Besteci ve yazar Zülfü Livaneli’nin katılımıyla gerçekleştirilen ANSİAD 27. Akdeniz Toplantısı; siyaset, kültür, ekonomi ve toplumsal meselelerin ele alındığı kapsamlı bir buluşmaya sahne oldu. Toplantının açılışında okul saldırıları ve artan şiddet olaylarına dikkat çekilirken, barışın toplumsal yaşam için vazgeçilmez olduğu mesajı öne çıktı.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SÖZÜNÜ HATIRLATTI
Livaneli konuşmasında, insanlığa en çok yakışanın barış olduğunu belirterek UNESCO Elçiliği döneminde yürüttüğü barış projelerinden örnekler verdi. Bosna’daki çocukların eğitimi, okul kitaplarından düşmanlaştırıcı ifadelerin çıkarılması ve Filistin–İsrail hakkında yürütülen temasların önemine değinen Livaneli, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatan mücadelesi için şart değilse her savaş bir cinayettir” sözünü hatırlattı.

“ATATÜRK, ÇAĞININ EN GÜÇLÜ ENTELEKTÜELLERİNDEN BİRİDİR”
Günümüzdeki savaşların çoğunun enerji, lojistik ve ekonomik çıkarlar ekseninde şekillendiğini ifade eden Livaneli, emperyalizmi Türkiye ve dünyanın en büyük sorunlarından biri olarak tanımladı. Özellikle ABD’nin Orta Doğu politikalarını eleştiren Livaneli, demokrasi söylemi altında bölgesel çatışmaların derinleştirildiğini ve ülkelerin kaynaklarının hedef alındığını savundu. Cumhuriyetin kuruluş felsefesinde geniş yer ayıran Livaneli, Atatürk’ün yalnızca büyük bir asker değil aynı zamanda çağının en güçlü entelektüellerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin kültür olduğunu vurgulayan Livaneli, farklı coğrafyalardan gelen halkların ortak bir kimlik altında birleşmesini “Türkiye halkına Türk milleti denir” anlayışıyla değerlendirdi.

“ATATÜRK’E YÖNELİK SALDIRILAR CUMHURİYET’İN TEMELİNİ HEDEF ALIYOR”
Atatürkçülüğün ırkçılıkla ilgisi olmadığını belirten Livaneli, Anadolu’daki tüm kadim medeniyetlerin ortak miras olduğunu ifade etti. Atatürk’ün Cumhuriyet için bir kilit taşı olduğunu söyleyen Livaneli, ona yönelik saldırıların doğrudan Cumhuriyet’in temelini hedef aldığını dile getirdi.

Ekonomi başlığında ise yapay zekâ ve teknolojinin dünyayı yeniden şekillendirdiğini belirten Livaneli, eski kavramlarla yeni dünyanın anlaşılamayacağını söyledi. Devlet Planlama Teşkilatı gibi stratejik kurumların önemine dikkat çeken Livaneli, uzun vadeli kalkınma için devletin denetleyici rolünün vazgeçilmez olduğunu aktardı.

“TÜRKÇE ZAYIFLIYOR”
Toplumdaki şiddet olayları, kimlik siyaseti ve dildeki yozlaşmaya da değinen Livaneli, Türkiye’nin duygusal bütünlüğünün bilinçli olarak zedelendiğini savundu. Türkçe’nin zayıfladığını söyleyen Livaneli, dilin korunmasının kültürel bağımsızlık açısından hayati olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda vatan kavramını aile, ana dil ve kültürel hafıza üzerinden tanımlayan Livaneli, Türkiye’nin lojistik olarak her zaman zorlu bir coğrafyada bulunduğunu ancak cumhuriyete sahip çıkılarak ve demokrasi güçlendirilerek ilerleyebileceğini söyledi.






