Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri; Antalya Nekropol Müzesinde kuşların koruma filelerine takılarak yaşamını kaybetmesine yönelik eylemlerinin 33. gününden yetkililere bir kez daha seslendi. Ağların kaldırılarak kuşların özgürlüklerine kavuşmaları için çağrıda bulunan hayvan hakları savunucuları, sorunun bir türlü çözüme kavuşturulmamasına tepki gösterdi.

Antalya Nekropol Muzesinde Yasam Nobetinin 33 Gunu (2)

Kuşların hala yaşamlarını acı bir şekilde kaybettiklerini vurgulayan hayvan hakları savunucuları, yaşananların göz göre göre gerçekleşen ve önlenebilecek ölümler olduğunu belirtti. Mücadelelerinin yaşam hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını hatırlatma mücadelesi olduğunu ifade eden hayvanseverler, “Neden vatandaşlar bir canın ölmemesi için günlerce mücadele ediyor? Neden çözüm üretme yetkisine sahip olanlar, çözümü geciktiriyor? Bu soruların cevabı verilmedikçe, yaşanan her yeni ölüm vicdanlarda daha büyük bir yara açacaktır” dedi.

Antalya Nekropol Muzesinde Yasam Nobetinin 33 Gunu (2)-1

“YAŞANANLAR SIRADAN BİR İHMAL DEĞİL”

Nekropol Müzesi önünden bir kez daha yetkililere seslenen hayvan hakları savunucuları şöyle konuştu:

“Bugün Antalya Nekropol Müzesi önünde 33. gün nöbetindeyiz. Tam 33 gündür aynı soruyu soruyoruz: Bir kuşun yaşam hakkını korumak neden bu kadar zor? Bir canın ölümünü engellemek neden bu kadar uzun sürüyor? Bir sorunun çözümü için daha kaç kuşun ölmesi gerekiyor? Bizler 33 gündür burada nöbet tutuyoruz. Sıcakta, rüzgârda, yorgunlukla, üzüntüyle ama kararlılıkla buradayız. Çünkü burada yaşananlar sıradan bir ihmal değil; göz göre göre gerçekleşen ve önlenebilecek ölümlerdir.

Antalya Nekropol Muzesinde Yasam Nobetinin 33 Gunu (1)

“ACİLİYET DUYGUSUNU KURUMLARDA GÖREMİYORUZ”

Bir canın yaşamını yitirmesi için bazen birkaç saniye yeterlidir. Ağlara takılan, çıkmaya çalışırken daha da sıkışan, çivilere çarpan kuşlar için bir saat bile çok önemlidir. Bizler bunu bildiğimiz için 33 gündür alandayız. Ancak ne yazık ki aynı aciliyet duygusunu sorumluluk sahibi kurumlarda göremiyoruz. 33 gün boyunca yazılar yazıldı, başvurular yapıldı, dilekçeler verildi, görüşmeler gerçekleştirildi. Konu ülke gündemine taşındı, binlerce insan yaşananları öğrendi. Ancak bütün bunlara rağmen hâlâ somut ve kalıcı bir çözüm görebilmiş değiliz.

Antalya Nekropol Muzesinde Yasam Nobetinin 33 Gunu (1)-2

“KUŞLARIN BÜROKRASİYE AYIRACAK ZAMANI YOK”

Her kurum bir başka kurumu işaret ediyor. Her yazı başka bir masaya gönderiliyor. Her cevap yeni bir bekleyiş yaratıyor. Fakat kuşlar bekleyemiyor. Onların bürokrasiye ayıracak zamanı yok. Onların resmi yazışmaların sonuçlanmasını bekleyecek hayatları yok. Çünkü her geçen gün yeni bir ölüm riski demek.

“ÇÖZÜM ÜRETMEK YERİNE SORUMLULUĞU BAŞKA KURUMLARA DEVREDEMEZ”

Bugün burada yalnızca kuşların yaşam hakkını savunmuyoruz. Aynı zamanda kamu kurumlarının yaşam hakkı karşısındaki sorumluluğunu da hatırlatıyoruz. Bir kamu kurumu, korumakla yükümlü olduğu yaşamı görmezden gelemez. Bir kamu kurumu, göz göre göre yaşanan ölümler karşısında sessiz kalamaz. Bir kamu kurumu, çözüm üretmek yerine sorumluluğu başka kurumlara devredemez.

“YENİ ÖLÜM VİCDANLARDA DAHA BÜYÜK BİR YARA AÇACAKTIR”

Bizler 33 gündür burada nöbet tutarken, aslında olması gerekeni yapıyoruz: Yaşamı savunuyoruz.
Asıl sorgulanması gereken ise şudur: Neden yaşam hakkı savunucuları haftalardır sokakta nöbet tutmak zorunda kalıyor? Neden vatandaşlar bir canın ölmemesi için günlerce mücadele ediyor?Neden çözüm üretme yetkisine sahip olanlar, çözümü geciktiriyor? Bu soruların cevabı verilmedikçe, yaşanan her yeni ölüm vicdanlarda daha büyük bir yara açacaktır.

“BU MÜCADELEYİ YALNIZCA BİRKAÇ KUŞ İÇİN VERMİYORUZ”

Kuşlar bu kentin canlılarıdır. Kuşlar bu kentin tarihinin ve doğasının bir parçasıdır. Onlar bu topraklarda bizlerden önce de vardı, bizlerden sonra da var olma hakkına sahiptir. Hiçbir canlı, yaşam alanına kurulan engeller yüzünden ölmemelidir. Hiçbir canlı, alınmayan önlemlerin bedelini canıyla ödememelidir. Bizler bu mücadeleyi yalnızca birkaç kuş için vermiyoruz. Bu mücadele, yaşam hakkının pazarlık konusu yapılamayacağını hatırlatma mücadelesidir. Çünkü yaşam hakkı ertelenemez. Çünkü yaşam hakkı bürokratik süreçlere kurban edilemez. Çünkü yaşam hakkı bütün canlılar için eşit derecede değerlidir.

“BİZLER BU ÖLÜMLERİ NORMALLEŞTİRMEYECEĞİZ”

Bugün nöbetimizin 33. gününde bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Kuşların ölümüne neden olan uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Sorunun üzeri açıklamalarla değil, gerçek çözümlerle örtülmelidir. Yaşam hakkını esas alan, bilimsel ve kalıcı önlemler gecikmeden hayata geçirilmelidir. Bizler susmayacağız. Bizler vazgeçmeyeceğiz. Bizler bu ölümleri normalleştirmeyeceğiz. Çünkü bir kuşun kanadında yalnızca bir canlının yaşamı değil, bir toplumun vicdanı da taşınır. Ve biz biliyoruz ki vicdan sahibi insanlar, bu sessiz ölümlere alışmayacak.

Kuşlar özgürdür. Kuşlar yaşamın parçasıdır. Yaşam haktır. Kuşlar özgürce uçana, ölüm tuzakları ortadan kaldırılana ve gerçek çözümler hayata geçirilene kadar mücadelemiz devam edecektir.”

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