Bir evlilik/ilişki sona erdiğinde geriye yalnızca bitmiş bir ilişki kalmaz. Düzen, alışkanlıklar, roller, planlar, çaba ve emekler. Evlilik süresince edindiğimiz roller de ‘’anne’’, ‘’eş’’ ‘’evin sorumlusu’’ gibi roller hayatın önemli parçası haline gelebilir.
Kişinin kendi istek ve arzuları bu rollerin gerisinde kalabilir. Ayrılığın ardından ‘’ben kimim’’ sorusunu aramaya başlarız. Çünkü kendi isteklerimiz öncelik değilken şimdi bazı rollerimizin yasını tutmamız gereklidir. Yas sürecini sadece vefat eden yakınlarımız için yaşamayız aslında. Evlilikte ki ben, eş olan ben rollerinin de yasını yaşarız. Yas sürecinin diğer bir parçası ise geleceğe yönelik hayal ve planlardır. Birlikte yaşamanın, planlanan bir gelecek, ortak hayaller de kaybedilebilir. Bu nedenle ayrılık/boşanma sürecinde öfkeli, huzursuz, üzgün hissetmek, özlem çekmek oldukça anlaşılabilir bir durumdur. Bir gün içerisinde farklı duyguları hissetmekte dahil. Ayrılık/boşanma kararını verirken ve bu süreci yönetirken dikkat edilmesi gereken bazı başlıklar vardır. ’Biz ‘’ kavramına ulaşmadan önce ilk ‘’Ben’’ olabilmek. Günümüzde ayrılıkların en büyük nedenlerinden biri kişilerin kendilerine öncelik vermeden ilişki üzerindeki rollerine daha büyük değer vermesinden kaynaklanır. Yanlış anlaşılma olmasın bencillikten bahsetmiyorum. Benmerkezci bir kavramdan bahsediyorum. Sınırlara saygı duyabilmek. İlişkide en önem verilen olgulardan biri saygıdır. Buradaki saygı bana ben olabilmem için duyduğu saygıdır. Ben olabilmem için bana sunulan alan ve özveridir. En başta bu sınırlar ezildiğinde ise karşılıklı olarak birbirimizin ‘’ben’ ’sınırlarına saygı duymamış oluyor ve ilişkinin yıpranma süreçleri başlıyor maalesef. Burada devreye kıskançlık devreye giriyor olabilir. Fakat dengeyi sağlamak değerli. Hiç kıskanmamak veya aşırı kıskanmak dengeyi bozuyor. Bu da tabii kişinin yine ben olabilmek değeriyle ilgili konulardan biridir. Veya açık iletişimi kuramamak, manipüle etmek, edilmek. Hayır diyememek, yoğun suçluluk duygusuyla mücadele etmek gibi gibi başlıklar da kişinin yine kendi süreçleriyle ilgili başlıklardır. Ayrılıktan sonra özlemek veya yalnızlık çekmek bu sebeplerle daha yoğun geçebilir. Ayrılık/boşanma sürecinde ilk yapılması gereken en önemli şey yas tutmaktır. Sağlıklı bir yas süreci ortalama bir senedir. Bu bir senelik süreçte yoğun duygular, kendi yalnızlığını sevememe ne istediğini bilmediğini düşünmek normal süreçlerdir. En sık tartışılan konulardan bir tanesi ise ben olabilmekte zorlandığım bir ilişki bittikten sonra yeni bir ilişkiye başlamalı mıyım? Başladığınız takdirde kaygılı bağlandığınız yeni bir ilişkiye hoş geldiniz. Kendi sınırlarınızı öğrenmek , denemediğiniz aktiviteleri denemek , yeni arkadaşlıklar ve sosyal ortamlarda bulunmak keşif etmek için doğru alanlar olabilir.