‘ÇYDD Antalya Şubesi, projenin 15. dönemi kapsamında mentör ve mentilerin ilk yüz yüze tanışma toplantısını 31 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirdi.

Şube Koordinatörü Leyla İrten'in koordinasyonunda düzenlenen buluşmada 54 menti ve 34 mentör yeni dönem için bir araya geldi.’ ‘ Haberinin bende dündürdüklerini paylaşmak istedim sizinle . Öyle ya yaşamda, kariyer yolculuğuna nereden başlayacağımızı bilmeden, yolumuzu bulmak için kaybettiğimiz onca zamanı, eğer şanslıysak denk gelen yollardan birine tutunduğumuzu düşününce bu projenin kıymeti bir kez daha katlanıyor.

Bir insanın hayatında bazı dönüm noktaları vardır. Kimi zaman bir kitap, kimi zaman bir öğretmen, kimi zaman da deneyimlerini paylaşan bir yol arkadaşı yönümüzü değiştirebilir. Özellikle gençlik yıllarında karşılaşılan doğru rehberlik, yalnızca bir kariyer seçimini değil, bir yaşamın tamamını etkileyen güçlü bir dönüşüm yaratabilir.

İşte bu nedenle mentörlük, günümüzün en değerli sosyal yatırımlarından biridir. Çünkü mentörlük; sadece bilgi aktarmak değil, bir gencin kendine inanmasını sağlamak, potansiyelini keşfetmesine yardımcı olmak ve geleceğe daha güvenle bakabilmesinin yolunu açmaktır.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin yıllardır başarıyla sürdürdüğü Mentorluk Projesi de tam olarak bu anlayışın somut bir örneğini oluşturuyor. Üniversite eğitimlerini sürdüren bursiyer gençlerin, kendi alanlarında deneyim kazanmış, mesleklerinde başarılı ve yaşam tecrübesi yüksek kişilerle bir araya gelmesi, aslında kuşaklar arasında kurulan güçlü bir köprü anlamına geliyor.

Bugün üniversite sıralarında oturan bir genç, geleceğe dair pek çok soruyla yol almaya çalışıyor. Hangi mesleği seçmeli? Kendini nasıl geliştirmeli? İş yaşamında onu neler bekliyor? Zorluklarla nasıl mücadele etmeli? Bu soruların cevapları yalnızca ders kitaplarında yazmıyor. Bazen bir mentörün yaşam öyküsü, yıllar içinde edindiği deneyimler ve samimi paylaşımları, gençlerin önünü aydınlatan en değerli pusulaya dönüşebiliyor.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Antalya Şubesi'nin gerçekleştirdiği yeni dönem buluşmasında bir araya gelen mentörler ve mentiler, aslında sadece bir proje dönemine başlamadılar. Onlar birlikte öğrenmenin, paylaşmanın ve dayanışmanın yeni bir yolculuğuna adım attılar. Bu yolculukta gençler mesleki gelişimlerini destekleyecek bilgiler edinirken, mentörler de genç kuşakların dünyasına daha yakından bakma, onların hayallerini, beklentilerini ve değişen yaşam algılarını anlama fırsatı buluyor.

Çünkü gerçek mentörlük tek yönlü bir eğitim değildir. Karşılıklı bir öğrenme ilişkisidir. Tecrübe ile dinamizmin, bilgi ile merakın, geçmiş ile geleceğin buluştuğu özel bir paylaşım alanıdır.

Günümüzde bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Ancak gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey yalnızca bilgi değil; deneyim, ilham ve güven duygusudur. Bir mentörün "Ben de bu yollardan geçtim" diyebilmesi, bir gencin yalnız olmadığını hissetmesini sağlar. Karşısında başarıları kadar hatalarını da paylaşabilen bir rol model görmek, gençlere cesaret verir.

Toplumların gelişmişlik düzeyi, yalnızca ekonomik göstergelerle değil, gençlerine sundukları fırsatlarla da ölçülür. Gençlerin eğitimine, gelişimine ve hayallerine yapılan her yatırım, aslında geleceğin daha güçlü, daha üretken ve daha çağdaş bir toplumuna yapılan yatırımdır.

ÇYDD'nin Mentorluk Projesi bu yönüyle sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk örneğidir. Her mentör, deneyimlerini paylaşarak bir gencin hayatına dokunurken; her menti de yarının bilim insanı, yöneticisi, sanatçısı, girişimcisi ya da toplumsal lideri olarak geleceği şekillendirme potansiyelini güçlendiriyor.

Belki yıllar sonra bugün bu programda yer alan gençlerden biri önemli bir başarıya imza atacak. Belki bir başkası kendi alanında örnek gösterilen bir uzman olacak. O gün geldiğinde başarı hikâyesinin görünmeyen kahramanları arasında, ona inanan ve yol gösteren bir mentör mutlaka bulunacak.

Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştiren şey büyük fırsatlar değildir. Ona zaman ayıran, deneyimini paylaşan, cesaret veren ve "yapabilirsin" diyen bir eldir.

Bir gencin geleceğine dokunmak, aslında ülkenin geleceğine dokunmaktır. Ve bundan daha değerli bir yatırım yoktur.