Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında ikinci kez hakim karşısına çıktı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, davanın seyrini değiştirecek gelişmeler yaşandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu Başkanı Muhittin Böcek, rüşvet ve yolsuzluk suçlamaları kapsamında ikinci kez hakim karşısına çıktı. 41 sanığın yargılandığı davada, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Muhittin Böcek, “icbar suretiyle irtikap”, “haksız mal edinme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması” ve “nüfuz ticareti” ile suçlanıyor. Mahkemeye, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, İl Başkanı Nail Kamacı ve çok sayıda CHP’li isim katıldı.
GÖKHAN BÖCEK MAHKEMEDE
Mağdurlar ve tanıklar dinlenirken, bu mahkeme de ise sanıklar dinlenecek. Muhittin Böcek, salona alkışlarla girdi. Geçtiğimiz duruşma raporlu olduğundan dolayı mahkemeye gelmeyen oğul Gökhan Böcek bu mahkemede yer aldı. Tutuklu sanıklar arasında yer alan Muhittin Böcek ile birlikte Fazlı Ateş duruşmada hazır bulundu. Ev hapsi kararı bulunan İlker Arslan da duruşmada yer aldı.
TEHDİT İDDİASINA CEVAP
İş insanı Muvakkaf E. ifade vermeye başladı. Muvakkaf E. şu sözlere yer verdi:
"İnşaat işleri yapıyorum. Belediye ile iş yapıyorum ve ruhsat başvurusu yaptım. Tuncay Kaya belediyenin ihtiyacı olduğunu belirterek, bağış yapmamı istedi. Bağış yapmamam halinde tehditte bulunmadı, yapmamam halinde de işlerimin olmayacağını belirtmedi. OBu kapsamda Tuncay Kaya’ya odasında iki seferde toplamda 250 bin TL civarında bir ödeme yaptım. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Temuçin ile makamında görüştüm kendisini tanırım. Belediyenin benden bağış adı altında talepleri oldu. Bu görüşmenin ardından belediye ekipleri gelerek işlemlerimi hızlı şekilde tamamladılar. Kimseden şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum."
REKLAM FİRMASININ SAHİBİ KONUŞTU
Andolu Reklam'ın sahbini Fethi Ö. ifade vermeye başladı. Özer, "Anadolu Reklam yetkilisiyim. CHP'den bize ulaştılar ve seçim çalışmasına başladık. Yusuf Yadoğlu'nun firmasından muhasebeci aradı. Muhasebecisi Savaş Bey fatura karşılığınbana ödeme yaptı. Araba kaplama gibi detaylar karşılığında. Yusuf Yadoğlu'nun ödemeleri tamamen seçim için reklam çalışmaları karşılığında yapıldı. Başka ödeme almadık. Kaplama yaptığımız otobüsler kiralıktı. Fatura kestiğim firmaların kime ait olduğunu bilmiyorum. YKS'ya da ait olup olmadığını bilmiyorum piyasadan kiralandığını biliyorum. Ödemeleri banka havalesi ya da çek ile aldım.
AK PARTİ İLE ÇALIŞTIM SORUŞTURMA GEÇİRMEDİM
Başka bir dönemde başka adaylar ve partiler için de çalıştık. Bu işte yaptığımız işin karşılığını bir başkası ödedi ve sponsor olduğu belirtildi. Başka bir zamanda böyle bir çalışmamız olmadı. Bu ödemeler yapılırken, herhangi bir zorlukla karşılaşmadım. Yusuf Yadoğlu'nu hiç görmedim ve tanımıyorum. Sadece Gökhan Böcek ile görüştüm. Başka parti ve adaylarla da seçim dönemlerinde çalıştım. Daha önce AK Parti adayları ile de çalıştım ve onlarda da sponsorlardan ödeme aldım. Ancak bugüne kadar başka bir soruşturma geçirmedim" sözlerine yer verdi. Fethi Ö.'nün ifadesi sona erdi.
