Yeri tam olarak bilinmese ve net olarak ortaya çıkarılamamış olsa da Sart’ta oldukça büyük bir ticaret merkezi işlevini yerine getiren ve çok canlı bir agorasının varlığı pek çok kaynakta belirtilmektedir.
Hem yerli ürünlerin ve hem de uzak ülkelerden gelen ticari ürünlerin pazarlandığı ve pek çok yerli ve yabancı tüccarın yıl boyu mal alıp satmak için dolandığı bu pazarda, meyhaneler, konaklama yerleri ve eğlence yerleri de bulunmaktaydı. Süt yoğurt peynir pazarı, balık pazarı, esir pazarı, meyve sebze pazarı, kuyumcu ve takı imalatçıları, seramik eşya imalatçıları ve daha niceleri bu pazarda (Agorada) mevcuttu.
Agoranın yeri tam olarak saptanamamış olsa da Eski İzmir-Ankara yolundan başlayarak, Paktolos (Sart) Çayının doğusundan Tapınağa kadar uzanan alanları kapladığı düşünülmektedir. Zaten bu alanın ortalarında Krezüs’ün altın rafinerisi ve darphanenin kalıntıları mevcuttur. Kalıntılar Köy yerleşimi ile çay arasında ve çayın kıyısındadır.
Fakat Herodot, Sart Agorasından söz ederken, içinden Paktolos çayının aktığı bir agora olarak anlatır. Yani kent surları çayın doğu kıyısından başladığı ve agoranın surların içinde kaldığı varsayımı ile çayın doğusunda kabul edilen agoranın, Herodot’a göre çayın iki yakasına da dağıldığı söylemi çelişmektedir. Aslında çayın batı yakasında, sur dışı yerleşim kalıntılarının olması bu durumu doğrulayabileceği gibi, Persler döneminde Agora batıya doğru genişlemiş de olabilir. Ya da çayın yatağı sonradan değişmiş de olabilir.
Sonuç olarak agoranın yeri büyük ölçüde bilinmekte ve agoranın en önemli yeri veya kalbi diyebileceğimiz, altın üretim merkeziyle para basım tesislerinin temelleri kazılarda bulunmuş olup agoranın diğer bölümlerinin kazılarla ortaya çıkarılabileceği düşünülmektedir.
Lidyalıların dünya kültür uygarlığına en büyük katkıları parayı icat ederek, ticarette çok büyük bir kolaylık sağlamaları ve bu yüzden ticaretin bundan sonraki dönemlerde en önemli ekonomik etkinlik haline gelmesidir.
Bu durumun en önemli nedeni, Sart Çayının (Paktolos Irmağının) getirdiği alüvyonlar arasında, altın ve gümüş gibi maden kırıntılarının da bulunduğunun fark edilerek, bunların işletmeye alınması ve bunlardan para basılmasıdır. Elektron adı verilen ilk paralar altın gümüş karışımı iken Krezüs devrinde altın ve gümüş birbirinden ayrılarak, altın paralar ve gümüş paralar ayrı ayrı basılmış ve basım tekniği de gelişmiştir.