Takvim Eylül diyor. Termometre umursamıyor. Hala 38 derece. Meteoroloji "kritik uyarı yok" diyor.
Antalya kıyılarında son aylarda deniz, plastik atıklarla boğuşuyor.
Kafeler dolu. Sahil dolu. Masalar dolu. Nereye gitsen aynı sözü duyuyorsun: "Kriz mi var, bak her yer tıklım tıklım!"
Geçen gün Konyaaltı’nda yürürken, bir trafik kazasına şahit oldum. Siparişini bir an önce müşteriye ulaştırmaya çalışan genç bir kurye bir lüks bir otomobille çarpışmıştı.
Ve sonunda Antalyaspor düştü… Ama bu düşüş bir sezonun değil, yıllardır ertelenen hesapların sonucuydu.
Antalya–Konya yolunun gurur projesi olan Demirkapı Tüneli, geçen hafta şiddetli yağışlarla birlikte kullanılamaz hale geldi.
Bir gün hepimiz yaşlanacağız. Bu bir öngörü değil, belki de hayatın tek şaşmaz gerçeği.
Aslında bitmiyor demek iyimserlik. Çünkü hiç bitmedi.
Yeni bir yıla girdik. Takvim değişti ama Antalya’nın yükü yerinde duruyor.
Turizmimizin göz bebeği ve başkentidir Antalyamız. Bir aralar “emekli cenneti” diye de anılıyordu.
Gece yarısı.Antalya gibi “sağlık turizminin başkenti” denilen bir şehirdeyiz.
Dört mevsimiyle ayrı bir dünya.
Bu bağlantı sizi https://www.antalyagundem.com.tr dışındaki bir siteye yönlendiriyor.