KUYUMCU ÇALIŞANI KONUŞTU
Kuyumcu Salih E.'nin çalışanı Tunahan Y. ifadesinde şu sözlere yer verdi; "Toptan kuyum işi yapıyoruz. Zeynep Kerimoğlu adına 18 kilo altını ben aldın. İkinci gün dolar aldık. Bağlantının karşılığı 23 kiloydu eksik olan kısmı dolar olarak aldık. Finike Döviz'den altınları ben aldım ve çantayla taşıdım. Erkan olayla ilgili bu konuda benimle temasa geçti. 437 bin dolar altınında dışarı da ben aldım. Doları emanet olarak aldık, altın gelince değiştirdik. Bu süreçte Zeynep Hanım'ı hiç görmedim. Kara para olsa komisyon kesildiği söylenir.
ALTINLAR EL ÇANTASI İLE TAŞINMIŞ
Biz altın alışverişinde herhangi bir kesinti yapmadık normal fiyat üzerinden işlem yaptık. Daha önceki ifademde Finike Döviz'den bize altın getirildiğini söylemiştim. 12 Ağustos'ta sabah emniyete gittik ve neye uğradığımızı şaşırdık. O gün o ifadeyi verdim. Finike Dövize bizzat gidip altını ben aldım. Dövizi de ben aldım. Daha sonra altını başkaları getirdi. Altınları normal el çantası ile taşıdım.
MASAK'A BİLDİRİLMEDİ
Bu olaylardan önce, şirketimiz ile Finike döviz arasında altın karşılığı döviz alışverişimiz oldu. Emanet altın ve döviz alışverişimiz oldu. Acil döviz ihtiyacımız olduğunda güvene dayalı olarak birkaç gün için emanet döviz aldık. Bu tür işlemleri genel olarak MASAK'a bildiriyorduk bunu bildirmedik." Tunahan Y'nin ifadesi sona erdi.
DEFALARCA ALTIN ALDIM
Kuyumcu Salih E.'nin diğer çalışanı Melek A. ifade vermeye başladı. Melek A. şu sözlere yer verdi; "Altunişleten firmasında çalışıyorum. Esnafa siparişlere altını teslim ederek, bunun karşılığında ödemesini alırım. Zeynep Kerimoğlun'a gönderilen paradan bilgim yok. Bu konuda Salim Bey ve Tunahan Bey'in bilgisi olur. Kuyumcu esnafı dışında hurda altın almayız. Finike Döviz'i biliyorum ve gidip geliyorum. Ama çalışanlarını çok tanımam. Finike Döviz'den de defalarca altın aldım. Her gün gittiğim de olur. Zeynep Kerimoğlu'na kesilen gider hakkında bilgim yok." Melek A'nın ifadesi sona erdi.
KAYITLARA İŞLENDİ
Kuyumcu Salih E.'nin ön muhasebeye bakan çalışanı Çağlar T. ifade vermeye başladı. Çağlar T. "Altunişleten kuyumculuk ön muhasebe personeliyim. Finike Döviz'den gelen altın ile ilgili MASAK raporu düzenlendi. Zeynep Hanım'a telefonla ulaşıp imzalatmak için gönderdim ve imzalanıp geri geldi. Altınların Finike Döviz'den kimin nasıl getirdiğini bilmiyorum. Zeynep Kerimoğlu'nun telefonunu Erkan Bey'den aldım. Finike Döviz ile altın alışverişimiz sürekli oluyordu. Gider pusulalarını 3 parça halinde düzenledik. Bu kasamızdaki tutardan dolayıdır. Ben gider pusulalarını altın geldikçe kesiyordum. Konuyla ilgili Tunahan Y. talimat verdi ve işlem yaptım. Bağlı bulunduğum firma, Akdeniz bölgesinin en büyük altın toptancısı. Finike Döviz'den gelen bahse konu 437 bin dolar için muhasebe kayıtlarına işlenmedi ancak gelen altın kayıtlara işlendi. Finike Döviz adına bir fatura kesmedik ortaklarının adına fatura kestik." Çağlar T'nin ifadesi bitti. Mahkemeye ara verildi.
KASAYI AÇIK GÖRDÜM
Finike Döviz çalışanı İsmail Hilmi Ş. ifadelerinde şu sözlere yer verdi; "Finike Döviz'de 25 yıldır çalışıyorum. Ortakları Ali Yılmaz, Mustafa atılgan ve Erkan Aydemir. Döviz işlemlerinin işini keseriz. Yüklü miktardaki alım satımlardan benim bilgim yok. İşletmenin fiili idaresi Mustafa ve Erkan bey. Ali Yılmaz işyerine çok gelmez. Üst katta yöneticilerin neler yaptığını bilemem. Biz alt kattayız. Kemal Adalı ile samimi değilim. Ben halkla ilişkiler işindeyim. Döviz bürosuna altın getirilip bozdurulmaz. Emanet getirildiğini de görmedim. Finike Döviz'in kasasını bazen açık gördüm ama hiç altın görmedim. Bir kuyumcu ile ortak okunduğunu biliyorum. Altınişleyen kuyumculuk ile alışveriş oluyordu. Döviz getirip bozduruyorlardı. O firma satın aldığı zaman döviz götürüyorduk."
