Harun, 15 Temmuz 1955’te İstanbul’da Sanatçı Eşref Kolçak ve Özcan Hanım’ın biricik oğulları olarak dünyaya geldi. Eşref Kolçak hepimizin tanıdığı ünlü sinema oyuncusu olunca, Harun da sanatla birlikte büyüdüğü bir çocukluk geçirdi. Müziğe ilgi duymaya da çocuk yıllarında başladı. Babasının arkadaşlarını sanat camiası oluşturuyordu. Hal böyle olunca da evlerine girip çıkan insanlar ya oyuncu ya da müzisyendi. Harun’un da sanat dallarından birini seçmesi kaçınılmaz olacak, günün birinde 90’lara damgasını vuran isimler arasında anılacaktı. İstanbul’da doğmuş olması hele hele bir de sanatçı bir babanın oğlu olarak doğmuş olması onun için büyük bir şanstı. Eğitim hayatının ilk ve ortaokul kısmını tamamladıktan sonra lise eğitimi için Saint Benoit’e gitti. Burada bulunduğu zamanlarda gençliğe attığı adımla vücudundaki kan sadece deli akmıyordu. Kanından adeta notalar da geçiyordu. Müzik hayatına ilk adımı bu yıllarda bas gitar çalarak başladı. Müziğin içinde bir tutkuya dönüştüğünü fark ettiğinde de babası Eşref Bey’e döktü içini. Harun artık okula devam etmek istemiyor, profesyonel olarak müziğe yönelmek istiyordu. Okul hayatı artık bitmişti Harun için. Eşref Bey, oğlunun gözlerindeki kararlılığı gördüğünde ona destek olmayı seçti. Harun Kolçak 2014’te prostat kanseri olduğunu öğrendi ve ameliyat oldu. Kansere yenik düşmemeye, hep pozitif düşünüp pozitif yaşamaya kararlıydı. Kanserle olan dansını sosyal medyadan “Ölüm hayatta birçok şeye anlam katıyor. Ölümsüz olsaydık, birbirimize değer vermezdik” cümlelerini kurarak gösterdi. Maneviyatını güçlü tutmaya çalışıyor, ruhunu olumsuz her şeyden arındırmasını biliyordu. Bir şekilde iyi gidiyordu aslında her şey. 2 yıl boyunca müzikten ve iyilikten uzak durmadan yaşadı. Ama 22 Haziran 2016’da hastalığı nüksetti ve hastaneye kaldırıldı. Oysaki bu süreçte “Çeyrek Asır” albümünü hazırlamış ve raflardaki yerine bırakmıştı. Bu albüm “Aşkın Nur Yengi, Işın Karaca, İrem Derici, Gökhan Türkmen” gibi birçok isimle kendi şarkılarından yaptığı düetlerden oluşuyordu. Kısa sürede çok ilgi gördü ve hatta sosyal medyada en çok bahsedilen konu oldu. Haziran 2016’da olduğu ameliyattan sonra biraz toparlamıştı. Ama genel anlamda tedavi sürecine bakıldığında zamanla farklı organlarında sorun oluşmaya başladı. Bir yandan da ne olursa olsun hala pozitifti. Yine bir sosyal medya paylaşımı vardı, çok değil birkaç gün öncesine ait: “Unutma sen gelecek planları yaparken, hayat da kendi planlarını yapıyor” Bu cümleyi paylaştığında 15 Temmuz 2017 idi. Yani Harun Kolçak’ın 62. Yaş günü… Hayat gerçekten de planını yapıyordu. Güzel kalpli adam 19 Temmuz 2017 gecesi hayata gözlerini kapadı. Ölüm sebebi doktorunun açıklamasına göre kanserin yorduğu vücudundan doğan tepki olarak böbrek yetmezliğiydi. Ama o gün paylaştığı bir cümle daha vardı: “Bugün gelecek yıllarımın en genç günündeyim.” Galiba en çok hayatı ciddiye alarak, Nazım’ın da dediği gibi, bir sincap kararlılığında yaşamayı bildiği için bunca sevildi ve hayatı dolu dolu yaşadığını hissettirdi. Güzelliğin, iyiliğin ve sevginin inancıyla kalbini dolduran bu güzel ses de bu dünyadan geçti ve gitti.