Antalyalı gazeteci İdris Özyol, bir gazetecinin Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin basın danışmanı Serap Belovacıklı whatsapp üzerinden hakaret ettiğini haber yapmıştı ve mahkeme İdris Özyol'a 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetmişti. Şimdi olayın neresinden tutarsanız tutun elimizde kalıyor. Bir gazeteci bir gazeteciye ‘Şıllık’ diyor ve bunu haber yapan kişi tutuklanıyor. ‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’ Bir kadına Şıllık demenin cezası yok mu? Maalesef yok. Cezaevine dostları tarafından gönderilen İdris Özyol, şunları söylüyor:

“Nereden nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Antalya Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı dün bir platformda kadın bir gazeteci için 'şıllık' ifadesini kullandı. Bu kadın gazetecide başkana hakaret davası açtı. Başkanda 3 bin lira para cezası aldı. Türkiye'de bir kadına 'şıllık' demenin cezası 2 bin lira. Biz bunu haber yaptık diye ben 1 yıl 8 ay hapis cezası aldım. Türkiye'de adaletin ne olduğunu bundan daha çarpıcı başka bir şey anlamaz diye düşünüyorum. Hem hakarete maruz kalıyoruz hem de hapis cezası alıyoruz. Bu tarafları ve içeriği itibariyle tam bir gazeteci davasıdır, tartışılacak bir yanı yoktur. Bu ülkede gazeteciler ceza almıyor diyorlar, bu bunun bariz bir örneğidir. Gazeteciler yazdıklarından dolayı bu ülkede ceza alıyorlar. Üstelik bu cezalar astronomik cezalardır, izahı olmayan bir durum. Tamamen kamusal bir süreç ama buna özel hayatın ifşası muamelesi yapılarak bir ceza kesiliyor. Ne yazık ki ülkede adalet denilen şeyin terazisi kaçmış durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anayasasını takmayan bir adalet sistemin, adalet dağıttığını iddia etmek mümkün değil. Bu da bizim başımıza geldi ama bu da gelir bu da geçer sıkıntı değil. Çıkacağız, yazmaya devam edeceğiz. Bu da bizim borcumuz olsun.”

Arkadaşlarına destek olmak için koşan Antalya Basın Cemiyeti Başkanı İbrahim Akkaya, “Biz Antalya Basın Cemiyeti'nin ilk kongresinde İdris Özyol'a yapılan bu haksızlığı onu disiplin kurulu başkanı yaparak ödüllendirdik. Şu bir gerçektir ki; 'Şıllık' lafından bir arkadaş ceza almıyor, bunu yazan ve paylaşan insanlar ceza alıyor. Bu da Türkiye'de yargının nasıl bir noktaya geldiğinin örneğidir. İdris Özyol, başkanın da söylediği gibi yazdıklarından ve söylediklerinden dolayı ceza evine giren ilk kişi de son kişi de olmayacak. Ama bu mücadeleden de biz hiç yılmayacağız. Her zaman özgür basını savunmaya devam edeceğiz. Her koşulda her zaman yaşasın özgür basın” derken, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Erdem Güner, "Muhalefet bir gazeteciyseniz sizin bir şey söyleme hakkınız yok. İkinci dereceden söyledikleriniz bile size suç olarak yansıtılıyor, ülkemizin geldiği durum işte budur. Basın özgürlüğünün olmadığı yerde özgürlüklerden bahsedilmesi mümkün değildir. Maalesef bugün yaşadığımız bu durum bunun göstergesidir. Kendisine geçmiş olsun diyorum” dedi.