Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi eski başkanı Cem Arüv, turizm cenneti Antalya’da uygulanan kitle turizmi modelinin çevre, doğa ve yerel halk açısından sürdürülebilir olmaktan çıktığını, buna karşılık Avrupa’daki turizm anlayışının her geçen gün geliştiğini ifade etti. Arüv, Antalya’nın mevcut turizm politikasının “doldur-boşalt” ve kitle odaklı bir yapıya dayandığını belirterek, bu modelin kısa vadede ekonomik katkı sağlasa da uzun vadede çevresel tahribat, plansız kentleşme ve yerel halkın turizm gelirlerinden yeterince pay alamaması gibi ciddi sorunlar doğurduğunu aktardı.

AVRUPA’YI ÖRNEK VERDİ

Fransa ve İtalya rivierası örneklerini işaret eden Arüv, bu bölgelerde eski kent dokusunun korunduğunu, sahillerin yapılaşmadan uzak tutulduğunu ve turizmin kültür, sanat ve yerel yaşamla entegre edildiğini vurguladı. Saint Tropez, Nice ve Cinque Terre gibi bölgelerde turizmin nitelikli ziyaretçi anlayışıyla yürütüldüğünü, bu sayede hem çevrenin korunduğunu hem de yerel halka ekonomik kazanç sağlandığını dile getirdi. Arüv, “20 yıl, 30 yıl önce gitmiş olduğunuz İtalya sahilleriyle, Fransız sahilleriyle, Fransız Rivierası sahilleriyle; bugün gitmiş olduğunuz Fransız Rivierası sahilleri ve İtalyan Rivierası sahilleri arasında hiçbir fark yoktur. Kesinlikle dokunulmamış ve eski kentlerin kullanımına yönelik turizm hareketleri desteklenir. Bu kentlerde yaşayan insanlar, esnaf para kazansın, hem de doğal kaynaklarımızı ve doğal güzelliklerimizi koruyalım mentalitesi üzerine bir turizm hareketi gerçekleştirilmiş durumdadır” diye konuştu.

Doldur Boşalt Turizmi Antalya’yı Tüketti (1)-1

“DOLDUR-BOŞALT SİSTEMİYLE KİMSE MUTLU DEĞİL”

Antalya’da ise sahil şeritlerinin büyük ölçüde otellerle doldurulduğunu, doğal alanların geri dönüşsüz şekilde dönüştürüldüğünü belirten Arüv, mevcut sistemin yalnızca turizm şirketleri ve ulaşım sektörü üzerinden işlediğini, yerel halkın yeterince fayda sağlayamadığını savundu. Kişi başı turizm gelirinin Avrupa’ya kıyasla düşük olduğunu, bunun da kitle turizmi modelinin bir sonucu olduğunu söyledi. Arüv, “Doldur-boşalt sistemiyle kimse mutlu değil. Türkiye’nin turizm politikasını değiştirmesi gerekiyor. Antalya’nın da bu konuda aklını başına toplaması ve yeni bir model inşa etmesi gerekiyor” dedi.

Turizmde 9 Gün Tatil Ve Iki Bayram Sevinci (4)

“HERKESİN KAZANDIĞI BİR SİSTEM KURULMALIDIR”

Çözüm önerileri arasında bölgesel demiryolu ağlarının kurulması, kıyı şeritlerinde yapılaşmanın sınırlandırılması, antik kentlerin ve eski yerleşimlerin turizme entegre edilmesi ve planlı şehirleşme politikalarının devreye alınması yer aldı. Arüv, Antalya’nın turizm modelini yeniden inşa etmesi gerektiğini ifade etti. Bunun sadece ekonomik değil aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir zorunluluk olduğunu vurgulayana Arüv, “Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve turizm sektörü bir araya gelerek bu modeli değiştirmek zorundadır. Doğal kaynakları minimum kullanan, herkesin kazandığı bir sistem kurulmalıdır” sözlerine yer verdi.

Muhabir: ABDULREZZAK KILIÇ