Kelime anlamıyla gerçekten çok ürkütücü.

Yanıyoruz deyince aklımıza hemen yangın gelir.

Yangın deyince önceki gün Aksu İlçemizde çıkan yangında hasar gören herkese geçmiş olsun diyorum.

Ama Ahmet Kumbul incelemelerde bulunmak üzere yöreye gitmiş.

Burada kendisine söylenen bir laf gerçekten ilginç, ilginç olduğu kadar da anlamlı.

Tarlası, serası, evi, yurdu yananlar CHP İl Başkanı’ndan çok mu çok önemli bir istekte bulunmuş.

“Bizim yerlerimiz önemli değil. Zararlarımızdan önce, yanan ormanlık alanın ranta kurban gitmesini istemiyoruz”

Demişler.

Gerçekten de öyle mi acaba?

Yanan bir avuç alan ranta mı kurban gidiyor? Bunu CHP İl Başkanı peşinde olacağını söylerken, biz de takip edeceğiz.

Bir gün sonra ise yine yandık.

Organize Sanayi Bölgesi’nde tarihinin en büyük yangını meydana geldi.

Kar-Yapı’nın fabrikasında öğleyin işçiler dinlenmedeyken çıkmış yangın.

Şimdi ise çıkış nedeni araştırılıyor.

Her ikisinde de tek teselli, can kaybının olmamasıdır.

Elbette can kaybı olsaydı daha da üzülecektir. Kim bilir kimin canı yanacaktı. Kimin ocağına ateş düşecekti. İyi ki olmadı da üzülmedik can kaybına.

Hadi bir yangından daha bahsedelim.

Ekonomik yangın nedir bilir misiniz?

Mutfakta, ceplerde çıkan yangındır.

Yıllardır da çekeriz bu yangını.

Ticaret ile uğraşanlar bilir.

Döviz de aldı başını gidiyor. Bakalım kokusu nereden gelecek bu yangının.

Elbette çıkacak bir yerlerden ama inşallah büyük yangın olmaz bu da.