Türkiye her şeyiyle mükemmel bir yapıya sahip bir ülke. Ülkemizin yer altı zenginliklerinin yanı sıra üretimi de inanılmaz bir durumdaydı. Geldiğimiz durumda bütün fabrikalar satıldı. Elimizde doğru dürüst bir şey kalmadı. Bugün size Türkiye’nin elektrik enerjisinin geçmişini anlatacağım.  Türkiye’de elektrik enerjisi, ilk kez 1888 yılında İstanbul‘da Haliç Tersanesi‘nde kurulan elektrik fabrikasının işletmeye açılmasıyla üretilmeye başlanmıştır.  Türkiye’de ilk elektrik santrali Tarsus’ta inşa edilmiştir. Şehrin elektrik altyapısının yapılması 1906’da düşünülmüştür. Kentteki aydınlatma ve içme suyu sıkıntısından dolayı bir hidroelektrik santrali yapılması planlanmıştır. Çalışmalar sonucunda kentin elektrik altyapısı 1910’da tamamlanmıştır. Kentin elektrik altyapısı, Tarsus Belediyesi tarafından yapılmıştır. Elektrik santrali, planlandığı gibi bir hidroelektrik santraliydi. Santral, kent merkezinin yaklaşık iki kilometre kuzeyinde Berdan nehrinin yanına inşa edilmiştir. 75 kilowatt elektrik üretebilmekteydi. Elektrik, santralden yüksek gerilimli olarak kent merkezine iletilmiştir. Burada alçak gerilime indirilerek elektrik abonelerine dağıtılmıştır. Elektrik altyapısı, önceleri Tarsus Belediyesi tarafından yönetilmiştir. Daha sonra bu işin belediyenin doğrudan idare edeceği bir iş olmadığı düşünülmüştür. Bu nedenle kentin elektrik altyapısı 1922/1923’te Tarsus Elektrik Komandit Şirketi’ne devredilmiştir. Ancak elektrik şirketinin önemli bir kısmı belediyeye aitti. Dolayısıyla kentin elektrik altyapısının yönetiminde belediyenin idaresi devam etmiştir. Elektrik ücretlerinde, abonelerin niteliğine göre farklı tarifeler uygulanmıştır. Postane, cami, okul, kışla gibi resmi kurumlara mevcut ücretin yarısı alınmıştır.  1914 yılında ilk kayda değer elektrik üretim tesisi olarak Silahtarağa Termik Santralı hizmete girmiştir. 14 Şubat 1914’te açılan bu tesis, ekonomik ömrünü tamamladığı 1983 yılına kadar hizmet vermiştir.

