Dün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günüydü. Belediyeler, vekiller, STKlar herkes basının bayramını kutladı. İktidar ve muhalefet büyük büyük laflarla basının bayramını ve basın çalışanları tebrik ettiler. Gelin görün ki aslında o büyük laflar, sadece lafta kalıyor. Bakın; Türkiye Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 165. sırada bulunuyor. Antalya Basın Cemiyeti (ABC) Başkanı İbrahim Akkaya, basının durumunu söyle özetliyor:
"Bayram bizim neyimize, çalışanla, çalışmayanın karıştığı, binlerce gazetecinin işsiz kaldığı bir ortamda basın bayramından ya da çalışan gazetecilerin gününden söz etmek olanaksız. Bir yandan giderek zorlaşan ekonomik sıkıntılar, diğer yandan habere ulaşmadaki zorluklar, Anadolu'da gazetecilik yapmayı nerede ise olanaksız hale getirdi. Basından sansürün kaldırıldığı gün olarak 10 Ocak basın mahallesinde bayram olarak kutlanır mı, kutlanmaz mı, ya da nasıl kutlanır kestirmek güç ama, gerçek şu ki gazetecilik özellikle yerel basın için artık çok zor. Halkın haber alma hakkını en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan Anadolu acı ama gerçek bitme noktasına gelmiş durumda. Türkiye genelinde bin 200 yerel gazetenin dörtte biri kapısına kilit vurmuş, yüzlerce gazeteci işsiz kalmış durumda. Yerel medya çalışanları perişan, gazete sahipleri ise her geçen gün zorlaşan şartlar altında fedakarlık yaparak ayakta durmaya çalışıyorlar. Her sektörde olduğu gibi basın sektöründe de ayrımcılık söz konusu. İktidara yakın olanlar bir elleri yağda, bir elleri balda tatlı bir hayat sürerken, gazeteciliği gazeteci gibi yapmaya çalışanlar yaşam savaşı veriyor. Öylesine kritik bir süreçten geçiyoruz ki kalemini koşullar ne olursa olsun kırmayanlar, bedelini en ağır şekilde ödüyor. Besmele basın 10 Ocak'ı göbek atarak kutlarken, gerçek gazeteciler, ilkelerinden koşullar ne olursa olsun taviz vermemekte direniyor. Ülkeyi gerçek gazetecilerin bu direnci ayakta tutuyor, toplumun moral motivasyonunu her türlü zorluğa rağmen taze tutmaya çalışıyor. Ülkenin en zor mesleğini seçen gazeteciler olarak bir gün basının hür, haberin sansürsüz, fikirlerin korkusuz yazılıp, çizilip söyleneceği günlerin geleceğine ilişkin ümidimizi de asla yitirmedik, yitirmeyeceğiz. Basının eskisi günü, tıpkı ilk 10 Ocak sürecinde olduğu gibi özgür olacağı günlerin geleceğine ilişkin inancımızı da yitirmeyeceğiz. Tüm olumsuzluklara rağmen tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyoruz.” Basın bu haldeyken, yapılan kutlamalar gerçekten bana sadece göstermelik geliyor.