Antalya’nın geleceği yalnızca ne kadar enerji ürettiğiyle değil, enerjiyi nerede ve nasıl ürettiğiyle de ölçülecek.
Geyikbayırı’nda yaşanan tartışma tam da bu nedenle bir elektrik direği meselesinden çok daha büyük. Antalya’nın Konyaaltı ilçesine bağlı Geyikbayırı, son haftalarda bir enerji nakil hattıyla gündemde. Ancak ortada ilk bakışta göründüğü gibi basit bir “yatırımcı–çevreci” çatışması yok.
Kimse elektriğe karşı değil.
Kimse yenilenebilir enerjiye de karşı değil.
Geyikbayırı halkının, bölgede yaşayanların, turizm işletmelerinin ve tırmanış camiasının sorduğu soru çok daha basit.
Bu enerji hattı neden buradan geçiyor?
Bu güzergâh ne zaman belirlendi, kimler tarafından değerlendirildi ve Geyikbayırılılar bu karardan ne zaman haberdar oldu?
İşte bugün kamuoyunun cevap beklediği sorular.
DİREKLER GEYİKBAYIRI’NDA GES GÜZLE’DE
Tartışmanın merkezinde, Güzle bölgesinde kurulan güneş enerji santralinden üretilecek elektriğin taşınması için planlanan enerji nakil hattı bulunuyor. Yerel basına ve Geyikbayırı Yaşam Platformu'nun kamuoyuna yaptığı açıklamalara göre proje, Tahtakale Spot Gıda Sanayi GES A.Ş. tarafından yürütülüyor.
Enerji üretiminin kendisi tartışılmıyor.
Tartışılan, elektriğin taşınacağı yol.
Çünkü seçilen güzergâhın, Geyikbayırı'nın uluslararası ölçekte tanınan kaya tırmanış alanlarına, doğal peyzajına ve Likya Yolu çevresine yakın bir bölümden geçtiği belirtiliyor. Bölge halkı ve tırmanış camiası, yaklaşık 3–3,5 kilometrelik hassas bölümün yer altına alınmasını ya da alternatif bir güzergâh bulunmasını istiyor.
Bu noktada kamuoyunun bilmesi gereken önemli bir ayrıntı da var.
Geyikbayırı Yaşam Platformu'nun açıklamalarına göre enerji nakil hattı belirli bir noktadan sonra zaten yer altına alınıyor. Platform, bu yer altı hattının başlangıç noktasının yaklaşık 3,5–4 kilometre daha erkene çekilmesinin değerlendirilmesini talep ediyor. Yani tartışma yalnızca “direkler mi olsun, olmasın mı?” tartışması değil. Mesele, teknik olarak mümkün olduğu öne sürülen bir alternatifin neden değerlendirilmediği.
Peki bu proje ne zaman ortaya çıktı?
Şu ana kadar ulaşılabildiğim kamuya açık haberlerde, enerji nakil hattının ilk planlama tarihini, proje başvuru tarihini veya güzergâhın hangi tarihte kesinleştiğini açıkça gösteren, kamuoyunda kolayca erişilebilir kapsamlı bir resmî belgeye rastlanmıyor.
Ancak bölge halkının açıklamalarından ve yerel basında yer alan bilgilerden anlaşılan şu ki, enerji nakil hattına ilişkin kurum görüşleri ve gerekli izinlerin, iddia edildiği gibi kamuoyu tartışması başlamadan önce büyük ölçüde tamamlandığı.
Geyikbayırı Yaşam Platformu ise mahalle sakinlerinin, tırmanış camiasının ve turizm işletmelerinin hattın güzergâhından ancak çalışmalar başladıktan sonra haberdar olduğunu savunuyor.
Bu iddia henüz ilgili kamu kurumlarının ayrıntılı bir açıklamasıyla cevaplanmış değil.
İşte bu nedenle bugün sormamız gereken soru ;
Bir proje önce planlanıp, izinleri alınıp, çalışmalar başladıktan sonra mı kamuoyunun gündemine gelmelidir? Yoksa özellikle Geyikbayırı gibi uluslararası turizm değeri taşıyan hassas alanlarda, planlama sürecinin daha ilk aşamasında mı halkın, yerel yönetimlerin, turizmcilerin ve uzmanların görüşü alınmalı mıdır? Bugün Geyikbayırı'nda yaşanan rahatsızlığın önemli bir bölümü aslında hattın kendisinden çok, sürecin nasıl işletildiğiyle ilgilidir.
DEVAM EDECEK.