Antalyaspor Süper Lig’den düştü, arayan soranlar neden yazı yazmadığımı soruyor.
Uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Arşive girdim, son yazımı 6 Ocak 2026’da yazmışım. Yazının başlığı, “Bu çöplükten geri dönüşüm çıkar mı?”.
Özetle, “Helikopterle tepeden inen Emre Belözoğlu’nun futbolcu çöplüğüne çevirerek içine ettiği, Erol Bulut’un içinden çıkılmaz hale getirdiği futbol takımını artık Sami Uğurlu ayağa kaldırmaya çalışacak” demişim.
Sezon başında kaleme aldığım, “El Fatiha” ve “Düşürmüyorlar, kökünü kazıyorlar” başlıklı yazılarıma göz attım.
2024 Ocak ayında yapılan dernek genel kurulu ile bu takım zaten düşmüştü. Göreve gelen dernek başkanının, “Paramız da var, B, C, D planlarımız da hazır. Yeter ki mevcut yönetim genel kurula gitsin, bizim adamlarımız gelsin” mealindeki sözleri ile takımın altına dinamit konmuştu.
Sezon başında 10 milyon euroya yakın para harcanarak yapılan 18 transfer ile o dinamitin pimi çekildi. Antalyaspor sadece düşmedi, battı. Öyle bir battı ki; bu takımın düşüşünün sadece Trendyol 1. Lig ile sınırlı kalacağını düşünmüyorum.
Kulübe personel olarak işe alınmayacak insanları yönetime getirir ve patron yaparsanız, sadece geçmişi kötüleyerek ağlayan aynı insanlardan kurtuluş formülü beklerseniz bu sonuçla karşılaşırsınız.
Kabul… Süper Lig’de kulüp yönetmek kolay değil. Ancak Aziz Çetin döneminde başlayan devasa borçlar, Sabri Gülel döneminde sağlanmaya çalışılan mali disipline izin verilmemesi, Sinan Boztepe’nin başkanlığı öğrendiği sırada gönderilmesi ve Rıza Perçin ile finalin yapılması...
ANTALYASPOR ADIM ADIM DÜŞÜRÜLDÜ VE BATIRILDI
Takım ligden düşünce doğal olarak tepkiler yükseldi ve herkes yönetimi istifaya davet etti. Birkaç gün sonra tepkiler dinecek, herkes yoluna devam edecek ve çok da bir şey değişmeyecektir.
Yapılan yanlışları tek tek sıralamanın anlamı yok. Sezon başında hataları yazdığımız zaman ciddiye almayanların hatası ile yüzleşme gibi bir niyeti de yok. Çünkü hatasından ders almayı düşünen bir yönetim, yönetimi doğru yönlendirmeye niyeti olan bir camia yok.
Camia takımına o kadar yabancı ki; sahada oynayıp hata yapan futbolcuyu günah keçisi ilan ediyor. Büyük rakamlara imza atıp hiçbir şey yapmayan futbolcuların ismini dahi hatırlamıyor. Çünkü eleştiriler de övgüler de günlük ve skor odaklı yapılıyor.
Veysel Sarı, yaşına rağmen her maç oynamaya çalışıp elinden geleni yaptı. Hatalar da yaptı. Bünyamin Balcı aynı şekilde. Ancak sezon başında futbol dâhileri tarafından transfer edilip takıma hiçbir katkı sunmayan Abdülkadir Ömür, Nikola Storm, Julian Cuesta, Georgiy Dzhikiya, Jesper Ceesay, Doğukan Sinik, Yohan Boli’yi kimse eleştirmiyor. Çünkü iş yapan insan hata yapar. Yeni transferler iş yapmadığı için taraftarın eleştiri havuzuna giremedi.
Sami Uğurlu, takım düştüğünde teknik ekibin başında olduğu için eleştirilerden payını aldı. Takımı kuran Emre Belözoğlu’nu kimse hatırlamıyor bile. 6 ayda 4 kez istifa etme blöfü yapıp helikopter ile sahaya indirilmesi zaten hafızalardan silindi. Futbolu çok bilen bir asbaşkanın, “Emre hoca geri gelerek Antalyaspor’un itibarını kurtardı” sözleri ile takımı ne kadar küçük düşürdüğü değerlendirilmiyor bile.
Sonuç olarak Antalyaspor son yıllarda bilerek ve isteyerek, sistematik olarak ligden düşürüldü. Bu durum; takımın 6. kez en üst ligden düşüşü. Ancak bu kez sadece düşmedi. Bir önceki dönemi ibra etmek için göreve getirilen ve ‘ne oldum’ delisi haline gelen bir dernek başkanı tarafından kayyum olarak atanan mevcut yönetim bu takımı sadece düşürmedi, batırdı.
İSTİFA EDERLER Mİ?
Bir işyerine işçi olarak alınmayacak kişileri, o işyerinin sahibi yapansanız, istifa etmesini çok beklersiniz.
Bir de yönetimde ismi olmayan ama her şeye karışan, deplasman uçaklarında en ön koltukta başkan edasıyla oturan akıl küpü futbol ulemaları var! Mevcut yönetime akıl hocalığı yapan ancak kağıt üzerinde hiçbir sorumluluğu olmayan o isimler, gelecek olan yönetimlere de akıl hocalığı yapmaya çalışacak. Dinleyen olur mu? Dinleyenlerin sonu ortada. İsteyen dinlemeye devam etsin.
Para lazım olduğu zaman kaynak oluşturan belediyelere, valiliğe, iş insanlarına bir çift sözüm var: Kamunun kaynağını aktararak kulübe büyük iyilik yaptınız. Verdiğiniz paraların nereye harcandığını, hafriyatın akıbetini, yapılan transferleri ve oyuncuların piyasa değeri ile mukavelede yazan rakamı hiç araştırıp, paranın nereye gittiğini merak ettiniz mi?
Etseniz iyi olur.