Türkiye ve Avrupa’nın en büyük balıkçı barınağı olarak bilinen Antalya Balıkçı Barınağı, son 3 yıldır süren idari ve hukuki müdahaleler nedeniyle ciddi bir yönetim krizi ile karşı karşıya kaldı. 2019 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı ile Yeni Liman Su Ürünleri ve Yeşil Antalya Kooperatifleri arasında imzalanan 10 yıllık kira sözleşmesine rağmen, kooperatiflerin bir yılı aşkın süredir kayyum yönetiminde olması tartışmaları beraberinde getirdi. Öte yandan bir yıl boyunca yönetimde bulunan kayyum, barınakta yaşananlar nedeniyle sık sık tartışma konusu olmuştu. Kayyumun yalnızca olağanüstü genel kurul yapılmasını sağlamakla sınırlı yetkisine karşı, fiili yönetim boşluğunun idari tasarruflarla doldurulmaya çalışılması ise süreci daha da karmaşık hale getirdi.

Süreci hukuki açıdan değerlendiren Avukat Volkan Yavuzlar, Bakanlığın kira sözleşmesini tek taraflı feshetmesinden kayyum atamasına, görevden alımlardan tescil işlemlerine kadar olan müdahalelerin büyük bir bölümünün mahkeme kararları ve mevzuatla açıkça çeliştiğini vurguladı.

Antalya Balikçi Barinaği’nda Yetki̇ Kri̇zi̇ Yargi Kararlari Görmezden Geli̇ndi̇ (1)-2

BİLİRKİŞİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI

Ortaya çıkan bilirkişi raporunda ise, “KoopK m. 90/3’e göre bakanlığın yetkisi sadece ve sadece görevden alma ile sınırlı olup görevden aldığı yöneticilerin yerine tek taraflı olarak belirleyeceği kişileri atayamaz” denildi.

Tarım Bakanlığı’nın ilk müdahalesi Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştiğini hatırlatan Av. Yavuzlar, Bakanlığın kira sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini kooperatiflere bildirmesiyle sürecin başladığını söyledi. Av. Yavuzlar, “Haklı bir nedene dayanmayan bu fesih ile ilgili olarak kooperatifler, mahkemeden kiracılığın tespiti talebiyle dava açıyorlar. Açılan bu dava neticesinde öncelikle tedbir kararıyla, sonrasında nihai kararla kiracılıklarının tespiti ve işletme haklarının kendilerinde olduğu, bu fesih işleminin geçersiz olduğuna karar veriliyor” ifadelerini kullandı.

Antalya Balikçi Barinaği’nda Yetki̇ Kri̇zi̇ Yargi Kararlari Görmezden Geli̇ndi̇ (1)-3

“YERİNE YENİDEN GÖREVLENDİRME YAPMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

14 Kasım 2025 tarihinde bakanlığın, kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve yedek yönetim kurulu üyelerinin tamamını görevden alarak yerlerine kayyım atanmasıyla ilgili hukuka aykırı sürecin başladığını dile getiren Av. Yavuzlar, “Kooperatifler Kanunu gereği organsız kalan kooperatiflere ancak kayyum atanabilir. Daha doğrusu bir kooperatife kayyum atanması için tamamen organsız kalması gerekiyor. Bu anlamda da bu şartı gerçekleştirmiş oluyor bakanlık. Fakat burada Kooperatifler Kanunu’nun 90. maddesi çok açık. Hangi şartlarda bir kooperatif üyesinin görevden alınabileceğini detaylı olarak açıkladığı gibi, yine bununla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi de hangi şartlar mevcut olduğunda bir yönetim kurulu üyesinin görevden alınabileceğini detaylı olarak açıklamış. Bu noktada da şunu görüyoruz: Açık olarak hukuka aykırı eylem ve işlemi tespit edilen yönetim kurulu üyeleri ancak tedbiren görevden alınabilir. Aynı zamanda bakanlığın buradaki yetkisi tamamen görevden almaya ilişkin olabilir. Yerine yeniden görevlendirme yapması söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

Antalya Balikçi Barinaği’nda Yetki̇ Kri̇zi̇ Yargi Kararlari Görmezden Geli̇ndi̇ (3)-1

