Merhaba, Tanrıça Justitia denince aklınıza ne geliyor bilmiyorum. Ama kısaca şöyle tarif etsem, hemen tanıyacağınız bir sembol Tanrıça Justitia. Bir elinde terazi diğerinde kılıç, gözleri kapalı bir kadın karakteri.
Hem de kadın, düşünebiliyor musunuz? Ataerkil toplumların adaleti neden sevmediklerine bir kanıt daha bence, çünkü Tanrıça Justitia adalet sisteminin evrensel dili.Uzun bir süredir baskı, tehdit ve savaş altında bulunan coğrafyada ülkemizin tüm sınırları, elinden adaleti alınmış, uzaktan kumandayla şekilden şekile evrilmiş ve yönlendirilmiş ülkelerle dolu. Herkes koyun misali sıra ne zaman bana gelecek diye beklerken aslında unutulan tek gerçekliği tekrar hatırlatmak istedim. Medeniyetlerin beşiği olan Mezopotamya, Sümer, Akad, Babil ve Asur gibi ilk medeniyetlerin doğduğu, tarımın, yazının, bilimin, adaletin geliştiği bir bölgedir. Yani bizler Mezopotamya’nın çocuklarıyız. Bilginin dünyaya yayıldığı Mezopotamya’nın! Tarihin bilinen ilk yazılı kanunları, Sümerlerde Urukagina Reformları ile başlamış ve daha sonra yaklaşık M.Ö. 1750 yıllarında Hammurabi Kanunları ile zirveye ulaşmıştır. Babil'de, Hammurabi Kanunları ve Antik Mısır'da "Ma'at" ilkesi, adaleti toplumsal düzene entegre etmiştir. Felsefi anlamda ise temeller Antik Yunan'a, Platon ve Aristo’ya kadar uzanmaktadır.
Tanrıça Justitia yani Adalet Tanrıçası kökeni Antik Yunan /Themis/ ve Roma /Justitia/ mitolojisine dayanan evrensel bir hukuk sembolüdür. Bu figür, tarafsızlığı, dengeyi ve adaletin gücünü temsil eder. Gözlerinin bağlı olması; kişinin zenginliğine, kimliğine veya konumuna bakılmaksızın kararların yansız verileceğini, terazisi dengeyi ve hakkaniyeti, kılıç ise hukukun caydırıcı gücünü temsil eder.
Adalet İmparator Augustus’un erdemlerinden biri olurken, İmparator Tiberius tarafından Roma’da bir Justitia tapınağı kurulmuş. Justitia, her imparatorun rejimini ilişkilendirmek istediği bir sembol haline gelirken, İmparator Vespasian “ Justitia Augusta “ adı verilen, bir tahtta oturan tanrıça görüntüsü taşıyan sikkeler bastırmış ve ardından gelen birçok imparator kendilerini adaletin koruyucuları ilan etmek için tanrıçanın görüntüsünü kullanmış.
Hukukun kutsal bekçisi Themis/Justitia heykeli Adalet Saraylarından duruşma salonlarına, Avukatlık Bürolarından insanın vicdanına kadar adaletli bir dünyayı sembolize eder. Tanrıça Justitia’nın göz bağı, adaletin tarafsızlığını ve kişiye göre karar vermediğini simgeler. Terazi, adaletin dengeli ve eşit dağıtıldığını temsil ederken, kılıç adaletin verdiği cezaların gücünü, keskinliğini ve caydırıcılığını anlatır. Kadın/Bakire figür, bağımsızlığı temsil eder. Yılan, toplumdaki kötülükleri veya haksızlıkları ayaklar altına almayı simgeler. Ve kitap yasaları ve hukuki düzeni temsil eder.
İşte bu nedenledir ki hakim, savcı ve avukatların cübbelerinde cep ve düğme yoktur. Yargı kimseden emir almaz ve bağımsızdır. Bu nedenle kimsenin önünde iliklenmesin diye düğmeleri yoktur. Yine yargı kamu hizmeti olduğu için cepleri de yoktur. Muhteşem bir figür, anlamlı semboller ve düğmesi olmayan bir kıyafet. Adalet BAĞIMSIZDIR!
Adalet kelimesinin TDK’ya göre anlamları Hak ve Hukuk’a Uygunluk / Hakkı Gözetme ve Herkese Hakkını Verme olarak aktarılırken sözcük yine Arapça olup ne yazık ki Türkçesi kullanılmamaktadır. Adalet kelimesinin Türkçedeki en yaygın eş anlamlıları hak, eşitlik, türe, doğruluk ve hakkaniyet sözcükleridir. Kısacası ben eşitlikten yana bir Türk vatandaşıyım.
Ülkemizde avukat cübbesi, siyah rengiyle adaleti ve otoriteyi, yeşil detaylarıyla hukuk davalarını, kırmızı yaka ile ceza davalarını ve sarı şerit ile idari davaları temsil eder. Türkçesi eşitlik olan adalet ve Tanrıça Justitia herkese lazım olan bir semboldür, hayati anlam taşıyan bir sözcüktür.
Mezopotamya’nın merkezinde, kendi ipleri başkalarının ellerinde olan ülkeler yüzünden, acı çeken bir millet olarak eşitliği yazmak istedim. Herkesin eşit olarak yaşayabileceği, doğruluk kavramının insanın kalbine işleyeceği zamanlarda, hatta yalan söyleyen bir kişinin öldüğü ve bu yüzden artık yalan söylenmediği bir gelecekte özgür yaşayabilmek dileğiyle.
Mezpotamya ruhunun Tanrıça Justitia ile buluşarak dünyaya huzur getirmesi umuduyla…
Her değişime ayak uyduran doğanın bilgeliği ve Sanatın ışığında yeniden görüşene dek sağlıkla ve sevgiyle…