CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Danıştay tarafından verilen kararla 2016-2020 tarihleri arasında yurt dışına çıkmadan uzaktan alınan eğitimle 419 kişinin aldığı sahte diplomaların iptaline ve 2025 Ağustos ayında üst düzey kamu yöneticilerinin elektronik imzalarının kopyalanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ortaya çıkan olayların bireysel düzeyde olmadığını organize bir şekilde yapıldığını vurgulayan Milletvekili Aliye Coşar, olayların AKP’nin yarattığı bir sistem sorunu olduğunu savundu.

“USULSÜZLÜKLERİN DEVLETİN DAMARLARINA NASIL SIZDIĞINI GÖSTERMEKTEDİR”
Konuyu Meclis gündemine taşıyan Milletvekili Aliye Coşar şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim bir ülkenin sadece geleceği değil, kamu düzeninin, adaletin ve en önemlisi liyakatin en temel dayanağıdır. Ancak bugün önümüzde duran tablo, liyakat ilkesinin nasıl yerle bir edildiğini, organize usulsüzlüklerin devletin damarlarına kadar nasıl sızdığını açıkça göstermektedir.

“BU BİR SİSTEM SORUNUDUR”
Danıştay tarafından verilen kararla 2016-2020 tarihleri arasında yurt dışına çıkmadan uzaktan alınan eğitimle 419 kişinin aldığı sahte diplomalar iptal edildi. Yıllarca bu belgelerin referansıyla hiçbir eğitim ve liyakatları olmayan kişiler hukuk, tıp, mühendislik ve eczacılık gibi önemli fakültelerde okudular, kariyer yaptılar. Bu sahteciliğin bireysel düzeyde olmayıp organize bir şekilde yapıldığı açıkça ortadadır. Bu bir sistem sorunudur. AKP'nin yarattığı yirmi üç yıllık sistemin ürünüdür.

“BU MESELE DEVLETİN VERİ GÜVENLİĞİDİR”
Bugün yalnızca sahte diploma skandalını değil bir güven kaybını yaşıyoruz. Liyakati değil, mülakatı esas alan AKP iktidarının yarattığı sistem sorunu toplumun tüm adalet duygularını yok etmektedir. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında üst düzey kamu yöneticilerinin elektronik imzaları kopyalanmış, kamunun dijital sistemlerine girilmiş, sahte diploma, sahte sürücü belgesi, sahte mezuniyet kayıtları düzenlenmişti. Bu mesele birkaç kişinin sahte belge üretmesinden ibaret değildir. Bu mesele devletin veri güvenliğidir, bu mesele liyakattir, bu mesele vatandaşın adalet duygusu ve hak arayışıdır.

“BU BİR HAK GASBIDIR”
Bir ülkede elektronik imzalar kopyalanabiliyor, üniversite ve kamu sistemlerine izinsiz girilebiliyor, notlar değiştirilebiliyor, diplomalar üretilebiliyorsa orada yurttaş devlete nasıl güvenecektir?Gençlerimiz yıllarca emek verip sınavlara hazırlanırken, aileler ekonomik kriz altında çocuklarını okutmaya çalışırken, maalesef iktidarın yarattığı bir ortamda birileri ise sahte belge ve diplomalarıyla ünvan ve hak elde ediyor. Bu bir hak gasbıdır. Bu şekilde geleceği çalınan gençler ya işsiz ya da çareyi yurt dışında aramaktadır.

“SAHTE DİPLOMA YALNIZCA SAHTE BİR BELGE DEĞİLDİR”
Bugün yapılması gerekenler bellidir; şeffaf bir soruşturma, bağımsız bir denetim, kamuoyuna açık hesap verme ve liyakat sisteminin yeniden kurulmasıdır. Çünkü sahte diploma yalnızca sahte bir belge değildir, bu çökmüş bir sistem sorunudur, millî güvenlik ve kamu yönetimi sorunudur.

“ZEMİN HAZIRLAYANLAR TESPİT EDİLMELİDİR”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak kamuda liyakati sarsan, gençlerimizin emeğini çalan her türlü usulsüzlüğün karşısındayız. Bu organize yapının üzerine kararlılıkla gidilmeli, 419 kişiye ait denklik işlemlerini onaylayan il ve ilçe Millî Eğitim müdürlükleri, usulsüzlüklerde imzası bulunan kamu görevlileri, buna göz yumanlar, zemin hazırlayanlar tespit edilmelidir.”





