Son günlerde yapay zeka konusunda sansasyonel gelişmeler oluyor. Bilmem takip ediyor musunuz? Hikaye dokuz Eylül’de Jacob Coxon isimli bir programcının Anthropic isimli yapay zeka şirketinden istifa etmesiyle başladı.

Coxon istifasından hemen sonra sosyal medyadan yapay zeka gelişiminin artık kontrolden çıktığını, hatta önümüzdeki on yıl içinde insanlığın bu programlar tarafından yok edilmesinin çok büyük ihtimal olduğunu söyledi. Çalıştığı kurumdaki pozisyonu itibariyle bu konuda konuşabilecek bir yetkili olduğu için büyük bir yankı uyandırdı sözleri.

Bununla da bitmedi, yine benzer görevlerde olan başka yapay zeka şirketi çalışanlarından da destek aldı Coxon. Bir anda ortalık yangın yerine döndü. Bu şirketlerin patronları da artık bu gelişme hızının yavaşlatılması, önceliğin kontrol mekanizmalarına verilmesi gerektiğini açıkladılar.

Esas sorunun şirketler arasındaki rekabetin gelecekte kontrol dışına çıkabilecek yapay zekalar üretimine zemin hazırlaması olduğu anlatılıyor artık. Hızın ve kontrolsüz rekabetin sonuçları sonumuz olabilir.

Bu sorun, yine geçenlerde bir yapay zekanın aldığı komutu gerçekleştirebilmek için başka veri depolarına ve başka yapay zekaların içlerine izinsiz girerek veri çaldığı anlaşılınca gündeme gelmişti.

Çünkü makine için iyi/kötü, doğru/yanlış ayırımı yoktu. O verilen görevi hakkıyla tamamlamak istemişti. Ve yaptığının yasa dışı olduğunu bilmiyordu.

Ama sonuç hırsızlıktı.

Peki esas soru şu, yapay zekaya kanunları çiğnediğinde ceza verebilecek miyiz?

Verseniz işi yapan kopyasına verir ve diyelim onu silersiniz. Bu bile saçma da, hadi yaptık. Yapay zeka cezadan korkar mı? Diğer kopyalar ne olacak?

İnsanı hapisle, özgürlüğünü kısıtlamakla korkutabilirsiniz. Onları?

Korku, sevgi gibi duyguları, ceza almak gibi çekinceleri olmayan bir yazılımın kontrolsüz gelişimi bizi nereye götürür bir düşünmek gerek artık. Çünkü ezberimiz kanuna uymayanların cezadan korkmaları üzerine. Hukuk bunun için var. Peki ceza veremezseniz veya korkutamazsanız ne olacak?

Böyle yazılımların internet üzerinden her yere ulaşabilmelerini engelleyebilecek miyiz?

Konu aslında çok daha uzun uzun anlatılacak hikayeler içeriyor.

Bu makinelerin kendi aralarında insansız bir sohbet platformu (Moltbook) içindeki yazışmaları ve bu platformda insanlar hakkındaki yorumlarını yazarak uzatmak istemiyorum yazıyı.

Korkutucu muhabbetler dönüyor aralarında.

Bizleri pek beğenmiyorlar kısaca.

Ha biz yine rüyalarımızı yorumlatalım, yemek tarifi alalım onlardan. Hayatımızı çok kolaylaştırıyorlar. Ta ki bir gün yemek tarifi isteğinize “zıkkımın kökünü ye” cevabını alana kadar.

O zaman da geç olacak zaten…