Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla dikkat çeken bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhuriyet ile birlikte kadın hakları alanında dünya tarihine yansıyan önemli reformlar gerçekleştirildiğine vurgu yapan Başkan Ümit Uysal, Cumhuriyet’in kadınlara tanıdığı haklara dikkat çekti. 100 yıl öncesinde Türkiye’nin çok zor bir sosyolojik yapısı olmasına rağmen 1930’da yerel seçimlerde, 1934’te ise genel seçimlerde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının büyük bir aydınlanma hamlesi olduğunu vurgulayan Başkan Uysal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aydınlanma önderlerine şükranlarını sundu.

Umit Uysal Kadin Haklari (3)

“ANİ YÜKSEK SIÇRAMAYI GELİŞTİREN YÖNETİM MODELİ OLMUŞTUR”

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Başkan Ümit Uysal şu ifadelere yer verdi:

“Biz 100 yıl önce kimlerle aynı ülkeydik biliyorsunuz; Suriye ile aynı ülkeydik, Irak ile aynı ülkeydik. Çok zor bir sosyolojide, çok zor bir gelenekte, imkânsız gibi görünen bir gelenekte; 1930’da yerel yönetimlerde, 1934’te genel kamu yönetiminde seçme ve seçilme hakkını tanıyarak ve genel pozitif hukukta kadın erkek eşitliği anlamında köklü adımlar atmaya gayret ederek ve ayrıca sosyal alanı bu şekilde düzenlemeye çalışarak Cumhuriyet aydınlanması, dünya tarihinde bu alanda en hızlı ve ani yüksek sıçramayı geliştiren yönetim modeli olmuştur. Bununla gurur duyuyoruz.

O yüzden öncelikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aydınlanma önderlerinin hakkını teslim etmeden bu konu konuşulamaz. Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz; bir kez daha minnet ve şükranlarımızı ifade ediyoruz.

“ÜÇ DEĞİŞKENİ DÜŞÜNMEDEN HİÇBİR KONUYU ANLAMA İMKANIMIZ YOKTUR”

Dünya haritasında farklı sosyolojiler, farklı iktisatlar ve farklı pozitif hukuklar vardır. Zaten üç ana değişken var: sosyoloji, gelenekler, o toplumun yapısı; birincisi bu. İkincisi iktisadi sistem, iktisadi hiyerarşi, ekonomik yaşamdaki tablo. Üçüncüsü de pozitif hukuktaki tablo. Pozitif hukuktaki tablo da değişkendir; ulustan ulusa, coğrafyadan coğrafyaya. Dolayısıyla bu üç değişkeni düşünmeden ve dünya haritasının içinde bir yere koymadan hiçbir konuyu anlama imkânımız yoktur.

Umit Uysal Kadin Haklari (2)

“ANAYASA AÇIKÇA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİ GÖSTERİR”

Ben anayasaya çok sık atıfta bulunurum; çünkü neyin olması gerekip de olmadığını en iyi gösteren metin işte anayasamızdır. Anayasamızın 10. maddesi der ki: kadın erkek eşittir, devlet bunu sağlamakla mükelleftir, der. Anayasamızın 41. maddesi der ki: aile kurumu kadın erkek eşitliği üzerine inşa edilen bir kurumdur, der. Anayasamızın 50. maddesi der ki: hiç kimse yaşına ve cinsiyetine uygun olmayan işlerde çalıştırılamaz, der.

“ANAYASA MADDELERİ OLARAK KALDIĞINI GÖZLEMLİYORUZ”

Ama bunların Türkiye’mizde hayata geçmediğini, pozitif hukukun tepesinde anayasa maddeleri olarak kaldığını; çünkü iktisadi tablonun, gelir dağılımı eşitsizliğinin, kadınların ve erkeklerin iktisadi üretime katılma oranlarındaki fırsatlarındaki farklılığın artarak sürdüğünü; geleneğin, kültürün ileri doğru değil sık sık geriye doğru sürüklediğini; popüler kültür üzerinden ve kamu tutumları üzerinden de bunun ilginç bir şekilde teşvik edildiğini gözlemliyoruz. Sadece millî eğitim politikalarına bakmamız bile bunu çok net ifade eder, görmemizi sağlar.

Umit Uysal Kadin Haklari (4)

“MAĞDURLARI HER ZAMAN KADINLAR VE ÇOCUKLARDIR”

İktisatta, ekonomide gelir dağılımı bozuk tablonun mağdurları her zaman kadınlar ve çocuklardır. Hele hele aile kurumunun çok ciddi bir rolü olan toplumlarda kadınlar aile iktisadının bütün yükünü taşırlar. Eğer “büyük balık küçük balığı yutsun, altta kalanın canı çıksın” gibi bir ekonominiz varsa bunu sosyal hayatta da maalesef önleyemezsiniz.

“BU DENGEYİ HİÇ KAÇIRMAMAMIZ LAZIM”

Zaten şu anda da geldiğimiz noktada yüzde 36 ile 40 oranında iş gücüne katılım oranı var. Bu genel anlamda dünya ortalamasının 20 puan kadar altında ama kendi gezegenimizde, bize benzer sosyolojide, uzak ara şampiyon. Bu dengeyi hiç kaçırmamamız lazım. Neyi başardığımızı anlayamazsak neyi başarmamız gerektiğini hiç anlayamayız zaten. O bağı kurmazsak hiçbir şey anlam ifade etmez.

“GURUR DUYUYORUZ”

Bütün bu tablo içinde dünyada kadın haklarının en hızlı, en yüksek ve en güçlü ilerlediği Cumhuriyet aydınlanmasını yaşamış Türkiye Cumhuriyeti’nin insanları olmaktan da ayrıca gurur duyuyoruz, duymalıyız. Üç ileri iki geri de olsa eninde sonunda, aynı Atatürk’ün bize vasiyet ettiği gibi, güncel uygarlık düzeyini her alanda ve özellikle kadın erkek eşitliği, cinsiyetler arası denge alanında aşacağımıza olan inancımla hepinizi ayrı ayrı saygıyla selamlıyorum.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