Merhaba, Gökyüzünü kaplayan binlerce küçük kanat sadece tüketmek için yola çıkarlar kimi zaman. Kıtlık, hastalık, zayıflık ve ardından gelen kitlesel ölümler!
Çoğalmaları mevsimsel sıcaklıklara bağlı olan çekirgeler toprak ananın bağrında, 15 – 20 gün içinde yumurtadan çıkar ve kısa bir sürede hayata karışırlar. Anne çekirge bir kerede yaklaşık 15 / 150 arası yumurtayı toprağa bırakır ve dirençli minik çekirgelerin yaklaşık %90’ı ise başarıyla doğarlar. Yani hızla çoğalıp etrafta ne varsa yemek için yola çıkarlar.
Ortalıkta yiyecek bırakmamaya kararlı çekirgeleri yiyen hayvanların dışında bazı ülkeler de olmasa çeneleriyle dünyayı yok etme gücüne sahip bu çekirgeler. Tayland’da sokak tezgahlarının çıtır atıştırmalığı, Uganda ve Kenya’da en güzel kavurma malzemesi, Nijerya, Gana ve Kongo’da bir protein kaynağı olan çekirgeler Avrupa Birliği ve Amerika’da gelişmiş pazarlar için işlenerek böcek unu haline getiriliyor. Yani kimse ben çekirge yemem, yemedim demesin çekirgeleri böcek unundan yapılan çikolata, protein barları ve ekmek yapımında çoğu kişi çoktan yedi bile. Afiyet olsun…
Ülkemizde üzerine şarkılar söylenen, atasözlerine konu olan çekirgelerin en belirgin özellikleri ise vücutlarına oranla inanılmaz bir güce sahip olan arka bacakları sayesinde kendi boylarının 20 ya da 30 katı uzağa zıplayabilmeleri. 3 cm’den 20 cm’e kadar beden ölçüsü olan çekirgelerin bazı cinsleri gece öterken bazı cinsleri ritmik sesleriyle sadece gündüz öterler. Ama çoğu kişi bu ötüşü Cırcır böceklerine ait sandığından türler arası bir karmaşa yaşıyor insan. Gece öten çekirgeler, Yeşil Çalı Çekirgeleri olup benim en sevdiğim sesler arasındadır. Etrafta yeşillik bulunmadığından unuttuğunuz çekirge sesini hatırlamak için yapay zeka kullanabilir sesi dinleyebilirsiniz.
Sıkı birer otçul olan çekirgeler günlük 2 / 3 gram olan vücut ağırlıkları kadar besin tüketirler ama bu sayı kalabalık bir çekirge sürüsü olunca vay halimize. Şöyle düşünün 1 kilometrelik küçük bir çekirge sürüsünde yaklaşık 40 ila 80 milyon çekirge yer alırken dev sürülerde yaklaşık 80 milyar çekirge birlikte yol alıyorlar. Her bir çekirgenin kendi gövdesi kadar yemek tükettiğini düşündüğünüzde bu milyarlarca küçük bedenin dakikalar içinde bütün mahsulü yok etmesi korkunç bir durum. Hatta iyi ki bu çekirgeleri çerez olarak tüketen, mutfağından eksik etmeyen ülkeler var da sayelerinde sayıları biraz olsun azalıyor. Çünkü ekolojik dengenin bozulmasıyla, ormanların yanıp kül olmasıyla beraber / avcı örümcek, eşek arıları, akrep, çıyan, karga, sülün, hindi, karga gibi / yok olan bazı türler nedeniyle sıcak ve kurak havayı seven çekirgelerin sayısı artmakta. Kısacası ekolojik dengenin her anlamda düzeltilmesi ve doğanın kendini yenilemesine izin verilmesi gerekiyor.
Gelelim deyimlerdeki çekirgelere. Bir zıplayan iki zıplayan, kiminin cehaleti nedeniyle üçüncüde patladığını zannettiği çekirge aslında patlamaz, üçüncüde yakalanır, ele geçirilir. Hileli, kanunsuz veya başkalarına zarar veren işler yapan kişilerin bu durumdan bir iki defa sıyrılsa bile, eninde sonunda yakalanıp cezasını çekeceğini anlatmak için kullanılır. Suçun veya kural ihlalinin sürekli kılınamayacağını vurgular. Tabii ki hala onurlu ve ahlak sahibi kişilerin anlayabileceği bir durumdur bu!
Çekirgelerin havada hiç olmayacak uzaklıklara zıpladığı zamanlarda yaşamsal dengelerin dibinin dibindeyiz. Çekirgelerin milyarca çoğalmasına neden olan küresel sıcaklık, beraberinde suyun ve yağmurun azalmasıyla birlikte bize ne yazık ki kötü senaryolar sunuyor. Çekirgeden farkı olmayan bazı kötücül insanlar yüzünden siyaset, ekonomi, insanlık, ahlak ve bütünüyle sistem çökünce çekirgeler bu olayda masum bile kalıyorlar.
Doğal dengenin yenilenmesi, çekirgelerin de tüm diğer canlılar gibi sayılarının gerektiği kadar olması dileğiyle. Ama insanın çekirge halinden uzak kalarak…
Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…