Geçen gün yazdığım AKLINIZI BAŞINIZA ALIN adlı yazımda ülkemiz için birinci tehlikenin “aile planlaması” olduğunu açıklamaya çalışmıştım. Yapılan araştırmalar, Türkiye’mizin yaşlandığını gösteriyor. Doğru aileler küçüldükçe, ikinci kuşağın maddi olanakları birinci kuşağa göre, daha iyi oluyor. Çünkü birinci kuşak, yemedi, içmedi tasarruf etti. Bir ev edindi, belki bir de araba aldı. Okuttu, ikinci nesil üniversiteli oldu. Belli branşlar haricinde, iş yapabilen pek azaldı.

Çocuk sayısı az olduğu için, aile çocuğunu izole ederek büyüttü. Yemedi yedirdi. Giymedi giydirdi. Kendi el yanında çalışıp ezildiğini düşündüğünden, çocuğunun başka yerde çalışmasına izin verilmedi. İletişimi de dışarıya bırakılmayarak,   kısıtlı oldu. Nadiren arkadaş edinildi. Kimseye aldırmayan, umursamayan, sadece odakta kendini gören, bencil, çıkarcı, anaya babaya karşı savurgan bir birey oluşturuldu. Baba ana bir şey demiyor, büyüdü diyemiyor. Çocuk hayatından memnun olmuyor. Bıkkın, bir amacı yok. Kısa süreli oluşan hedeflere ulaşamayınca saldırganlaşıyor. Bunun için fazla geç olmadan aklınızı başınıza toplayın, aile planlaması olgusundan vazgeçmeliyiz.  Hatta desteklemeliyiz.

Nüfusun azalması, genç nüfusun az olması ülkenin kalkınmasında, savunmasında da mühimdir. Çok basitçe söyleyelim, bugün sanayii çırak ve kalfa bulamıyor. Nedenlerinden en büyüğü ailede çocuk sayısının az olması. Ekmek kazanmaya daha çocukken başlatılmaması.

2-Üretimin unutturulması:

1980  yıllarından başlamak üzere, hızlı kentleşme teşvik edildi. Sanayisi gelişmiş ülkelerde nüfusun %15’inin köylerde yaşadığını, bizim de nüfusumuzun bu şekilde olması gerektiği açıklandı. Şehirlerde arsa rantı arttı. İktidarlar göz yumdu, hatta beslediler.

Çiftçiyi desteklemek adına dekar başına 10.000 lira ödendi. Çiftçi üretim maliyetinin fazla olması sebebi ile desteklemeyi alıp, üretim yapmadı. Çiftini çubuğunu satan, çocuklarım iyi yaşasın diye şehire göçtü.

Çocuklar artık hapisti evde. Güvenlik bakımından sokağa çıkması yasaktı. Çocuklar artık sosyalleşme becerisini, arkadaş seçmeyi büyüklerinin tercihine göre yapıyor. Yaşanan hayat okul ve ev şekline dönüştü. Çocuklar üretimi göremez, yaşayamaz oldular. Tarımda, hayvancılıkta kendine yeten ülkemiz, dışarıdan ithal ediyor.

Ey yönetenler, siyasiler aman dikkat, gecikmeden doğru politikalar üretin. Aklınızı başınıza alın. Bunu bize borçlusunuz.