Alpay, 2 Nisan 1972’de dünyaya geldi. Babası Faruk Göltekin, bir müzisyendi gitar çalıp, şarkı söylüyordu. Alpay daha çok küçükken onun kalbine müziği bir aşk olarak ekmeye başladı. Eve piyano alındığında Alpay 6 yaşında, müziğe heyecan duyan bir çocuktu. Müzikle hazırlandığı hayat, onu bir müzisyen olmaya doğru ilerletti. Konservatuvar eğitimi aldı. Ailesi istediği için Deniz Harp Okulu’nda da okudu ancak orada bile ruhunda hep müzik vardı. Kendini sürekli sinema salonunda piyanonun başında, çoktan notalara düşmüşken buluyordu. Gizli gizli sahne çalışmaları yapıyordu. En çok Doğu ve Batı müziğini harmanlamaktan keyif alıyordu ve yolu sonunda Melih Kibar ile kesişecekti… Alpay, uzun yıllar müzik ve sahne çalışmaları yaptı. Kendini müzik anlamında her gün biraz daha geliştiriyordu. Sonunda 2002’de, yolu Melih Kibar ile kesişti. Hayranı olduğu müzisyen ile şimdi çalışıyordu. 2 yıl kadar Melih Kibar’ın müzikal asistanlığını yaparak notalarla yoğuruldu. Alpay’ın, Melih Kibar ile geçirdiği dönem, hayatında pek çok güzel şeyin bir arada yaşandığı dönemdi. Hayatının aşkıyla karşılaştı.  Alpay, 2004’te Melih Kibar’ın yanından ayrılıp serbest çalışmaya başladı. Bir süre çeşitli ajanslar ve prodüksiyon şirketleri için televizyon reklamı, dizi ve radyo spot müzikleri hazırlarken 2006’da, Film Müziği Bestecisi Alp Yenier ile  birlikte ‘REC Müzik Prodükdisyon’u kurdular. 2010’da ortağı ile yollarını ayıran Alpay, daha sonra eşi Zeynep Alasya ile ortaklığı sürdürdü. Birlikte pek çok dizi, film ve reklam müziğine imza attılar. Yaptıkları işler hep zirvede yer aldı.  Alpay Göltekin, adını pek çok projeye kazıdı. Diriliş: Ertuğrul ise, en çok sevilen işlerinde zirveyi oynadı. Dillere pelesenk, kulaklardan silinmeyen müzikler yaptılar. Yine aynı röportajda, dizi müziklerine önce karakter analizleri üzerine çalışarak hazırlandığını söyleyen Alpay Göltekin, “Film müziği dalında bu ülkede biri Oscar ödülü alacaksa o da ben olurum diye düşünüyorum.” Diyordu. Yine eşi ile birlikte çalışıyordu. Verdiği bir röportajda zaman içinde eşi Zeynep’in de görüntülere mırıldanarak müzik yapmaya başladığını belirten Alpay, yavaş yavaş bu işe dahil olduğunu, Diriliş’te ise kendini aştığını ve bulduğunu anlatıyordu. Bu durum hem eşi hem de birlikte iş yaptığı biri olarak Alpay’ı çok mutlu etmişti. Gitar dahi çalmayı bilmeyen eşinin eline dombra alıp beste yaptığını gördüğünde tarifsiz bir duygudaydı. Çok güzel işler çıkardılar. Alpay şaşırıyor, seviniyor ve eşiyle gurur duyuyordu. Eşiyle hem evde hem işte sabahtan akşama kadar birlikte olmak her zaman kolay değildi belki ama onun çok güzel bir üçüncü göz olduğunu düşünüyordu. “Vizyonu çok geniş olduğu için bizi, özellikle beni çok destekliyor” diyordu. Diriliş’in çok sevilen müziklerini ise yapmaya dombrayı kullanarak başlamışlardı. Dombra, Orta Asya’nın en bilinen ve ritim olarak da kullanılan, iki telli bir enstrümanıydı. Alpay Göltekin’in anlatımından tamamlamak gerekirse, “değişik bir parmak hareketi ile çalınan bir saz”dı. Dönemin ruhunu ve karakterlerini analiz ettiğinde, en uygun enstrümanın dombra olduğunu düşünmüşlerdi. Çünkü Orta Asya’da hem ritmi hem besteleri bu enstrüman ile yapıyorlardı ve çok bilinen ve kullanılan bu sazın büyüleyici etkisine inanıyorlardı. Dombra dışında yine dönemin ruhunu yansıtacak başka çalgılar da kullandılar. Daha küçük bir saz görünümünde olan cura ile kopuz, bendir ve jembe tercih ettiler. Her sazı bulamadıklarında da teknolojiden faydalanarak pek çok perküsyon aleti kullandılar. Geriye de alt yapısını oluşturmak kalmıştı. Bu noktada da, senfoniyi yakaladılar. Senfonik alt yapılarla, seyircisini diziye bağlayan tınıları keşfettiler. Alpay Göltekin bir yıldır beyninde bulunan bir tümör sebebiyle tedavi görüyordu. Ancak 11 Mayıs günü, henüz 48 yaşındayken, hayata gözlerini kapadı. Acı haberi, yapımcısı Mehmet Bozdağ sosyal medya hesabından şu ifadelerle paylaştı: “Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman, Aşkın Yolculuğu Yunus Emre ve Mehmetçik Kûtulamâre projelerimize müziğiyle ruh katan Alpay Göltekin’i ebediyete uğurlamanın derin üzüntüsünü yaşıyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır niyaz ediyorum. Mekânı cennet olsun.” Alpay Göltekin’in cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Virüs sebebiyle önlemlerin alınmasıyla cenaze kalabalık değildi. Eşi Zeynep Asyalı ve birkaç yakın dostuyla birlikte, oyuncu arkadaşları Burçin Terzioğlu, İlker Kaleli, Celil Nalçakan da Alpay Göltekin son yolculuğuna uğurlanırken oradaydı.