Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği (İSG), hastaneler vb. sağlık kuruluşlarının işyeri tehlike sınıfının düşürülmesine yönelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılan önerilere yazılı açıklamada bulunarak tepki gösterdi. Dernek, 13 Ocak 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan görüşmeler öncesinde kamuoyuna kritik açıklamalarda bulunarak, sağlık kuruluşlarının “çok tehlikeli” sınıfta kalması gerektiğini belirtti.

Hastanelerin Tehlike Sinifi Dusuruluyor Mu (1)

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun temel amacının sağlık ve güvenliğinin korunması olduğunu hatırlatan Dernek, Sağlık hizmetlerinin niteliğinin sürdürülebilirliğinin ancak sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasıyla mümkün olduğunu dile getirdi. Risklerin devam ettiği bir ortamda tehlike sınıfının düşürülmesinin temel amaçla bağdaşmadığının altını çizen dernek, “Hastaneler; biyolojik etkenler, kimyasal maddeler, radyasyon kaynakları, kesici-delici aletler, ergonomik riskler, yoğun iş temposu ve şiddet vakaları gibi çok sayıda tehlikeyi aynı anda barındıran, 7/24 kesintisiz hizmet verilen çalışma alanlarıdır. Sağlık çalışanları bu risklere sürekli ve doğrudan maruz kalmaktadır” dedi.

“HASTANELER BU KRİTERDE EN YÜKSEK BASAMAĞA OTURUYOR”

Konuya ilişkin yazılı açıklamada bulunan Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği şu sözlere yer verdi:

“Hastaneler ve benzeri sağlık kuruluşlarının, işyerleri tehlike sınıfı, çok tehlikeli sınıftan tehlikeli sınıfa çekilmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına teklifte bulunulmuştur. 13.01.2026 tarihinde yapılacak görüşmeler sonucunda Sağlık kuruluşlarının tehlike sınıflarının ne olacağı karara bağlanacaktır. Bu bağlamda derneğimizin konu ile ilgili görüşlerini bilgilerinize sunuyoruz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çıkarılan tehlike sınıfları listesindeki temel kriter, işyerinin maruz bıraktığı risklerin potansiyel şiddetidir. Hastaneler bu kriterde en yüksek basamağa oturuyor.

Hastanelerin Tehlike Sinifi Dusuruluyor Mu (4)

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI BU RİSKLERE SÜREKLİ VE DOĞRUDAN MARUZ KALMAKTADIR”

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun temel amacı, sağlık ve güvenliğinin korunmasıdır. Sağlık hizmetlerinin niteliğinin sürdürülebilirliği ise ancak sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasıyla mümkündür. Risklerin devam ettiği bir çalışma ortamında tehlike sınıfının düşürülmesi, bu temel amaçla bağdaşmamaktadır. Hastaneler; biyolojik etkenler, kimyasal maddeler, radyasyon kaynakları, kesici-delici aletler, ergonomik riskler, yoğun iş temposu ve şiddet vakaları gibi çok sayıda tehlikeyi aynı anda barındıran, 7/24 kesintisiz hizmet verilen çalışma alanlarıdır. Sağlık çalışanları bu risklere sürekli ve doğrudan maruz kalmaktadır.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI MESAİ BOYUNCA BİYOLOJİK RİSK ETMENLERİNE MARUZ KALIRLAR”

Tehlike sınıfının düşürülmesi önerisi incelendiğinde ağır sanayi baz alınarak örneklem yapılmış ve sağlık kurumları ile kıyaslanmıştır. Halbuki ağır sanayiye girmeyen nice iş kolu vardır ki çok tehlikeli sınıfta yer alır. Birçok çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinin ölümlü iş kazası sıklık oranı sağlık sektörünün altında kalmaktadır. Dolayısıyla sadece iş kazası ya da ölümlü iş kazası sıklığı ile tehlike sınıfı belirlenmez. İş kazaları ve meslek hastalıklarının temel kaynakları risk etmenleridir ki bu risk etmenlerine ile günlük mesai boyunca olumsuz bir şekilde maruz kalma ihtimali ve sonuçları, işin tehlike sınıfını belirler. Sağlık çalışanları mesai boyunca biyolojik risk etmenlerine maruz kalırlar. Bunun haricinde yer yer fiziksel ve kimyasal risk etmenlerine maruz kaldıkları bölümlerde mevcuttur.

Hastanelerin Tehlike Sinifi Dusuruluyor Mu (1)-1

“HASTANELER BİR ÜLKE İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP OLAN BİRİMLERDİR”

Bu bağlamda risk etmeni ile karşılaşılan değil risk etmenleri ile yaşanılan ortamlardır hastaneler. Hastaneler ayrıca bir ülke için stratejik öneme sahip olan birimlerdir. Hastanelerin her daim en zor koşullara hazırlıklı olması ve olağanüstü durumlarda hızlıca gerekli aksiyonu alacak alt yapı hazırlığının bulunması gerekmektedir. Bu yüzden dahi normal günlük yaşayışında iş güvenliği için maksimum özen ve gayret sarf etmek ülkemiz için kritik önem arz etmektedir.

“RİSK TEMELLİ YAKLAŞIM İLE ÖRTÜŞMEDİĞİ DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR”

Derneğimiz tarafından sahada yapılan gözlemler, meslek hastalığı verileri ve iş kazası kayıtları; hastanelerin iş sağlığı ve güvenliği açısından yüksek riskli işyerleri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda, hastanelerin mevcut iş sağlığı ve güvenliği tehlike sınıfının düşürülmesine yönelik değerlendirme ve girişimlerin, tamamen ekonomik kaygı kaynaklı olduğu görülüp, risk temelli yaklaşım ile örtüşmediği değerlendirilmektedir. Ekonomik gerekçelerle yapılan sözde tasarruf tedbirlerinin sonuçlarını yakın tarihte çok ağır bir şekilde onlarca kişinin ölmesi ile tüm kamuoyu görmüştür.

Hastanelerin Tehlike Sinifi Dusuruluyor Mu (3)

“MESLEK HASTALIKLARININ ARTMASINA NEDEN OLABİLECEK SONUÇLAR DOĞURABİLECEKTİR”

Tehlike sınıfının düşürülmesi; Önleyici ve koruyucu iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının zayıflamasına, İSG profesyonellerinin görevlendirme sürelerinin azalmasına, risk değerlendirmesi, eğitim ve denetim faaliyetlerinin etkinliğinin düşmesine, eğitim için ayrılacak sürenin azalmasına, iş kazaları ve meslek hastalıklarının artmasına neden olabilecek sonuçlar doğurabilecektir.

“HASTANELERİN MEVCUT TEHLİKE SINIFININ KORUNMASINI TALEP EDİYORUZ”

Bu çerçevede derneğimiz; hastanelerin mevcut tehlike sınıfının korunmasını, tehlike sınıflarının belirlenmesinde fiilî riskler ve saha gerçeklerinin esas alınmasını, sağlık çalışanlarının can güvenliğini ve hizmet sürekliliğini önceleyen uygulamaların sürdürülmesini saygılarımızla arz ve talep eder, bilgilerinize sunarız.”

Kaynak: ANTALYA İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ DERNEĞİ/BÜLTEN