“Bilişsel Davranışçı Terapi ile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda (DEHB) olumlu değişim mümkün”

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, uzun yıllardır bilinen ama sıkça yanlış anlaşılan bir nörobiyolojik bozukluktur. 1900’lü yıllardan beri kayıtlarda yer almakla birlikte, 1930’larda “minimal beyin hasarı”, 1960’larda “minimal beyin disfonksiyonu” olarak adlandırılmış, 1980’de ise günümüzdeki adını almıştır. DEHB, doğuştan gelir ve genellikle çocukluk çağında fark edilir. Semptomları, çocuğun günlük görevlerini, okul ödevlerini ve sosyal etkinliklerini zorlaştırabilir. Bu nedenle erken tanı ve müdahale büyük önem taşır. Tembellik veya zeka ile ilgili değildir; sorun dikkatin kendisi değil, dikkatin esnekliği ve kontrolüdür. Çocukluk döneminde fark edilip doğru şekilde değerlendirildiğinde, Bilişsel Davranışçı Terapi ile semptomlar kontrol altına alınabilir ve bireylerin yaşam kalitesi önemli ölçüde artabilir. Ebeveynler, DEHB’nin yol açabileceği güçlükler konusunda bilinçli olmadığında, sorunlar aile ilişkilerinde, okul hayatında ve çocuk-ebeveyn etkileşimlerinde sürekli hâle gelebilir. DEHB’li bireyler, özellikle organizasyon ve planlama, tekrarlayan görevler ve sıkıcı etkinliklerde zorluk yaşar. Görevleri aşamalara bölmekte ve zamanı yönetmekte zorlandıklarında, kaygı, öfke, suçluluk ve depresif duygular ortaya çıkabilir. Çocuk, ergen ve yetişkinlerde temel sorun dikkatin kontrolüdür; görevleri tamamlayamamak, hayal kırıklığı ve motivasyon kaybına yol açabilir, hatta farklı psikolojik rahatsızlıkların oluşmasına zemin hazırlar.

Dikkatsizlik Semptomları Nelerdir?

•Sıklıkla detaylara dikkat etmekte zorlanırlar; okul ödevi, iş veya diğer görevlerde dikkatsizce hata yapabilirler.

•Verilen görevlerde veya oyun, toplu etkinliklerde dikkatlerini sürdürmekte güçlük çekerler.

•Kendisiyle doğrudan konuşulduğunda sık sık dinlemiyormuş gibi görünürler.

•Günlük görev ve etkinliklerde unutkanlık yaygındır; eşyalarını kaybedebilir, dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır.

•Sorumluluklarını yerine getirmede çoğu zaman sorun yaşar, zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınır ya da bunlara katılmak istemez.

•Yönergelere uymakta güçlük çeker ve ödevlerini, işlerini tamamlayamayabilir bu durum, yönergeleri anlamadıkları ya da kasıtlı oldukları için değildir.

Hiperaktivite / Dürtüsellik Semptomları Nelerdir?

•Eller ve ayaklar sürekli hareket halindedir; oturduğu yerde kıpırdanır.

•Aşırı konuşur, sık sık başkalarının sözünü keser veya yaptıklarının arasına girer.

•Genellikle hareket halindedir; içinde adeta kurulu bir motor varmış gibi davranır.

•Okulda veya başka etkinliklerde sırasını beklemek zordur; sorular tamamlanmadan yanıt vermeye çalışır.

•Sınıfta veya oturması gereken diğer durumlarda oturduğu yerden kalkabilir.

•Uygunsuz durumlarda aşırı koşuşturur veya tırmanır (ergenlerde ve yetişkinlerde bu, içsel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir).

Tedavi Yöntemleri

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda semptomları azaltmak ve bireyin hayatını daha kolay yönetmesini sağlamak için Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) etkili bir yöntemdir.

Bu bilimsel yaklaşım sayesinde bireyler, kendi kendilerinin terapisti olacak düzeye gelerek öz-farkındalık ve kendi kendini yönetme becerisi kazanır. Yani kişi, dikkati ve davranışlarını kontrol etmeyi öğrenir, günlük yaşamda daha etkili ve verimli hale gelir.

BDT programı üç temel modül içerir:

1. Psikoeğitim / Organizasyon ve Planlama

2. Dikkat dağılabilirliğini azaltma

3. İşlevsel düşünme (Bilişsel yeniden yapılandırma)

Araştırmalar, ilaç tedavisinin tek başına çoğu zaman yeterli olmadığını, BDT ile birlikte uygulandığında daha kalıcı ve farkındalık yaratıcı etkiler sağladığını ve bireyin kendi dikkat ve davranışını yönetme becerisini geliştirdiğini gösteriyor. Örneğin yapılan bir grup çalışmasında, BDT alan grup, yalnızca ilaç tedavisi alan gruba göre hem bireysel bildirime hem de bağımsız araştırmacı puanlarına göre DEHB semptomları ve şiddetinde daha fazla azalma göstermiştir.”

Bu veriler, Bilişsel Davranışçı Terapi’nin yapılabilir, kabul edilebilir ve etkili bir tedavi olduğunu kanıtlamaktadır.