Çelik’e göre Antalya örneği, Türkiye’de 2010’lu yıllardan sonra zayıflayan bölgesel planlama anlayışının en somut sonuçlarından biri. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kapatılmasıyla birlikte kalkınmanın uzun vadeli, mekânsal ve sektörel bir devlet politikası olmaktan çıktığını vurgulayan Çelik, planlamanın sıradan bir idari faaliyete indirgenmesinin özellikle büyük ölçekli turizm kentlerini kırılgan hale getirdiğini ifade ediyor. Antalya’nın bu dönemde güçlü bir stratejik çerçeve olmadan büyüdüğünü belirten Çelik, altyapı, ulaşım ve üretim kapasitesinin aynı hızla geliştirilemediğine dikkat çekiyor.

TEPAV VERİLERİ: ANTALYA KALKINMA TUZAĞINDA
TEPAV tarafından yapılan çalışmalarda Antalya, İBBS-2 düzeyinde kalkınma tuzağında olan bölgeler arasında yer alıyor. Bu tablo ilk bakışta şaşırtıcı görünse de Çelik’e göre temel sorun net: “Büyüme kalkınma değildir.”
Antalya, Yıllık 15 milyonu aşan turist ağırlıyor. Türkiye’nin en yüksek turizm gelirlerinden birini üretiyor. Hizmetler sektöründe yüksek ciroya sahip. Ancak bu büyüklük, kalıcı refaha dönüşmüyor.
TEK AYAKLI EKONOMİ ALARM VERİYOR
Antalya ekonomisinin büyük ölçüde turizme dayandığını vurgulayan Çelik, şu noktalara dikkat çekiyor:
Turizm istihdamı mevsimsel ve güvencesiz. Katma değer sınırlı. Sanayi ve teknoloji altyapısı zayıf. Nitelikli genç işgücü kentte tutulamıyor. Bu yapı, Antalya’yı “çok kazanan ama az kalkınan” şehirler ligine yaklaştırıyor.

KALKINMA TUZAĞI NEDİR?
Kalkınma tuzağı kavramı, London School of Economics’te iktisadi coğrafya alanında çalışan Andrés Rodríguez-Pose tarafından literatüre kazandırıldı. Rodríguez-Pose’un The Revenge of the Places That Don’t Matter adlı çalışmasında vurguladığı üzere, bazı bölgeler gelir üretse bile katma değer, yenilik ve nitelikli istihdam yaratamadığı için yerinde sayarak yıpranıyor. Çelik’e göre Antalya bu tanıma birebir uyuyor.
ANTALYA İÇİN ÇIKIŞ YOLU NE?
Erkan Çelik’e göre Antalya’nın kalkınma tuzağından çıkışı için eş zamanlı yapısal adımlar şart: Yılın büyük bölümünde fiilen iki katına çıkan nüfus, mevcut altyapı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Antalya Havalimanı ve Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nın yüksek kapasiteli raylı sistemlere bağlanması artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.
EXPO 2016 Antalya Alanı’nın sağlık serbest bölgesi ilan edilmesi; sağlık turizmi, medikal teknoloji ve nitelikli istihdam açısından önemli bir sıçrama potansiyeli taşıyor. Ürün bazlı analiz, planlı üretim ve lojistik altyapı ile tarımın turizmin stratejik bileşeni haline gelmesi gerektiği vurgulanıyor.

“SORUN BAŞARISIZLIK DEĞİL”
Erkan Çelik, değerlendirmesini şu sözlerle özetliyor: “Antalya’nın sorunu başarısızlık değil, yanlış başarı tanımıdır. Turizm büyüyor, gelir artıyor; ancak kent kalkınamıyor. Bu tablo değişmezse kalkınma tuzağı kalıcı hale gelir.”





