Antalya Barosu, mesleğini icra ederken yaşamını yitiren Zekeriya Polat için düzenlenen basın açıklamasında toplumda giderek derinleşen şiddet iklimine dikkat çekti. Baro Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, özellikle son dönemde avukatlık mesleğinin hedef alındığını ifade ederek savunmaya yönelen saldırıların yurttaşların adil yargılanma hakkını da doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi. Öte yandan açıklamada, mevcut CMK ücretlerine de tepki gösterildi. TBMM’de görevde bulunan avukat milletvekillerine seslenen Bozaner, özellikle tüm barolara da çağrıda bulundu. Söz konusu CMK ücretlerinin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Bozaner, mücadele çağrısında bulundu.

İi̇i̇antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (1)

AV. ZEKERİYA POLAT MESLEĞİNİ YERİNE GETİRİRKEN CAN VERDİ

Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner konuşmasında şu sözlere yer verdi:

"Toplumdaki şiddet ikliminin her yanı sardığını görmekteyiz. Kadınlara, çocuklara, canlılara, toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelen şiddetin son zamanlarda sistematik bir şekilde avukatlık mesleğini de hedefe aldığını yakından görüyoruz. Bugün burada bir meslektaşımız, Avukat Zekeriya Polat'ın katledilmesi sebebiyle toplandık. O sadece bir avukat değil, bir emekçi, savunmanın bir neferi; çok büyük zorluklarla okuyarak hem çalışıp hem mesleğini elinde tutmaya çalışarak emeğiyle, çabasıyla var olmaya çalışan Türkiye'deki milyonlarca gençten sadece biri. Ve o, sadece mesleki bir faaliyetini gerçekleştirdiği için canından oldu. Geride iki buçuk yaşında bir çocuğu, ailesi, eşi, sevenleri; yaşanacak günleri ve yarım kalan hayalleri kaldı."

Antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (4)

3 Avukat Saldırıya Uğradı

"Biz bunu haykırmak için bugün burada toplandık" diyen Bozaner, "Onun nezdinde avukata yönelik saldırıların, savunmaya yönelik sistematik tehditlerin bir son bulması gerektiğini; bununla ilgili ilgililerin artık somut adımlar atması gerektiğini haykırmak için toplandık. Çünkü savunmanın tehdit altında, baskı altında olduğu bir yerde sadece avukatlık mesleğinin yerine getirilememesinden değil, yurttaşların en temel haklarını dahi kullanamamasından bahsedilebilir. Biz tüm bu hususların yasını yaşarken, sadece Antalya Barosu'na mensup en az üç meslektaşımız da son aylarda mesleki faaliyetlerini gerçekleştirmek isterken saldırılara maruz kaldı. Yani biz, ölümle sonuçlanmasa bile bu saldırıları yakından yaşayan, birebir içerisinde olan, bunları artık bir olasılık değil, topyekûn göğsümüzde hisseden bir baronun mensuplarıyız. Bunun mücadelesini veren, bunu bilen de bir baroyuz. Tüm bunlar karşısında, daha meslektaşımızın yasını tuttuğumuz sırada maalesef CMK tarifesi yayınlandı. Son yılların en kötü CMK tarifesi… İstediğimiz husus, Maliye ve Adalet Bakanlıklarının savunma mesleğine, avukatlara reva gördüğü sömürü düzeninin ancak bir dışavurumudur. Bu sadece meslektaşların mesleği değil; o çerçevede muhtaçların hukuki güvenliğini ve adil yargılanma hakkını da hedef alan bir tutumun dışavurumudur" ifadelerini kullandı

Antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (3)

"AVUKATLAR KUŞATMA ALTINDA"

Çok yakın zamanda gençlerin önünün açılması, imkân ve olanaklardan yararlandırılması gerekirken üç yıla çıkmasını bekledikleri bilim muafiyetinin ortadan kaldırıldığını ifade eden Bozener, "Ülkeyi yönetenlerin gençlerin, mesleğin başında olan avukatların ve farklı meslek gruplarında hayata yeni atılan herkesin gerçekliğine, mağduriyetine, içinde bulunduğu zorluklara sırt çevirdiğini göstermesi açısından oldukça olumsuz bir örnektir. Çünkü avukata, savunmaya yönelik saldırılar sadece fiziki, şiddete yönelik saldırılar değil. Bunun bir tezahürü özlük hakkına yönelik; bir tezahürü ekonomik; bir tezahürü de mesleğin yerine getirilmesinden kaynaklı müeyyidelerle karşı karşıya kalmasına yönelik adımlardır. Şunu açıkça ifade etmek lazım: Savunma, avukatlar fiili, sözlü, ekonomik büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Bunu görmek, dile getirmek ve artık bu düzene ilişkin bir çift laf edebilmek gerekiyor" dedi.

Antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (6)

MİLLETVEKİLİ AVUKATLARA TEPKİ

"Tüm bunları söylerken, bu konularda sessiz kalan, görüşlerini ve önerilerini dile getirmeyen; özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dörtte birinin hukukçu avukat olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu gerçekliğe sırt çeviren meslektaşlarımıza da vekillere de bir çift lafımız olması lazım" diyen Bozaner, "Tabii ki bu konularla ilgili mücadelesini verenleri ayrı tutmakla birlikte, tüm hepsinin, herkesin, tüm yurttaşların olduğu gibi avukatların da vekili olduğunu; avukatların meslektaşlarının içinde bulunduğu duruma karşı meslektaşları ve barolarına karşı da bir sorumluluk taşıdıklarını buradan bir kez daha ifade etmek lazım. Görüşlerimizi, önerilerimizi, taleplerimizi her birine göndermemize rağmen bununla ilgili girişimlerde bulunan, sözünü söyleyen maalesef çok az sayıda vekil oldu. Buradan hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne hem Antalya vekillerine ve özellikle hukukçu olanlarına bir kez daha sesleniyorum: Sizi o noktalara taşıyan mesleğinize, meslektaşlarınıza, barolarınıza sırt çevirerek; onları görmezden gelerek, onların sorunlarını yeteri kadar ifade etmeyerek bu ülkenin bir yere varması söz konusu olamaz. Neden? Çünkü savunma sadece avukatlığı ilgilendiren bir husus değil. Savunma, hak ve adaleti de içinde barındırıyor" ifadelerini kullandı Avukatların uğradığı fiili, sözlü, ekonomik saldırılara karşı ivedilikle düzenlemeler hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Bozaner, "Av. Zekeriya Polat başta olmak üzere mesleği sebebiyle katledilen, saldırıya uğrayan meslektaşlarımızın ailelerine, yakınlarına bir hayat boyu destek gösterecek süreçler yaşatılmalı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde avukatların içinde bulunduğu durumu, özlük sorunlarını, mesleki sorunlarını yansıtan avukat saldırılarını ve avukat intiharlarını da göz önünde bulundurarak değerlendirmede bulunmak üzere özel araştırma komisyonları kurulmalı" diye konuştu

Antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (7)

"YARGI PAKETİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"

Her dönem çıkarılan, yargıyı ve mesleği bir arpa boyu ileriye götürmeyen yargı paketleri yerine; gerçekten toplumsal konuları barındıran, mesleğin ve meslektaşın sorunlarına derman olacak çözümler üretecek somut adımlar hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Bozaner, "Türkiye Barolar Birliği, baro başkanları sadece meslek gündemli olarak acil ve ebedi bir şekilde toplanarak; başta CMK ücretleri yeniden gözden geçirilmediği takdirde üretimden kaynaklı yetkimiz kullanılmak suretiyle, zor zamanlarını geçiren dezavantajlı gruplar dışındaki görevlendirmelerin durdurulması sonucunu açacak tüm somut, orta ve uzun vadeli adımları kararlılıkla yerine getirmelidir" ifadelerine yer verdi.

Antalya’da Avukatlar Bu Kez Kendi Hakları Için Ses Yükseltti (5)

"SAVUNMAYI GÜÇLENDİREN ADIMLARA İHTİYAÇ VAR"

Tüm bunları yapmak için, tüm bunlar sadece mesleğin, meslektaşın, avukatların sorunu değil, bunlar aynı zamanda yargının, hukuk devletinin de bir sorunu olduğunu vurgulayan Bozaner, "Çünkü üç ayak üzerine duran bir temel ancak sağlam ve doğru durabilir. Siz iddia, savunma, yargıyı bir ayağından çıkarttığınızda bunun tek başına sağlam bir şekilde ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Öyleyse bu ülkede yargı güvenliğini, hukuk devletini inşa etmek istiyorsanız doğrudan ve öncelikle savunmayı ayağa kaldıracak; savunmanın içinde bulunduğu durumu ortadan kaldıracak adımlara ve çözümlere ihtiyaç vardır. Çünkü savunma haktır, adalettir. Çünkü savunma, yurttaşların en zor zamanlarında onlara eli uzatanlardır. Bilinmelidir ki avukatlar, yargı emekçileri; yoksullara, toplumun dezavantajlı tüm kesimlerine hak arama mücadelesi verenlere en zor zamanlarında elini uzatan, kimsenin yanlarında olmadığı zamanlarda o dayanışmayı, özveriyi, omuz omuza mücadeleyi gösteren yargı emekçileridir" sözlerine yer verdi.

TOPYEKÛN ADALET ÇAĞRISI

"Buradan topyekûn adalet çağrımızı yineliyoruz" diyen Bozaner, "2026 yılında umutla, dayanışmayla, kararlılıkla Antalya Barosu ve tüm avukatlar olarak bu zorlukların üstesinden beraber gelme irademizi tüm kamuoyuna duyururken; ilgilileri, görevlileri, bu konuda sorumluluk alması gerekenleri de ivedi bir şekilde adım atmaya davet ediyorum. 2026 yılı hepimiz için dayanışma ve adalet yılı olsun" ifadelerini kullandı.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