Finike Döviz çalışanı Mehmet A. ifade vermeye başladı. Mehmet A. ifadesinde şu sözlere yer verdi; "Finike Döviz'de çalışıyorum. Transfer işlerini yaptım. HSA kuyumculuğu da tanıyorum. Finike Dövizi Mustafa ve Erkan bey yönetiyordu. 1 yıldır çalışıyorum ve Ali Yılmaz’ı sadece 1 kez gördüm. İdareye çok karışmazdı. HSA kuyumculuk döviz aldığında onlara götürüyordum ama altın alışverişine hiç şahit olmadım. Kemal Adalı'yı tanıyorum daha önce yanında çalıştım."
GÖKHAN BÖCEK'İ HATIRLAMIYORUM
Finike Döviz çalışanı Murat C. ifade vermeye başladı. Murat C. "Finike Döviz de yaklaşık 25 yıldır kasiyer olarak çalışıyorum. Üç ortaklı ve Ali Yılmaz neredeyse hiç gelmez. Günlük rutin işleyişi bilemez. Altın bozma işlemi yapmıyordu. Adalı Kuyumculuğu esnaf olarak tanıyorum ve altın getirip götürme işi olmadı. HSA kuyumculuğu çok tanımıyorum ve hiç ticari irtibatımız olmadı. Gökhan Böcek'i tanımıyorum. Kamera görüntüleri yayımlandı ancak tanımadığım için Finike Döviz'e geldiğini hiç hatırlamıyorum."
ALİ BEY İŞLERİ BİLMİYORDU
Finike Döviz çalışanı Ali K. "Finike Döviz çalışanıyım. 2015'ten beri oradayım. 2024 Ekim ayında ayrıldım. Bankalardan para getirip götürme işleri yapıyordum. Üç ortaklı ve Ali Bey'i hiç görmedim. Yapılan günlük işlemleri bilemez. Piyasadan hurda altın alımın yapmadık. 2008 yılında Kemal Adalı ile 2 yıl çalıştım. HSA Kuyumculuk ile hiç altın getirip götürmedim. Biz TL ve döviz getirip götürüyorduk. İşlerin detaylarını bilmiyorum. Gökhan Böcek'i tanımıyordum son günlerde sosyal medyadan gördüm. İşimiz dışarıda olduğu için gelip gideni çok bilmeyiz. Kuyumculara para getirip götürdük ancak şirketler arasında ortaklık olup olmadığını bilmiyorum. HSA'dan kimse gelip de Finike Döviz'den altın almadı."
KENT LOKANTASINI ANLATTI
İş insanın çalışanı Erdem E.; "22013 Ocak ayında Çağrı Bey bana araç alım ile ilgili vekalet çıkarmamı istedi. Ben de noterden onun adına araç alım vekaleti çıkarttım. Çağrı Bey'in bana verdiği 800 bin TL civarında bir para vermişti, onu hesabıma aldım. Onu aracı satan kişilere verip aracı üstüme aldım. Daha sonra aracı Çağrı Bey'in üstüne geçirmek istediğimde beklememi söyledi. 1 ay kadar sonra yine Çağrı Bey benden ricası üzerine hatırladığım kadarıyla Antalya 16. Noterliği'ne gelen 2 erkek ve 1 bayan şahıstan birinin imza atması üzerine satış işlemini gerçekleştirdim. Hatırladığım kadarıyla bu aracın satış işleminin olduğu notere gelen şu anda görsem hatırlayamayacağım 2 erkek şahıstan bir tanesinden bana 900 bin TL parayı nakit olarak elden teslim aldım. Zuhal M.'yi filan tanımıyorum."
