Özellikle yıllık tüketimi 4.000 kWh üzerinde olan ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında bulunan mesken abonelerine, çeşitli kampanyalar adı altında sözleşmeler sunulmakta ve en çok “enerji birim fiyatınızı sabitliyoruz” söylemi kullanılmaktadır.

SABİT FİYAT İFADESİNE DİKKAT
Vatandaşlarımız, sabitlenen bu fiyatın SKTT birim fiyatının olduğunu düşünerek avantaj sağladığını zannetmekte ve sözleşmeyi imzalamaktadır. Oysa SKTT birim fiyatı; enerji bedeli, YEKDEM ve tedarikçi kârlılık oranı olmak üzere üç temel bileşenin birleşiminden oluşmaktadır. Sözleşmelerde sabitlendiği ifade edilen tutar ise enerji bedeli olup bu üç kalemden yalnızca birini kapsamaktadır. Bu nedenle “sabit fiyat” ifadesi, SKTT birim fiyatının sabitlendiği anlamına gelmemektedir.

YÜKSEK FATURA İSYANI
Gerçek durum çoğu zaman ilk fatura geldiğinde ortaya çıkmakta, vatandaşlarımız 12 ay ve üzeri süreli sözleşmeler nedeniyle beklemedikleri yüksek faturalarla karşı karşıya kalmaktadır. Vatandaşlarımıza buradan önemli bir çağrıda bulunuyoruz: İçeriğini tam olarak anlamadığınız hiçbir sözleşmeyi imzalamayın. Acele ettirilen, oldu-bittiye getirilen tekliflere temkinli yaklaşın. “Sabit fiyat” ifadesinin, SKTT birim fiyatını garanti etmediğini bilin. Tereddüt ettiğiniz durumlarda mutlaka uzman görüşü alın. Unutulmamalıdır ki, SKTT kapsamında olan mesken aboneleri için tedarik şirketlerinin kârlılık oranları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından zaten sınırlandırılmıştır. Bu nedenle, yalnızca gelecekte fiyatların çok artacağı beklentisi dışında, mesken abonesi için uzun vadeli sözleşme imzalamak gerekli değildir.

EPDK’ya da çağrıda bulunuyoruz: Vatandaşın imzaladığı veya imzalayacağı sözleşmeyi doğru değerlendirebilmesi için, SKTT’yi oluşturan tüm bileşenlerin faturalarda ve bilgilendirme dokümanlarında açık ve kalem kalem gösterilmesi sağlanmalıdır. Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, vatandaşlarımızın bu tür mağduriyetler yaşamaması adına teknik bilgilendirme ve destek vermeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz. Bu açıklama bir eleştiri değil, bir kamu yararı ve tüketici güvenliği uyarısıdır. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde oluşabilecek mağduriyetlerin sorumluluğu, bu uyarıları dikkate almayan uygulamalara ait olacaktır.”





