Son bir aydır doların roket hızıyla yükselişine paralel olarak ülkemizde iğneden ipliğe kadar her şeye zam geldi. Kah depoları bastık, kah soğan ve patatescileri vatan haini ilan ettik, kah marketler zinciri sahiplerini. O kadar ileri gittik ki’ kebapçıları bile vatan hainliğiyle damgaladık.

Yer yer marketler zincirini yetkililer fahiş fiyattan ürün satıyorlar diye ürünleri satanları denetleyerek sözüm ona büyük parasal cezalar kesildi. Tüm bunlara rağmen ne doların artışı durdu, ne de fiyatların roket hızıyla yükselmesi. Hatta son günlerde fiyatlar normaldir diyenler bile oldu. Onlar üçer beşer yerden maaş aldıklarından bu artışlardan etkilemiyordular.

Ya yoksul halk…

Bakıma muhtaç insanlar, asgari ücretle çalışanlar ve emekliler…

İşte onlara kabus dolu günler başladı…

Bir Dolar 18 lirayı bulunca tarihi rekor kırıldı.

Bir günde ne oldu da birden dolar ve Euro jet hızıyla düşüş yaparak 11’lere indi. İşte bilmece burada başlıyor. Üretmeden, üretilen satılmadan, döviz girdisi olmadan bu hız neyin nesiydi. Bir ayda dolar birilerine milyarlar kazandırırken, düşüşüyle de yastık altında kefen parası dediğimiz üç beş yüz veya bin doları olanlar yok edilip gitti. Bakın bu oyunu anlaşılacak bir hikaye aktarayım.

Padişahın en az 3 çocuk yapın talimatına uyan garibim , Nasrettin hocaya gelerek, “Hocam , 3 çocuk , hanım ve ben tek odalı evde çok sıkıntıdayız , bize bir çare.” der.

Hoca biraz düşünür ve “Bu gece keçiyi odaya alın.” der.

Sabah , garibim hocaya gelir ve “Hocam sıkıntı arttı.” der.

Hoca , “Bu gece eşeği de odaya alın.” der.

Sabah garibim öfkeyle hocaya “Hocam, odada sıkıştık, çok zordayız.” der.

Hoca , “Hele bi de ineği odaya alın.” der.

Ertesi sabah garibim burnundan soluyarak hocanın karşısına dikilir ve “Hoca , yeter , senden akıl istedik , tamamen sıkıntıya girdik , sana akıl soranın…” dediği anda hoca,

“Bu gece keçiyi dışarı çıkar.” der.

Sabah garibim hocaya “Hocam, Allah senden razı olsun, bu gece biraz rahatladık.” der.

Hoca , “Bu gece de eşeği dışarı çıkar.” der. garibim sabah hocaya “Daha da rahatladım” der.

Hoca , “Bu gece de ineği dışarı çıkar.” der.

Sabah hocanın karşında garibim “Hocam, Allah sizden razı olsun.

Bizleri rahat bir yaşama kavuşturdunuz,” diyerek elini öper ve hep hocayı över.

Tıpkı bu günlerdeki sıkıntılı günleri savunan bazı KRALDAN ÇOK KRAL’ı savunan kişilerin düştüğü durum bu.

Biz buna alicengiz oyunu deriz….

Mağazalarda fiyatlar aşağı çekilecek sözü verildi. Devlet önce önderlik yaparak elektriği, suyu, yakıtı, doğal gazı aşağı çekmeden fiyatlar nasıl iner ki… Bunu 12 yaşındaki çocuk bile bilir. Ağalar bizimle alay ediyor…

Yazıma Aşık Mahsuni Şerif’in günümüze güncelleyerek bir şiirini yazmayı uygun gördüm.

Lapa lapa zamlar yağar,

Fakirlerin yüzüne,

Neden Reis inanmıyor,

Fukaranın sözüne

Öldük öldük biz açlıktan etme ağam nolur..

Kimi danışman kimi müteahhit

Canımıza okuyor

Dayanamam artık senin

Bu alaycı sözüne

Yandık yandık, öldük öldük

Bu zamlardan

Etme ağam nolur nolur nolur nolur

İnsaf olmayınca zamlar yapınca

Fakir sürününce borçlar artınca

Hayat zehir edince…

N’olur n’olur n’olur, n’olur n’olur

Sen anandan, ben anamdan reis doğmadık dostum

Gel pazara çıkalım biz inan ki sana küstüm          

Öldük öldük, bittik bittik bu zamlardan

Etme ağam ne olur ne olur Ne olur Reis ne olur…