Sizi bilmem ama ben hala “Fon krizi” modundan çıkamadım. Günlük hayatta çok şeyler yaşıyoruz ama şöyle bir durup soluklanınca aklıma geliyor yine. Mühendis olmamdan da sebep, hesap kitap yapıyorum devamlı.
Betül Sayan Kaya’nın kazandığı 2,4 milyar lira nedir ya? Tamam rakamla yazmak kolay da sayamazsın bile. Hani düğünlerde sol elinize desteyi alıp sağ elinizin içiyle ileriye doğru hızlı hızlı banknotları ittirme hareketi var ya, aklıma hep o sahne geliyor. Dans eden gelin ve damadın üzerine bu şekilde para atmak ortamda sizi zengin ve cömert gösterir ya hani. Betül Hanım kazandıkları ile yapsa kaç saat, kaç gün, kaç ay sürer acaba?
Bulabiliriz aslında.
Basit bir hesapla saniyede iki adet iki yüz liralık banknot atabildiğini düşünelim. Şaka değil gözlemlerime göre ortala hız bu. Peki toplam atılması gereken iki yüz liralık banknot miktarı nedir?
On iki milyon, rakamla 12.000.000 adet.
Saniyede iki banknotla toplam altı milyon (6.000.000) saniye ediyor.
Yüz bin (100.000) dakika
Bin altı yüz altmış altı (1.666) saat
Altmış dokuz (69) gün
Yani yaklaşık iki buçuk ay.
Tabi durup dinlenmek, yavaşlamak yok.
Bu arada gelin ve damat paranın ağırlığı altında çoktan can verdiler.
Sonra Mustafa Sandal’ın eşi Melis Sütşurup’un kazandığı paranın Betül hanımın yaklaşık altı (6) katı olduğunu düşünüyorum. Her rakamı altı ile çarpmak gerekiyor. Hesap makinesinin ekranı yetmiyor. O bile isyan ediyor.
Son bir kez asgari ücretle bu havalı hareketi yapsak diyorum.
Yetmiş (70) sn…
Yani bir dakikayı az geçince avucumuz boş kalıyor.
Yanda daha altmış dokuz gün devam edecek olan Betül hanıma “kolay gelsin” deyip usulca uzaklaşıyoruz ortamdan.
Alın teri ile kazanılmış bir dakikanın kim bilir nasıl kazanılan altmış dokuz günden daha değerli olduğunu biliyoruz aslında ama yine de evde bekleyen çocuğumuz aklımıza geliyor. Ona veremediklerimiz.
İstediğimiz gibi giydiremediğimiz.
Et yediremediğimiz.
Yeni okul çantası alamadığımız…
Boşuna dememişler “zenginin malı züğürdün çenesini yorar” diye.
Boşta kalınca insanın kafasında böyle zararlı düşünceler dans ediyor işte.
Siz bu yazıyı okurken Betül Hanım daha ilk desteyi bile bitiremedi.
Daha altmış dokuz günü var…