Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şeker, “Afet ve Kriz Dönemlerinde Habercilik Etiği” başlıklı konuşmasında, gazeteciliğin demokratik toplumlar için taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazeteciliğin diğer iletişim alanlarından farklı olarak kamu yararını öncelemek zorunda olduğunu vurgulayan Şeker, mesleğin giderek artan etik sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

“KAMUOYUNUN DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİNİ ENGELLENİYOR”
Nesnel gazetecilik anlayışının tarihsel gelişimine de değinen Prof. Dr. Şeker, 2'nci yüzyılın başlarında ortaya çıkan tarafsızlık ilkesinin, medyanın güven kaybı yaşaması üzerine benimsendiğini hatırlattı. Kriz dönemlerinde medyanın sınav verdiğini ifade eden Prof. Dr. Şeker, özellikle afet olaylarında haberlerin çoğu zaman duygusal ve sansasyonel yönlere odaklandığını, bunun ise kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini engellediğini vurguladı. Prof. Dr. Şeker, gazeteciliğin sadece olanı aktarmakla sınırlı kalmayıp olayların nedenlerini ve önlenebilir yönlerini de sorgulaması gerektiğini ifade etti.

“GAZETECİLİK ETİĞİ BİREYSEL BİR TERCİH DEĞİLDİR”
Medya üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıların etik sorunları derinleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şeker, reklam ve siyasi ilişkilerin yayın politikalarını etkileyebildiğini söyledi. Bu durumun gazeteciliğin bağımsızlığını zedelediğini belirten Prof. Dr. Şeker, özgür ve şeffaf bilgi akışının demokratik toplumların temel şartı olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. konuşmasını, “Gazetecilik etiği bireysel bir tercih değil, kurumsal bağımsızlık meselesidir” sözleriyle tamamladı.