HESAPÇIOĞLU VE BÖCEK ARSASI İLE İLGİLİ KONUŞTU
Gökhan Böcek ve Emin Hesapçıoğlu arasındaki arsa olayı ile ilgili ifade veren şehir planlamacı Gürkan Y. "Şehir plancısıyım. Plan proje hazırlıyorum. Konuyla ilgili davet aldım ve teknik olarak görüştüm. Bir arsaya otel yapılacağı söylendi. Projeyi inceleyip teknik olarak mümkün olup olmayacağına baktık. Otel yapılacağı söylendi biz de karma projenin daha uygunsa olacağını belirttik. Gökhan bey davet ettiği için olaya dahil olduk. Altınyaka'da bir akaryakıt istasyonuna otel yapılması planlanıyordu. Sinan Mahallesi'nde akaryakıt imarının turizm ve ticarete dönmesi istenmişti. İşlem başlamadığı için ücret almadım. Gökhan Böcek ile birkaç toplantı yaptık Emin Hesapçıoğlu'nun ofisinde."
Şehir planlamacısı Ali A. "Progem mühendislikte şehir plancısı olarak çalışıyorum. Projenin uygun olması halinde belediye meclis kararı gerekiyordu. Bu iş karşılığında herhangi bir ücret almadım. Yapılacak işin maliyetini bilmiyorum. Akaryakıt istasyonuna ticaret ve turizm alanına çevrilecekti. Herhangi bir karar alınmadığı ve iş yapılmadığı için ücret alınmadı. ŞPO'nun belirlediği ücret tarifesi var. Fiyatlandırma buna göre belirleniyor."
PARA KAYDA ALINMADI
Kuyumcu İhsan Ö. "35 yıldır kuyumcuyum. Halil Ayvazoğlu yüklü miktarda altın getirdi. Benim kasa durumum müsait olmadığı için HSA Kuyumculuğu arayarak müsait olup olmadıklarını sordum. Müsait olduklarını söylediler ve oraya yönlendirdim. Parayı da Halil Ayvazoğlu'nun inanına gönderdim. Altın bizim kendi şirketimizin kayıtlarına girmedi. Önce altını gönderdim sonra parayı gönderdim. Altının nasıl temin edildiğini sorma gereği duymadım. Altın zaten paketli ve sertifikalıydı."
SİYAH POŞETLE ALDILAR
Erhan K. "Berkan Genç çalışanıyım. Plaj açtılar ve orada gelene gidene bakıyordum. Bana kredi kartı verip karttan paket almamı istedi. Kart çektirdim ve bana paket verdiler. Saat markasının ismi Rolex. Orada kimseyle muhatap olmadım. Bana hazır olan saati verdiler ve plaja geri geldim. Ortağı Ali Altun'un evine bırakmamı istediler. Ben de bunu yaptım. 3-4 gün sonra Berkan Genç siyah bir poşet vererek bunu Serkan Timuçin veya adamlarının alacağını söyledi. Bu konuşmadan 3-4 saat sonra birkaç kişi geldi ve poşeti aldılar. 1 hafta sonra Berkan Genç siyah bir poşet vererek birilerini alacağını söyledi. O gelen de Serkan Timuçin gönderdi dedi ve poşeti aldı."
İÇ MİMAR PROJENİN DETAYLARINI ANLATTI
İç mimar ve Serkan Temuçin'in teyzesinin oğlu Yavuz Can İ. "Kasım 2024'te ortağım tadilat projesi getirdi. Projelendirmeyi yapıp maliyet çıkardık. Tadilat 3-4 ay sürdü. Tadilat sürerken 2 kez Berkan Genç'ten 1 milyon TL ödeme aldım. İkinci ödeme başka bir hesaptan geldi. İç mimarlık ve proje uygulama işleri yapıyoruz. Berkan Genç'i spor camiasından 10 yıldır tanıyorum. Sürecin içinde olduğunu ödeme yapacağı zaman öğrendim. Daha sonra dairenin Muhittin Böcek'e ait olduğunu öğrendim. Yaptığımız projeyi ortağımla karar verdik. Proje ile ilgili kimseyle iletişime geçmedim kimseden onay da almadım. Bu konu ile ilgili fatura kesmedik."
