‘Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacak’ diyen Atatürk’ten, ‘Öğretmenlerde hiçbir şey yapmıyor’ noktasına nasıl geldik? Aklım almıyor. Eğitim bir ülkenin en önemli temel taşıyken, ülkemizde maalesef eğitim her geçen gün geriye gidiyor. Özel okullarda ve özel eğitim kurslarda eğitim veren öğretmenlerin çilesi bitmiyor. Özel okullarda çalışmak zorunda kalan öğretmenlerin çektikleri vicdana sığmıyor. Bazı özel okul yada kurslarda eğitim veren öğretmenler, maaşlarının, asgari ücretin altında kalmasının yanı sıra sigortalarını bile kendilerinin yatırdığı iddiasında bulundular. Pek çok kurs ve özel okulda öğretmenler ‘mevsimlik’ sözleşmeler imzalarken, 600 binin üzerinde atanamamış öğretmenin sırada beklediği sektörde bir şekilde iş bulabilenler ise ek iş yapmak zorunda kalmaya devam ediyor. Eğitim-İş Şube Başkanı Sadık Acar, yetkililere sesleniyor ve şöyle diyor:

“Ücretli öğretmenlere resmen emek sömürüsü yapılmaktadır. Öğretmenlerimiz Aralık ayı 2023 yılında aylık 7-8 bin liraya çalıştırılmaktaydı. Bugün asgari ücret 17 bin 2 TL’ye çıktı. Asgari ücretin sigortasıyla beraber bir kuruma maliyeti 25 bin 500 TL civarında. Duyduğumuz kadarıyla bu parayı özel sektör öğretmenlerine ve diğer çalışanlarına ödeyememektedir. İşsiz kalmaktansa evine bir tas çorba parası götürebilmek için gençlerimiz özel kurumun her dediğine razı oluyor. Bakanlıkların denetim yapması gerekiyor. Asgari ücret olan 17 bin 2 liranın 7 bin 500 lirası olan sigortasını öğretmenlere siz yatıracaksınız, yoksa biz size para ödeyemiyoruz diyorlar. Öğretmenler aldıkları maaşla sigortasını da kendisi ödediğinde maaşın yarısı gitti. Bu yüzden de ek işi yapıyorlar. Bunu dile getirdiğimizde özel okullarda diyor ki, biz sene başında fiyatımızı belirledik, asgari ücretin bu kadar olacağını bilmiyorduk diyor. Kamusal eğitim olmayınca, devlet kendisine eğitim veremeyince, özel okullarda bunu fırsata çeviriyor. Dershane diye adını kaldırın diyenler bugün isim değişti, özel öğretim kursu olarak daha da fazlasıyla açılmıştır ve devam etmektedir. Hem özel okullarda hem de özel öğretim kursları son yıllarda aşırı bir artış vardır. Bu devletin işine gelmektedir. Çünkü kendisi yeterince okul açamamaktadır. Özel öğretim kursları veya özel okullar, burası ticari kaynaklıdır. Burada belli bir para koyan kişiler, artan enflasyondan daha fazla para kazanmak istiyorlar. Ticari gözle bakıyor. Eğitimi bir fabrika gibi görüyor. Yani nasıl fabrikadan ham maddeyi koyup para kazanıyorsa, bir eğitim kurumu açan kişide sermayeyi burada değerlendirip kar amacı güttüğü için İlk fırsatta emek gücüne harcıyor. Devletimizin eğitimi kamusallaştırarak kendisi sağlamalıdır. Devlet kurumunda çalışan kadrolu öğretmenler ve özel kurumda çalışan öğretmenlerin maaşları eşitlenmelidir. Özel eğitim kurumların denetlenmesi gerekiyor. Bu kurumlarda çalışanların ücretlerini kayıt altına alarak denetimi gerçekleştirmelidir. Çünkü çalışanlar ancak denetimle emeğinin karşılığını alabilir. Biz Eğitim İş olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve Maliye Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. Asgari ücretin altında çalıştıran kesimlere gereken ceza verilmelidir.”