Coğrafi İşaret Tescili yapılan Alanya Keçiboynuzu’nun daha çok yetiştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Üreticilere dağıtılan keçiboynuzu fidanlarının dikimi, yapılan analizlere göre en uygun yerlerde gerçekleştiriliyor.
KEÇİBOYNUZU EN KÖTÜ DÖNEMİNİ YAŞIYOR
Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği (ALKUB) Başkanı Duran Yılmaz, keçiboynuzunun modasının geçmeyeceğini belirterek, daha önce muz, üzün ve narda yaşanan sökümlerin yaşanmayacağını söyledi. Keçiboynuzunun, toprak değeri düşük olan noktalarda ya da kırsal kesimlerde rahatlıkla yetişen ve oralarda çok daha kaliteli olan bir ürün olduğunu belirten Duran Yılmaz, “Eskiden kışın sofralarda keçiboynuzu çerez olarak kullanılırken bugün yaşayabileceği en kötü dönemini yaşıyor. Bu çalışmalarla üretimin ve tüketimin daha üst noktalarda olacağını ve talep ile arzın daha da artacağını düşünüyorum” dedi.
SAĞLIK VE SANAYİDE DE KULLANILIYOR
Keçiboynuzunun sadece gıda ve gıda ürünleri olarak görüldüğünü ve bu algının yanlış olduğunu belirten Yılmaz, “Oysa keçiboynuzu sağlıkta çok daha farklı ürünlerle ortaya çıkmaya hazır. Aynı zamanda ağır sanayide de etil alkol için vazgeçilmez bir ürün. Çünkü etil alkol her noktada kullanılıyor. Akaryakıtta yüzde 5 oranında etil alkol var. Bunları karşılayabilecek bir ürüne ihtiyacımız var. Bunlardan en iyisi yine keçiboynuzu. Yeter ki iyi ve kaliteli üretim olsun. Hem vatandaşların nazarında sofralarda yeniden yerini bulacak hem de sanayi anlamında büyük bir ihtiyacı karşılayacak” diye konuştu.
DİKİLEN BİTKİDEN 20 YIL SONRA DA VERİM ALINABİLİYOR
İhtiyacı karşılayabilmek için keçiboynuzu üretiminin altyapı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yılmaz, “Bugün o talebi karşılayacak, yeterli kalitede ürün henüz elimizde mevcut değil. Bahçeleşme olmalı ki o kadar talebi karşılayabilelim. Yıllar önce muza bir teşvik verildi devlet tarafından. Şu an Tarım Bakanlığı’nın üretim planı yayınlandı ve muz çok su tükettiği için yeni muz seraları yasaklandı. Çünkü çok su tüketiyor. Ancak keçiboynuzu bir orman bitkisidir. Ama ormanda ‘orman dışı ürün’ olarak geçer. Kendiliğinden doğal olarak yetişen bir üründür. Buna rağmen Akdeniz Üniversitesi’nde hem suya daha az ihtiyaç duyan hem de soğuğa dirençli bir tür geliştirdiler. Şu anda da onun çoğaltılmasıyla alakalı çalışma yapıyorlar. 20 yıl sonra da bu tarlalardan verim alınabilir” şeklinde konuştu.
KEÇİBOYNUZU, BAKMI EN KOLAY BİTKİ
Keçiboynuzunun bakımının çok kolay olduğunu belirten Duran Yılmaz, “Emek yoğun ürünler vardır; muz gibi, çilek gibi. Keçiboynuzu böyle bir özelliğe sahip değil. Akdeniz bölgesindeki ürünler içerisinde, ağaçların ve fidanların arasında en az bakıma ihtiyaç duyan bitkidir keçiboynuzu” görüşlerine yer verdi.
KEÇİBOYNUZUNDA FİYAT DALGALANMASI OLMAZ
Keçiboynuzunu yetiştirecek üreticilerin hangi amaçla ektiğinin önemli olduğunu belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı: “Genel olarak, arazinin yapısı, maliyeti, verdiğiniz bakım ve bakım giderleri, işçilik maliyetleri ve sonunda aldığınız ürünün karlılığına baktığınızda keçiboynuzu uzun vadeli kazançlı bir yatırımdır. Eskiden keçiboynuzu 10-15 yılda ürün verir diye düşünülürken şimdi 4-5 yılda ürün alınabiliyor. Domates bu yıl 150 lira, seneye 10 lira olabiliyor. Keçiboynuzunun fiyatını çekirdeği belirler. Bu yıllarda keçiboynuzunun çekirdeği biraz düşük. Eğer ektiğiniz ürünün yabani çekirdek oranı yüksekse, bunun fiyatı dünya genelindeki çekirdek fiyatlarına endeksli olarak belli bir rakamda devam eder. Ama bugünlerde en çok ihtiyaç duyulan şey aşılı, yani bizim Alanya keçiboynuzunun yemelik ve sofralık, ballısı ve etkili olan çeşididir. Bunun da fiyatı 100 liranın üzerinde."