1930-1950

1930’lu yıllara kadar Türkiye’deki elektrik çalışmaları, genelde yabancı işletmelerin elinde olan küçük yerel santraller ve onların beslediği birbirlerinden ayrı yerel dağıtım şebekelerinin işletilmesi şeklinde olmuştur. 1939 yılında yabancı şirketlere verilmiş olan bu imtiyazlar devletleştirilerek genellikle dağıtım hizmetleri belediyelere devredilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılında, kurulu güç 33 MW ve yıllık üretim 45 milyon KWh iken 1935 yılına gelindiğinde, kurulu güç 126,2 MW, üretim ise 213 milyon kWh, elektriklenmiş il sayısı ise 43’tür. 1933 yılında 2301 sayılı Kanun ile İller Bankası kuruldu. 1935 yılında, 2805 sayılı Kanun ile kurulan Etibank’ın 3 ana işlevinden biri elektrik işletmeciliği olarak düzenlenmiştir. Yine aynı yıl, 2804 sayılı Kanun ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), 2819 sayılı Kanun ile Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİEİ) kurulmuşlardır. 1954 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) kurulana kadar hidroelektrik tesis dahil tüm üretim ve dağıtım Etibank önderliğinde bu kuruluşların katkılarıyla yürütülmüş, küçük kapasiteli dizel ve hidrolik santraller ve birçok sanayi kuruluşunun ve belediyelerin işlettiği dizel santraller ile şehirlerin elektrik ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. 1948 yılında, Silahtarağa Termik Santralı’ndan o güne en büyük tesis olan Zonguldak‘taki Çatalağzı Termik Santralı devreye girmiş ve 1952 yılında 154 kV’luk bir Enerji nakil hattı ile İstanbul‘a elektrik takviyesi yapılmıştır. Bu Enerji nakil hattı, ulusal enerji sisteminin de (Enterkonnekte sistem) başlangıcını oluşturmuştur. 1950’li yıllarda, Türkiye’nin kurulu gücü 407.8 MW, yıllık üretim ise 500 milyon kWh’a ulaşmıştır. 1956 yılında 3 önemli tesis ulusal elektrik sistemine bağlanmıştır. Bunlar  Adana yakınlarında Seyhan Barajı ve HES, Ankara yakınlarındaki Sarıyar barajı ve HES ile Kütahya yakınlarındaki Tunçbilek Termik Santralı‘dır. 1970 yılında 1312 sayılı yasa ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, Belediyeler ve İller Bankası dışında bütünlük sağlanmış, bazı istisnalar dışında üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin yapım ve işletilmesi ile elektrik sektörünün planlanması tekel statüsüyle TEK’e verilmiştir. Bu tarihte de kurulu güç 2234.9 MW, üretim ise 8 milyar 623 milyon kWh seviyelerine yükselmiş, ilk 380 kV “Enerji Nakil Hattı” sisteme dahil edilmiştir. 1970 yılında elektriklenmiş köy sayısı % 7’ye ulaşmıştı. 1972 yılında, Türkiye’nin o güne kadarki en büyük baraj ve HES’i olan Eskişehir yakınlarındaki 300 MW gücündeki Gökçekaya Barajı ve HES ile yine en büyük termik santral projesi olan Seyitömer Termik Santralı devreye alınmıştır. 1975 yılında Fırat Nehri üzerindeki inşa edilen Keban Barajı, 1330 MW’lık kapasitesi ile o yıla kadar kurulan tüm barajlı santralerin toplamından daha büyük kurulu güce sahipti. Türkiye kurulu gücü 1980 yılında 5118.7MW’a üretimi ise 23 milyar 275 milyon kWh kapasitesine ulaşmıştır. 1982 yılında Belediyeler ve Birliklerin ellerindeki elektrik tesisleri TEK’e devredilmiştir. Bu tarihten itibaren de enerjinin üretimi, dağıtımı ve satışları bu kurum (TEK) tarafından yapılması sağlanmıştır. Bu dönemde de Türkiye’nin kurulu gücü 6638.6 MW, üretimi ise 26 milyar 552 milyon kWh olarak gerçekleşmiş, bu yıl elektriklenmiş köy sayısı % 61’e ulaşmıştır. Bu yıllarda birde Çayırha Termik Santrali yapılmıştır. 300MW 2 ünite daha sonra 2000 yılında 2 ünite daha faaliyete geçmiştir.

1984-2001

1984 yılında kabul edilen 3096 sayılı yasa ile TEK’in tekel statüsü kaldırılmış, yerli ve yabancı Sermaye Şirketlerine üretim tesisi kurmak ya da mevcut üretim ve dağıtım tesislerinin mülkiyeti TEK’da kalmak üzere işletme hakkı devralmak suretiyle faaliyette bulunma imkânı verilmiştir. 12 Ağustos 1993’te TEK ikiye ayrılarak üretim ve iletimden sorumlu TEAŞ, dağıtımdan sorumlu TEDAŞ kurulmuştur. Bu dönemde Yap-İşlet Devret (YİD) modeli ile kurulması kabul edilen üretim tesislerinin finansmanının teşebbüs sahiplerince sağlanması, üretilen tüm enerjinin TEK tarafından satın alınması benimsenmiştir. 3096 sayılı yasa ile Özel sektöre üretim, iletim, dağıtım ve ticaret yetkisi veren, Yap-işlet-Devret modeline, otoprodüktör (Kendi elektrik enerjisi ihtiyacını kendi ürettiği tesislerden sağlayan, ürettiği fazla enerjiyi kamuya satan sanayi kuruluşları) uygulamasına ve mevcut tesislerin işletme hakkı devirlerine imkân sağlanmıştır. 1996 yılında sadece yeni üretim tesislerinin yapımı için Yap-İşlet Modeli uygulamasına yönelik olarak 4283 sayılı yasa yayınlanmıştır. Bu değerlere sahip çıkmalıyız. Sahip çıkmadığımız her değer geleceğimizi yok eder…