Son günlerde dünya gündemine bomba gibi düşen Epstein dosyası hakkında kritik iddialarda bulunan CHP Muratpaşa İlçe başkanı Av. Can Okan Kıran, eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve AKP Antalya Milletvekili Mustafa Köse’yi işaret etti. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Başkan Kıran, geçtiğimiz günlerde Epstein yazışmalarıyla gündeme gelen Rixos Otelleri zincirinin sahibi Fettah Tamince’nin başkanlığını yaptığı Gaye Eğitim Vakfı’nın yönetiminde Menderes Türel’in de yer aldığını hatırlattı.

Ortaya çıkan tablonun tesadüf olmadığını ileri süren Başkan Kıran, “Bu isimleri yan yana koyduğumuzda karşımıza çıkan şey bir tesadüf değildir. Bu, iktidar–sermaye–vakıf–eğitim hattında kurulan örgütlü bir güç mimarisidir. İsimler değişiyor, coğrafyalar değişiyor; ama düzen değişmiyor” dedi.
“EPSTEİN DOSYASI BİZE YABANCI DEĞİL”
Konuya ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Başkan Kıran şu ifadelere yer verdi:
“Epstein dosyası yalnızca bireysel bir sapkınlık ya da “uluslararası bir skandal” değildir. Bu dosya; sermaye, siyaset ve dokunulmazlık zırhı arasındaki karanlık ilişkinin nasıl kurulduğunu, nasıl korunduğunu ve nasıl sürdürüldüğünü gösteren küresel bir aynadır. Bu resme baktığımızda gördüğümüz manzara bize yabancı değildir.

BAŞKAN KIRAN’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
İki gün önce Epstein yazışmalarıyla yeniden gündeme gelen Rixos Otelleri, yalnızca bir turizm markası değildir. Bu zincirin sahibi Fettah Tamince, aynı zamanda Antalya Bilim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanıdır ve Gaye Eğitim Vakfı Başkanıdır.
BAŞKAN KIRAN MENDERES TÜREL’İ İŞARET ETTİ
Yani sermaye yalnızca otellerde değil; eğitimde, vakıflarda, kurumsal yapılarda da konumlanmaktadır. Bu vakfın yönetim yapısına baktığımızda ise tablo daha da tanıdık hale gelir. Vakıf yönetiminde; önceki dönem AKP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Menderes Türel ve halen AKP Milletvekili olan Mustafa Köse yer almaktadır.

“TESADÜF DEĞİL”
Bu isimleri yan yana koyduğumuzda karşımıza çıkan şey bir tesadüf değildir. Bu, iktidar–sermaye–vakıf–eğitim hattında kurulan örgütlü bir güç mimarisidir. Ve tam da bu mimarinin gölgesinde, 2011 yılında Rixos Otel çalışanı Burak Oğraş hayatını kaybetti. Telefonu bulunamadı. Dosya yıllardır sürüncemede. Bir baba, on beş yıla yakın süredir adalet arıyor.
“İSİMLER DEĞİŞİYOR, COĞRAFYALAR DEĞİŞİYOR; AMA DÜZEN DEĞİŞMİYOR”
Bugün aynı otel zinciri, bu kez Epstein dosyalarıyla anılıyor. İsimler değişiyor, coğrafyalar değişiyor; ama düzen değişmiyor. Biz şunu söylüyoruz: Bu ülkede sorun “tekil suçlar” değildir. Sorun, suçun sistematik biçimde görünmez kılındığı, güçlü olanın korunup zayıf olanın yalnız bırakıldığı bir düzendir.

“CEZASIZLIKLA SÜRDÜRÜLEN BİR SUÇ DÜZENİDİR”
Adalet; güç ilişkilerinin, sermayenin ya da siyasal nüfuzun arkasına saklanamaz. Kurumsal yapılar ve unvanlar, gerçeği örten bir kalkan haline getirilemez. Bu nedenle susmuyoruz. Unutmuyoruz. Unutturulmamasını istiyoruz. Çünkü bu bir skandal değil; cezasızlıkla sürdürülen bir suç düzenidir.”





