımının sağlanması önemlidir. Orman sınırı değişiklikleri ve arazilerin maden alanı ilan edilmesi çevre üzerinde çeşitli etkilere sahip olabilir. Özellikle ormanların ve yeşil alanların azalması, biyoçeşitliliğin azalması, erozyon riskinin artması ve su kaynaklarının etkilenmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca, maden faaliyetleri ile birlikte çevresel kirlilik, toprak ve su kirliliği gibi faktörler de artabilir. Bu durum, bölgedeki doğal yaşamı ve insan sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, orman sınırı değişiklikleri ve maden alanı ilanları gibi kararların alınması ve uygulanması sürecinde çevresel etkilerin dikkate alınması ve en aza indirilmesi gerekmektedir. Bilimsel çalışmalar ve katılımcı süreçlerle desteklenen planlamaların yapılması, çevre üzerindeki olumsuz etkilerin minimize edilmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, çevre koruma ve sürdürülebilirlik prensiplerinin ön planda tutulması, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakılması için önemlidir.” Yani anlayacağınız konunun neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor.