Antalya'nın tarihi kalbi Balbey’de yıkılan binaların yerini otoparklar aldı. Vatandaşların yüksek ücret ve denetim eksikliği yönündeki iddiaları büyürken, kamuoyu şunu soruyor: Balbey korunuyor mu, yoksa göz göre göre kaybediliyor mu?
Antalya'nın en eski yerleşimlerinden biri olan Balbey Mahallesi, bugün ne yazık ki tarihi dokusuyla değil, otopark tartışmalarıyla anılıyor.
Bir zamanlar bu kentin hafızasını oluşturan sokaklar, bugün araçların arasında kaybolurken, asıl kaybedilenin yalnızca tarihi binalar olmadığı her geçen gün daha net görülüyor.
Bugün Antalya Balbey mahallesine giden herkes aynı soruyu soruyor:
Burası tarihi bir mahalle mi, yoksa açık hava otoparkı mı?
Yıkılan binaların ardından oluşan boş alanlar peş peşe otoparka dönüşüyor.
Üstelik bu görüntü artık geçici bir çözüm olmaktan çıkmış, adeta bölgenin yeni kimliği haline gelmiş durumda. Oysa Balbey, Antalya'nın vitrini olması gereken bir kültür mirasıdır; araçların depolandığı bir alan değil.
İşin daha vahim tarafı ise vatandaşların dile getirdiği iddialar...
Resmi ücret tarifelerinin görünür şekilde bulunmadığı, bazı otoparklarda yüksek ücret talep edildiği ve ödeme karşılığında fiş verilmediği yönündeki şikâyetler, artık kulaktan kulağa dolaşan söylentiler olmaktan çıkmış durumda.
Bu iddiaların doğruluğunu ortaya koymak elbette ilgili kurumların görevidir. Ancak aynı şikâyetlerin yıllardır tekrar ediyor olması da görmezden gelinecek bir tablo değildir.
Peki, Denetim Nerede?
Antalya'nın tam merkezinde faaliyet gösteren bu işletmeler düzenli olarak kontrol ediliyor mu? Ruhsatları inceleniyor mu? Fiyat tarifeleri gerçekten mevzuata uygun mu? Vergisel yükümlülükler eksiksiz yerine getiriliyor mu?
Bu sorular cevapsız kaldıkça kamuoyunda oluşan "Burada kimsenin dokunamadığı bir otopark düzeni mi var?" sorusu da her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Elbette hiçbir kişi ya da işletme hakkında hukuki dayanağı olmayan suçlamalarda bulunulamaz. Ancak kamuoyunda oluşan "Kimsenin Müdahale Edemediği Bir Düzen" algısını ortadan kaldırmanın yolu da sessiz kalmak değil, etkin ve şeffaf denetim yapmaktır.
Çünkü denetimin görünmediği yerde söylentiler güçlenir, güvensizlik büyür.
Balbey yıllardır konuşuluyor.
Her seçim döneminde yeni projeler açıklanıyor.
Restorasyon vaatleri veriliyor.
Kentsel dönüşümden söz ediliyor.
Maketler gösteriliyor.
Fakat aradan geçen yıllara rağmen tarihi mahalle hâlâ metruk yapılar, düzensiz kullanım ve otopark tartışmalarıyla gündeme geliyor.
Oysa çözüm belli.
Balbey'in tarihi dokusu korunmalı, plansız otopark kullanımı sona ermeli, bölgede faaliyet gösteren tüm işletmeler ruhsat, fiyat tarifesi, vergi ve tüketici hakları açısından düzenli biçimde denetlenmelidir. Yapılan denetimlerin sonuçları da kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca birkaç araçlık park alanı değildir.
Mesele, Antalya'nın en önemli tarihi mahallelerinden birinin nasıl yönetildiği, kamu düzeninin nasıl sağlandığı ve vatandaşın hakkının nasıl korunduğudur.
Balbey sahipsiz değildir.
Eğer gerçekten bu kentin tarihine sahip çıkılacaksa, önce tarihi mahalleyi günü kurtaran uygulamalardan kurtarmak gerekir.
Aksi halde Balbey, geçmişiyle değil; bitmek bilmeyen otopark tartışmalarıyla hatırlanmaya devam edecektir.
Ve bu, Antalya'nın tarihine yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biri olacaktır.