Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterdiğinde çok şaşırmıştım. Daha önce çıkardığı adaylarda hata yapan, Ekmelettin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı yaptığında ise hata yapmakta zirve yapan Kılıçdaroğlu’na çok kızmıştım. Bir yandan Cumhurbaşkanlığı seçiminin kahramanı Muharrem İnce, diğer taraftan Gürsel Tekin gibi önemli bir isim. Kılıçdaroğlu ise hiç birimizin tanımadığı, ismini bile duymadığımız bir kişiyi ortaya atmıştı. Az bir farkla da olsa İmamoğlu’nun seçimi kazanması hepimizi şoke etti. Aslında İmamoğlu’nun seçimleri alacağı son bir hafta kala belli oluştu. O zamana kadar Ankara’ya saldıran AKP, son hafta yönünü İstanbul’a çevirmişti. Belli ki anketler işin kafa kafaya geldiğini ortaya koymuştu. Ancak son haftadaki performansa, isteksiz Binali Yıldırım’ın da tavrı eklenince, bu sonuç ortaya çıkmıştı.
ERDOĞAN’A BIRAKMADILAR
Aslında bu sonuçları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan içine sindirmişti. Her ne kadar “Topal ördek” benzetmesiyle seçimin kaybedilmesine olan kırgınlığını ortaya koysa da, netice de bu iş bitmişti. Erdoğan’da kabullenmişti. Ancak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden nemalanan bazı havuz medya mensupları, bu durumu kabullenemedi. Adeta bir kez daha şanslarını denediler. Bence bu medya gurupları hükümete inanılmaz zarar verdiler. O seçim kaybedilmişti ve AKP bu işin içinden zayıflayarak da olsa çıkmıştı. Ya şimdi. Gelinen nokta, bu denli basit değil. Hadi İmamoğlu hayırlı uğurlu olsun ile de sonuçlanacak gibi de durmuyor. CHP akıllı bir hareketle erken seçim istemediğini ifade etti. Bence bu da çok doğru bir manevra. Bundaki hedef belediyelerde başarılı olduktan sonra seçime güçlü gitmek. Ancak bu işin bir de gizli ajandası var. Hükümete bu kadar ekonomi üzerinden yüklendikten sonra, artık Türkiye’nin mali yönden kaldıramayacağı bir seçime gitmeyi istemek, saçmalık olur. Peki ya siyasi kulislerde konuşulduğu gibi Babacan parti kurar ve 50 civarında milletvekili buraya geçerse ne olur? Bence AKP adına kıyamet kopar. CHP seçime karşı durur, ancak bu yükselen trendini de değerlendirmek ister. Her ne kadar MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Cumhur ittifakının süreceğini söylese de, özellikle İmralı mektubu sonrası parti tabanı kaynıyor. İttifak ne kadar kalır bilemem.
CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI
Bence bu seçimin tekrarı ile birlikte çok rahat kapatılacak olan şişenin kapağı komple açıldı ve cin şişeden çıktı. Erken seçime gitmeden de bence siyaset yeniden durağan hale gelmez. Bir yandan MHP tabanı, bir yandan Babacan, bir yandan Davutoğlu… Çok kısa bir süre sonra yeniden seçime gidilir ve koalisyon hükümetleri dönemi başlar. Peki ayrı ayrı girilen bir seçimde AKP, MHP, İYİ Parti, Babacan, Davutoğlu sağ, CHP sol taraf olduğuna göre avantaj kimde? Benim de sıkça eleştirdiğim Kılıçdaroğlu, bu işin kitabını yazacak, anlaşılan hepimize de okutacak…
Esen kalın…