Dün Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’in basın toplantısı vardı. Sabah kahvaltısında Hilmi Beken tesislerinde bir araya geldik. Genç 7 yılda yaptıklarını, hiçbirinin açılışını yapmadıklarını, daha önce planlanan açılışların birkaç defa ertelemek zorunda kaldıklarını anlattı. İl Başkanı Nuri Cengiz’in konu dışına çıkarak genel siyasetten bahsetmesi hataydı. Döşemealtı’nın toplantısını 2. plana itmiş oldu. Ancak siyaset uzun soluklu bir iş. Bu durumun kötü niyetle değil, biraz acemilikle ilgili olduğu ortadaydı. Toplantıda Başkan Genç’in soru cevap kısmındaki konuşmasının bir kısmı doğrusu ilgimi çekti. Başkan Genç Kırkgözhan su kaynağının altına setteler oluşturularak bir yer altı barajı yapmanın önemine değindi. DSİ tarafından da planlanan bu projenin, bir türlü bütçelenmemesinden yakındı. Bu proje Antalya için hayati önem arz ediyor. Fakat ilgi çeken kısmı şu ki, Genç, AK Parti hükümeti tarafından yapılamayan bu işin Millet ittifakı olarak iktidara geldiklerinde takipçisi olacağını söyledi. Yani özetle bu hükümet bunu yapmadı ama önemli değil zaten biz geliyoruz dedi. Doğrusu bu sözler çok ilgimi çekti. Son 20 yılda CHP’li belediye başkanları biz gelince yaparız demiyor, hep AK Parti’yi partizanlık yapmakla suçluyordu. Bence CHP artık iktidara iyice inanıyor.

MARMARİS’TE DE AYNI HAVA

Bundan 3 hafta önce Marmaris’te iki günlük bir çalıştay yapılmıştı. CHP tarafından düzenlenen çalıştaya yaklaşık 300 gazeteci katılmıştı. O günkü konuşmalarda da, konuşmacılar artık AK Parti’nin uygulamalarını eleştirmekten çok CHP’nin iktidara geldiğinde neler yapması gerektiğini anlatmıştı. Hatta CHP genel merkezinden gelenler, partinin şimdiden çalışacağı kadroları belirlediğini, eskiden telefonlarına bile çıkmayan ilçe kaymakamlarının artık taleplerini yerine getirdiklerini söylemişlerdi.  

 NAZİF ALP’İN ZOR ANLARI

Geçtiğimiz hafta Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ofisimizi ziyaret ederek Yaprak Özer arkadaşımızla röportaj yaptı. Kendilerinden röportajı benim yanımda yapmalarını rica ettim. Çünkü çiftçinin, hayvancının son durumunu ilk ağızdan dinlemek istedim.  Sohbet sırasında Başkan Alp’in telefonu hiç durmadı. Arayanların önemli bir bölümü eylem yapmak isteyen çiftçiler. Başkan Alp her yolu denediğini, yürüyüşün ise son çare olduğunu belirterek, üreticiden biraz daha sabır istedi. Başkan Alp anlattıkça milletin niye aradığını daha iyi anladım. Sonra aklıma merhum Süleyman Demirel’in muhalefetteyken söylediği “Ülke öyle zor durumdaki Parlemento Mustafa (Antalya’da yaşayan, Türkiye genelinde bilinen ünlü bir çıkıkçıydı) bile kurtaramaz sözleri geldi. Durum o kadar vahim ki, bırakın çiftçiyi, hükümet bile bu işin içinden zor çıkar.

BİTMEYEN İTHALAT

Sonuç olarak halkımız çok zor durumda. Önceki gün perde takmak için 5 basamaklı kısa bir merdiven almaya kalktım, fiyatı 250 lira ile 350 lira arasında değişiyor. Bu ne rezillik diye yakınınca mağaza müdür yardımcısı gelip, dolardan eurodan bahsetti. İyice sinirlenerek, “Yahu kardeşim demir merdiven bu. Dolar ile eurodan bize ne” deyince arkadaş merdivenin ithal olduğunu söyledi. Ben şok. Gazeteci Nihat Toklu ile sohbet ederken bu durumu anlatınca o da aldığı kürdanın Çin malı olmasına isyan etti.

GELİYOR GELMEKTE OLAN

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez ekonomik sıkıntıdan söz etti. Bence durumun tespiti çözümün yarısıdır. Şu anda tarımdan sanayiye, küçük esnaftan işçiye kadar çok sayıda sıkıntı içerisinde hükümetten beklentisi olan insan var. EYT’liler, ek 3600 bekleyen memurlar yine Erdoğan’ın ağzının içine bakıyorlar. Acilen hükümetin bir destek paketi hazırlaması şart. Ama sözde değil, özde olacak. Yapılandırmalar değil, artık aflar gündeme gelmeli. İnsanların SGK borçlarından, vergi borçlarından dolayı hesapları, tapuları değil, hayatları bloke olmuş durumda.  Bende bir işverenim bir yanım bu insanlar asgari ücretle nasıl geçinecek derken, bir yanım eğer asgari ücret çok yükselirse nasıl ödeyeceğimin kaygısını yaşıyorum. Daha yazacak çok şey var ama ben buradan hükümeti uyarıyorum. Yukarıda da yazdığım gibi muhalefet küçük olsun benim olsun, yüzde 2 oyumuzu arttırdık hikayelerini geride bırakmış. “GELİYOR GELMEKTE OLAN” benden uyarması…

Esen kalın…