Yetersizlik hissi ile mükemmeliyetçilik arasında müthiş bir bağ vardır. Birbirini besleyen bir döngü aslında. Mükemmeliyetçilik en iyisine ulaşma arzusuyla davranışlarımızı, sorumluluklarımızı ertelememize neden olabilir.
Mükemmeliyetçilikte kişi değerini performansına bağlar. Hata yapma, eksik yapma gibi durumlarda kendisine karşı veya çevresinin de onu değersiz göreceğine dair inançlar geliştirebilir. Bir diğer nedenlerinden biri ise çocukluk çağı döneminde koşullu sevgi görmektir. Matematik sınavından yüksek not alırsam ailem benimle daha çok gurur duyar. Arkadaşlarım, öğretmenlerim beni daha çok sever gibi. Bu koşullar altında tabi başarısız olmak utanç, suçluluk ve kaygıyı arttırabilir. Başkalarından onay alma ihtiyacı, kendinden ödün vermeye dönebilir. Yetersizlik ise kendilik algımızla ilgili tahammül edilmesi güç bir hissiyattır. Bu hisle mücadele edebilmek için her şeyin mükemmel olmasına yönelik hareket ederiz . Mükemmel olmadığı zamanda yetersiz hissederiz . Başlamak için hedefimiz mükemmel olan o sonuçken sürdürme kısmında bu mükemmeliyetçiliği ilerletmek limitlerimizi zorlayabilir . Bu süreçte kendimize yönelik acımasız olumsuz düşüncelerimiz olabilir . Başarılı olmazsam yeterli olamam , başarısızım , kötüyüm ..
Bu süreçte , standartları gözden geçirmek , standartlarımızı değerlendirmek faydalı olacaktır . Tabi yüksek standartlara da sahip olmak her zaman sağlıksız bir mükemmeliyetçilik anlamına gelmez .
Hedeflere ulaşmak için basamak sistemini kullanmak faydalı olabilir . Hedefiniz onuncu basamaksa birden onuncu basamağa çıkmak sizi zorlayabilir veya düşebilirsiniz . Fakat birer birer basamakları tırmanmak daha sağlam temeller kurmanızı ve motivasyonunuzu arttırmayı destekleyecektir. Çaba var ise eninde sonunda tamamlanırız . Gerçek iyilik hali budur .