Antalyaspor’un lider Galatasaray’a mağlup olması beklenmedik bir sonuç değil. Sonuçta rakip, tek bir futbolcusuna, sizin takımınızın toplam bütçesinden daha fazla ödeme yapabilecek ekonomik güce sahip.
Bu sonuçtan dolayı teknik direktör Erol Bulut’u eleştirmek de acımasızlık olur. Çünkü bu takımı zaten kendisi kurmadı, sezon başı kampını da yaptırmadı.
Ancak bir takım kendi sahasında son 5 maçını da kaybedip tarihinde ilk kez böyle başarısız bir seri yaşıyorsa bu sorulur.
Galatasaray maçından sonra bunu sordum.
Verdiği ya da veremediği cevap maçın da önüne geçti, her yerde yayımlandı. Hatta maçtan daha çok konuşuldu.
Söyleyecek sözü olmadığı için, kendisinin sadece 2 aydır Antalya’da olduğunu hatırlattı. Beni çok tanımadığını söyleyerek karşı savunma yapmaya çalıştı. Hızını alamadı; her maç sonunda sivri sorular sorduğumu ve Antalyaspor ile sorunumun olduğuna kadar götürdü işi.
İstanbul basınını görünce farklı konuşan teknik adam profilini Emre Belözoğlu ile yaşamıştık. Hatta Emre Bölezoğlu ile ilgili bilgileri İstanbul basınından birkaç kişiden öğreniyorduk. Erol Bulut da gün geçtikçe bu profile bürünmeye başladı. İstanbul medyasına şirin gözükmek için Antalyaspor’u küçültüp kendisini sıyırmaya çalıştı.
Basın toplantısı birçok kanalda canlı yayımlandığı için başka soru sormadım, Erol Bulut’un kendine göre şov yapmasına izin vermedim. Cevap verip ortamı gerseydim başarılı da olacaktı.
Erol Bulut’un 2 aydır Antalyaspor’da olduğunu ve takımı kendisinin kurmadığını biliyoruz. Ancak, “Yılda kaç hoca değiştiriyorsunuz” diyerek olumsuz tablodan kendisini soyutlayıp, eleştiri oklarını yönetime çevirme çabasını korkakça buldum.
Madem siz o kadar büyük hocasınız, bu kadar sık hoca değiştiren bir kulüpte işiniz ne? Sebep sadece para mı?
Bir maç sonu transfer politikasını eleştirip, “Bazı bölgelerde yığılma var, bazı bölgelerde alternatif oyuncu yok” dediğinizde size hak verdim. Başka bir yenilginin ardından, “Fizik olarak yeterli değiliz, futbolcularım toptan kaçıyor” dediğinizde de kısmen haklıydınız.
“Kulüpte köstebek var” saçmalığınızda bile Antalyaspor camiası sizi çok eleştirmedi. Sahi o köstebek bulunmadı, kim veya kimler ise hala o köstebek ile çalışıyorsunuz. Sizin gibi büyük hocanın hala köstebekle çalışması yanlış değil mi?
İç sahada 5 maç üst üste alınan yenilginin nedenlerini sormak aslında çok masum bir soruydu.
Erol Bulut madem bu soruyu ‘sivri’ buldu, kendisine birkaç sivri soru sorayım:
Bu işi başaramıyorsunuz. İstifa mı edeceksiniz yoksa 3 maaşlık tazminat alıp gidebilmek için kovulmayı mı bekleyeceksiniz?
Alanyaspor’un golcüsü yok ve gol atamıyorlar. Bu takıma karşı çıktığınız 3’lü savunma sistemi ile yedek golcüsü Mauro Icardi ve Ahmed Kutucu olan Galatasaray’a karşı çıkmak hangi teknik adamlık bilgisi ile açıklanabilir? İlk 30 dakikada yenen 2 gol ve rakibin kaçırdığı 3-4 net fırsattan sonra 4’lü savunmaya dönmenin açıklaması nedir?
Beni tanımamanız normal. Çünkü heryıl 2 hoca değiştiren ve sürekli kan kaybeden Antalyaspor’da, Emre Belözoğlu da, Sergen Yalçın da, Erol Bulut da nöbetçi teknik direktörlerdir ve kendileriyle çok fazla işim olmaz.
Bu kulübün asıl sorunu, Sergen Yalçın’a imza attırırken, “Türkiye’nin, hatta Dünyanın en iyi hocası” diyen başkan ve yönetim anlayışıdır.
Kulübü oyun parkına çeviren ve 9 ayda 4 kez görevi bırakan, buna rağmen helikopterle tesislere indirilen Emre Belözoğlu’ndan medet uman dahiyane yönetim anlayışıdır.
Aynı şekilde, 5 iç saha maçını da peş peşe kaybederek tarihe geçen Erol Bulut’tan hala medet uman ve gönderme dirayeti gösteremeyen mevcut yönetimin futbol bilgisidir.
Erol Bulut nöbetçi hocadır ve muhtemelen devre arası kovulur, 3 maaşlık tazminatını alır ve gider. Yani 3 ay çalışıp 6 aylık maaş alarak yoluna bakar.
Ancak beni tanımamasına rağmen Antalyaspor ile sorunumun olduğunu ima etmesi hadsizliktir. Antalyasporluluğumu anlatmayacağım, doğum yerim Antalya, mezarım da Antalya olacak. Yani Antalyaspor ile tazminat maddesi olan bir sözleşmem yok. Sanırım bu bilgi yeterli olur.
Erol Bulut, “Yılda kaç hoca değiştiriyorsunuz” diyerek, takımın içinde bulunduğu durumun sorumlusu olarak yönetimi göstermiştir. Yönetimi kamuoyunun önüne atması acizlik. Sana ne? Bu tabloyu beğenmiyorsan, bu kadar hoca değiştiren bir yönetimin teklifini kabul edip görevi neden kabul ettin?
Erol Bulut beni tanımıyorsun ama ekmeğini yediğin camiayı da tanımıyorsun. Bence kovulmayı bekleme, yukarıda saydığım gerekçelerin hala geçerliliği varken “Ben bu işi yapamıyorum, beceremedim” diyerek çek git. Çünkü bu takımı saha içinde kaptan Veysel Sarı yönetse senden daha başarısız olmaz. Aksini iddia ediyorsan, göreve geldikten sonra takıma kattığın tek bir artıyı söyle inanayım.
Futbolcuların ve teknik adamların kariyerlerine hep saygı duydum. Ancak onlardan da bana ve mesleğime saygı bekledim. Erol Bulut bu sınırı aştı. Antalyaspor’un nöbetçi hocası olarak görevde olduğu sürece ona bu ince sınırı hatırlatmak da benim görevim olsun.