Erdal Nal

Erdal Nal

Tüm Makaleleri

Gitmek zamanı

Bazen çekip gitmeyi bilmek lazım. Olmadı mı olmuyor işte. Yaşamla kavgaya tutuşmuşsun. Ağzın burnun dağılmış. Kolun kanadın kırılmış. Her yerinden acı sinyalleri gidiyor beynine.

Zihni yönlendirme sanatı: İkna

Bir restoranın kapısındaki uzun kuyruğu gördüğünüzde ne düşünürsünüz? Büyük ihtimalle: “Burası kesinlikle çok iyi!” Peki ya bir mağaza görevlisi size “Bu üründen elimizde son bir tane kaldı” dediğinde...

Sokrates’in son dersi Kapalıyol’daydı

Kapalıyol Antalya merkezde İstanbul’un İstiklal’i, İzmir’in Gündoğdu’su, Ankara’nın Yüksel Caddesi gibidir. Oralardaki bilindik manzaralara burada da rastlanır. Hareketlidir. Sokak müzisyenleri, bankl...

Manavgat Şelalesi’nden turizme bir bakış

Dağların, ormanların arasından gelir suyu. Falezden aşağıya döküldüğü yerin seyrine doyum olmaz. Burası Manavgat Şelalesi.

İyi insanlara sıkı sıkı sarılın

Çıkarcıların, vitrin mankenlerinin ve türlü türlü maskelerin havada uçuştuğu bir dönemdeyiz.

Dar çevre bataklığı

İnsan, içinde yaşadığı dünyanın sınırları kadardır. Eğer o dünyanın sınırları zamanla genişlemiyorsa, düşünceler de aynı sokaklarda dolaşır durur. Böylece yaşam, çoğu zaman çözümsüzlük döngüsüyle dar...

Bekleme Odası

Dört duvar soluk bir ışıkla aydınlanmış. Tavandaki floresan lamba hafif bir ses çıkararak göz kırpıyor. Sinir bozucu ama tutarlı bir ritme sahip. Sandalyeler sıralanmış, hepsi aynı yöne bakıyor. Kimse...

Yıldızların altında

Siz hiç sabaha karşı bir parkta ürpererek uyandınız mı? Bankın tahta zemininin uyuşturduğu omzunuzu dakikalarca ovuşturdunuz mu? Yıldızların önünden hızla geçen bulutlara bakıp evrenin sonsuzluğunda k...

Yaşam gül bahçesi midir?

Yaşamın zorlu yollarında yürürken bazen çok yoruluruz. Acı eşiğimiz aşılır. Kıvranırız.

Panoptikon’a hoş geldiniz

Panoptikon sözcüğü, günümüzde konuştuğumuz sosyal medya dünyasından çok daha eski, tam bir çılgın mimari proje öyküsüne dayanıyor. Adım adım anlatmaya çalışayım.

Algoritmik kuşatma altında

Giderek hızlanan yapay zeka devrimi, insanlık tarihi boyunca karşılaşılan sıradan bir teknolojik sıçramanın ötesine geçti. Artık insanın kendini tanımlama biçiminde köklü bir varoluşsal kırılmaya dikk...

Yine vurulduk yine unuttuk

Onca depremle yıkıldık, onca felaketler gördük, seller oldu, maden faciaları, otel yangınları, orman yangınları, heyelanlar oldu, çığ düştü, teröristler onca canları aldılar, kadın cinayetleri, çocuk...

Daha fazla göster
Üst