SERKAN TEMUÇİN'İ HATIRLAMIYORUM
Duruşmada dinlenen Ekpa İnşaat’ın sahibi Sezgin K.'in oğlu Elvan K., aile şirketindeki para hareketliliğine dair konuştu; "Yapılan dükkanlarla ilgili çok işin içinde değilim. Sezgin K. babam ve onun şirketi üzerinden işler yapıldı. Babamın talimatı ile Ziraat Bankası'na elden parayı teslim ettim. Rakamı net hatırlamıyorum. Konuyu babam daha net biliyor daha fazla detay bilmiyorum. Paranın dükkanın parası olduğunu dahi bilmiyordum. Resmi olarak vekaleten para çekme yetkim var. Babam benim para çekip Serkan Temuçin'e verdiğimi söylemiş ama bu olayı hatırlamıyorum."
OĞLUNA GERÇEĞİ SÖYLETTİ
İş insanı Cihangir K. "İsmail Erdoğmuş'un üzerine alındığı iddia edilen bir dükkan var. İsmail Beyi 20 yıldır tanırım. Kendisi ile defalarca ticaret yaptık. Ankara’da iş seyahatindeyken beni arayarak sıkıntılı bir yer olduğunu ve sorun çözülene kadar bende kalmasını istedi. Ben de oğlum Kaan’ı arayarak yardımcı olmasını istedim. Devir aşamasında Tuncay Saruha'nın geleceğini söyledi ve Tuncay Bey geldi. Ben daha sonra seyahate çıktım ve devir işlemi yapılmış. İsmail Erdoğmuş ben yokken ofisime gelip Kaan’a burayla ilgili birşey sorulursa kar amaçlı aldığını ve kar edemeyince satıyorum demesini istemiş. Daha sonra al dediler aldım sat dediler sattım de demiş. Bu sözler üzerine gerçek neyse onu söylemesini istedim oğlumdan. İsmail Bey ile görüşmemizde, beni farklı düşünceye sevk edecek bir durum olmadı. 20 yıldır görüşüyoruz ve çok ticaret yaptık. Biz dükkanın yerini dahi bilmiyorduk. Oğlum durumdan rahatsız olmaya başladı ve devir işlemi yapıldı."
SERKAN TEMUÇİN'İN AĞABEYİ KONUŞTU
Serkan Temuçin'in abisi Ahmet Temuçin, "Ahmet Temuçin. Serkan Temuçin kardeşim olur. Daha önce hiç ifade vermedim. Ekrem bey Serkan Temuçin ile tanışmak istedi. Suncity1 projesini aldık. 100 bin dolar istenmesi dışında bilgim yok. Kendileri belediyeye çöp kamyonu hibe edeceklerini söylemişti. İnşaat projeleri var ancak belediye ile ilişkilerini bilmiyorum. Belediyeye başvurularının olup olmadığını da bilmiyorum. Ekrem bey, belediyeye başvuru yapıp sıkıntı yaşadığına dair bana hiçbir şey söylemedi. Sıkıntı yaşamaması için ağabeyim Serkan Temuçin'i görmesi gerektiğini hiç söylemedim. Belediyeye çöp kamyonu alacağını ve daha sonra kendisinden para istendiğine dair sözler söyledi. Ancak daha sonra bir gelişme olmadı."
Tanık Levent K. "Özel kalem müdürlüğü yaptığım için gün içinde çok fazla çıktım. Tarafıma müdür bey tarafından aralarında bir arsanın bilgileri vardı ve 2 sayfa çıkış aldım. E devlet çıktısının ekran bilgileri vardı. Çıktıları İlker Arslan'a teslim ettim. İlker Bey alt tarafta boşluk kalmasını talep etti."
Tanık Süleyman Ş. "İlker Arslan'ın özel kalem müdürlüğünde çalışırken çıktıyı ben aldım. Olay tarihinde il müdürümüz İlker Arslan idi. Çıktıda tapu kaydı vardı. Görüntüleri yan yana koyarak altının boş kalması istendi."
Tanık Nuray Gizem G, "Olayla ilgili ilk kez ifade veriyorum. Özlem Yıldızkaya eski patronum. Ben de mimar olarak çalışıyordum. Eşi belediyede çalıştığı için laf olmaması için bazı imzaları benim atmamı istedi. 4 çalışmayı kendisi yaptı ama benim imzam kullanıldı."
Mahkemenin ikinci duruşması bugün son bulurken, yarın Ramazan K., Mehmet Okan K. ve Mehmet Ç.'nin ifade vermesi bekleniyor.





