Eğitimde sorunlar her geçen gün büyürken, bakanlığın aldığı kararlar gülünç durumda. Eğitimden kaynaklı bilinçsiz bir nesil yetişiyor. Gerçekten durum içler acısı. Eğitim- Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, durumu şöyle özetliyor:
“Sınıf anneliği veya sınıf temsilciği kavramını Mili Eğitim Bakanlığı ne için seçiyor? Öğrenciden ve velilerden para toplamak için seçiyor. Tamamen parasız eğitimin dışına çıkılıyor baktığımızda. Başka bir amaç kesinlikle yok. Öğrenciden para koparmanın yollarıdır bunlar. Sadece bir isim değişikliği var. Ama işlev aynı. Eğitimin geldiği nokta belli. Eğitimin içeriği tamamen gericileşti. Tamamen muhafazakâr bir yapıya dönüştü. Gittikçe bilimsel laik eğitimden uzaklaşılıyor. Bunu yaşadığımız her olaydan anlayabiliriz. Okulda şiddet artıyor, uyuşturucu hat safhada. Okullarda bilimsel bir eğitim yerine ezbere dayalı bir eğitim dayatılıyor. Eğitim politikamız 20 yıldır ileriye değil, tam tersi geriye gidiyor. Bunun da en büyük bayı, hükümetin politikalarıdır. Geçen gün bir bakan açıklama yaptı ‘tarikatlarla protokol yapacağız’ diye bu ne demektir? Biz gittikçe bilimsel eğitimden uzaklaşacağız demektir. Eğitim Türkiye’de bitmiş durumda. 2024’te de hükümet bu şekilde devam ederse bir beklentimiz yok. Fakat başlarına taş düşer de bir şeylerin farkına varırlarsa eğer, taraflarca oturup üzerine konuşulması gerekiyor. Niye Finlandiya birinci? Bunun araştırılması lazım. Orada öğrenciler dershaneye mi gidiyor? Yok. Orada bilimsel eğitim veriliyor. Bizim burada ise çocuklar at yarışı gibi koşturulup o ezberletiliyor bu ezberletiliyor. İş velilere düşüyor. 2024’te eğitimin daha kötüye gideceği belli. Aileler eğitime sahip çıkmalı. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu konuda uyarmaları gerekiyor. Bilimsel laik eğitim dayatılmalı. Haklarını aramasını gerekiyor ebeveynlerin.”