BİLİRKİŞİ RAPORU GEREKLERİ ORTAY ÇIKARDI

Bakanlık tarafından yapılan görevlendirmenin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle ve görevden alma kararlarının iptali talebiyle ilgili davaları açtıklarını ifade eden Av. Yavuzlar, “Bu davalarda gelinen noktada, en son gelen bilirkişi raporları da bütün taleplerimizi destekler nitelikte olup hepsini tasdik ettikten sonra şu açıklamaya özellikle yer veriyor: Bakanlığın buradaki görevi sadece ve sadece görevden almakla sınırlıdır; bunların re’sen bir başkasını görevli olarak oraya atayamayacaklarına dair raporlar geliyor” şeklinde konuştu.

Antalya Balikçi Barinaği’nda Yetki̇ Kri̇zi̇ Yargi Kararlari Görmezden Geli̇ndi̇ (2)-2

KAYYIM YÖNETİMİNİN TEMSİL YETKİSİ BULUNMUYOR

14 Kasım 2024’te yapmış oldukları görevlendirme bir yıl süreli olduğu için, bir yıl sonrasında aslında yalnızca yeniden görevlendirme yaparak süreci devam ettirmeleri gerekirken, süresi olmayan kayyum kararının mahkemeye talepte bulunarak uzatılmasını Tarım Bakanlığı talep edildiğini söyleyen Av. Yavuzlar, “Bu hatalı bir uygulama aslında. Fakat burada, neden genel kurulu yapamadıklarını izah ettikleri noktada; otopark alanında teknelerin bulunuyor oluşu, yine bu alanda ahşap ve kimyasal maddeler oluşu gibi aslında genel kurul yapılmasıyla hiçbir bağlantısı olmayan bahanelerin sunulduğunu biz de gördük, mahkeme de gördü. Bu noktada mahkeme şu açıklamayı yapmayı uygun gördü ve dedi ki: “Hâlihazırda zaten biz bu kayyuma yönetim ya da temsil kayyumu olarak bir yetki vermedik. Yani siz burayı yönetin veya burayı temsil edin diye bir şey biz size söylemedik. Bilakis sadece burada genel kurulun sağlanmasını, ortaya koyulmasını sağlayın diye görevlendirdik. Dolayısıyla bizden kaynaklanan sizin bir yönetim ya da temsil yetkiniz bulunmuyor. 14 Kasım itibarıyla bu taleplerin reddi sebebiyle bir boşluk oluştu. Bu boşluk şu demek: Hem bir görevlendirme yok hem mahkeme kendilerine böyle bir yetki vermediğini söylüyor. Dolayısıyla tamamen hiçbir yere dayanmayan bir yönetim orada oluşmuş oldu. Bunu yasallaştırmak adına ticaret siciliyle bu kişilerin geçici olarak Aralık sonuna kadar tescilini sağladılar. Fakat bu noktada, bu tescil de hukuka uygun değil. Çünkü ortada ne bir görevlendirme var, mahkeme kararı belli: “Yönetim temsil yetkisi yok” diyor. Fakat o tarihe kadar tescil edilmiş oldu” sözlerine yer verdi.

Antalya Balikçi Barinaği’nda Yetki̇ Kri̇zi̇ Yargi Kararlari Görmezden Geli̇ndi̇ (2)-1

BAKANLIK GÖREVLENDİRME YAPAMAZ

Bu tarihten sonra da 1 Ocak’ta yeniden görevlendirme yapıldığını ifade eden Av. Yavuzlar, “Bu görevlendirmeyle birlikte bir yıl daha tescil edilmiş oldu. Bakanlık görevlendirmesi. Şimdi iki temel sorun var burada: Birincisi, mahkemenin kendilerine yönetim ve temsil yetkisi vermemiş oluşu İkincisi, tüm gelen raporlar ve mahkeme kararlarında da görüleceği üzere burada bakanlığın yetkisinin bu görevden almayla sınırlı olduğu, sadece bu görevden almayı yapabileceği, fakat yerlerine birilerinin atanmasının hukuken mümkün olmadığı neticesi ortaya çıkıyor” sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